Kaçımızın Umrunda?

Merhabalar, oyun dünyasını yakından takip eden oyuncuların bileceği üzere kısa bir süre önce Telltale Games’in kapandığı haberini aldık. İptal edilen oyunlarını bekleyen hayranları üzüldü bazılarımızın umurunda bile olmadı bazılarımızsa bu habere sevindi bile. Gerçekten hangi kesimde olduğumuzu biliyor muyuz? Çoğunluğumuzun umurunda bile olmadığına adımız gibi eminiz. Peki bundan birkaç yıl önce bu haberi duysaydık gerçekten çok üzüleceğimiz bir firma ne oldu da büyük bir oyuncu kitlesi tarafından umursanmaz hale geldi. Gerçekten bazılarımız neden bu haberi duyunca en içten sevindiler? Cevabını hepimiz pek tabii biliyoruz. Seri üretime geçmiş olmak. Telltale Games’in çıkardığı oyunları şuan size saysam “Aaa bu ne zaman çıktı ya? İlk defa duyuyorum.” diyeceğiniz vardır. Veya “Aaa doğru böyle bir oyun çıkarmışlardı bir ara. Harbiden ne oldu ona?” da diyebilirsiniz.

Birbirinin aynısı oyunlar yapan bir şirketin böylesine bir sonuca ulaşmasını olağan dışı görmek inanın çok bir durum. Hele ki içinde bulunduğumuz oyun dünyasının ve teknolojinin günden güne değişiyor olması durumu da varken. Bu gün çıkan bir oyun bundan bir ay sonra ‘eski’ adını alıyor ve bunu gerçekten garipsemiyoruz. Telltale Games’in yönetim kısmındaki abilerin ilk birkaç oyundan sonra “Bu iyi tuttu aynısından 10 tane daha yapın” şeklinde konuşmalara girmiş olma ihtimali epey bir yüksek.

Neden Telltale? 

Bu sözleri söyleyince çoğumuzun aklında şu soru beliriyor: her sene aynı oyunu çıkaran sadece bu firma değil ki? Call of Duty’ler Assassin’s Creed’ler neden batmıyorlar? Sanırım bunun cevabı da çok basit. Mesela Call of Duty, bize her ne kadar her sene aynı oyun gibi geliyor olsa da adamlar çaktırmadan az buz da olsa değişiklik yapmaya çalışıyorlar. Birkaç sene uzay temasındayken bir anda 2.Dünya Savaşına atlayan oyun bu sene de hikaye modunu atıp bunun yerine Battle Royale modu getirerek ve bunun da yanında çevrimiçi oyun modlarıyla bile tek başına ayakta durabilen bir ürün haline geliyor. Hadi bunları da geçtik. Bir yandan silahlı, bol çatışmalı, aksiyonlu bir FPS oyunundan bahsederken bir yandan da sadece seçim yaparak ilerlediğimiz durağan bir oyundan bahsediyoruz.

Gel gelelim biz oyuncuların da bu konuda suçu yok sayılmaz. Assassin’s Creed değişiklik yapmıyor diye ağlıyoruz, değişikliği görünce de “E bu Assassin değil ki!” diyerekten basıyoruz yaygarayı. İnsan psikolojisi gereği önümüze gelecek ürünün bildiğimiz başka bir ürüne çok benziyor olması bizleri kısmen rahatlatıyor. Ama aynı zamanda da benziyor olmasının doğru olmadığını bilmek bizleri bu ikileme sürüklüyor. Soruyoruz sizlere; kaçınız son God of War oyununun ilk fragmanını gördüğünde “Bu ne? Böyle kamera açısı mı olur?” dedi? Neredeyse çoğumuz ilk anda bu tepkiyi verdik. Oynayınca durumun bu kadar kötü olmadığını kendimiz deneyimledik.

Bitirirken…

Demek istediğimiz: günden güne değişen bu oyun ve teknoloji dünyasında biz oyuncular olarak yeniliklere açık olmalıyız. Bir oyun yapımcısı sırf para kazanmak amaçlı bir oyun yaptığında buna ilk bizler tepki göstermeliyiz ki bir daha böyle üzücü Telltale Games haberleriyle karşılaşmayalım. Wolf Among Us II’yi görseydik iyiydi tabii o ayrı konu.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here