Her şeyin çok hızlı tüketildiği ve birbirine benzediği bu günlerde herkesin aşina olduğu hatta ezbere bildiği, kültleşmiş kadın gruplarının müziğine yolculuk yapalım dedik.

Destiny’s Child

İlk olarak aklımıza gelen grup: Destiny’s Child. İlk olarak piyasaya çıkmasalar da, 1990’da Teksas’da kuruldu. Yollarına dört kişi başlayan grup, zamanla iki üyesine veda etti. Onları yerine gelen iki yeni üyeden birini ömrü çok kısa oldu ve en bilinen efsane üçlü hallerine geldiler. Menajerliğini Mathew Knowles yapmaktaydı. Kendisi Beyonce’nin babası olup kızına ve Rowland’a bol bol kıyak geçip diğer grup üyelerini bıktırarak pes ettirmiştir. Kliplerde, vokallerde hep ön planda olan Beyonce aldı yürüdü zaten. Kelly grup dağıldıktan sonra biraz umut vaat etmişti aslında. Dilemba efsaneler arasına girse de sonralarda yok olup gitti kızımız.

Daha çok siyahi kesime ve belirli bir kültüre hitap ettikleri için, global bir başarı elde etmiş gibi gözükselerde aslında o kadar da global bir başarı elde etmediler. Feministliği sürekli ön planda tutan kızlarımız, birbirlerini çekememezlikleri sonucu ayrılmışlardır.

En sevdiğimiz, sessiz, sakin üye Michelle ise zaten grupta oldukça ezikti şarkılarda ağzını bile oynatmazdı grup bitince de kendisi hiçbir şey yapmamış.

Zaten gruba giriş sebebi eski üyelerin torpilden yılıp grubu terk etmesi. Bu kızımız da “Aman para kazanıyor muyum? Kazanıyorum. Listeleri sallıyor muyum? Sallıyorum.” dercesine girmiş. Despot Beyonce karşısında en azından sefamı süreyim demiş.

Bakın hatta bu Beyonce despotluğu o kadar itici seviyede ki, birçok Destiny’s Child şarkısı Beyonce’nin sanılır. Hatta klipleri görüp Beyonce’nin şarkısı ve dansçı kızlar sananlar bile var.

İşte efendim son yılların en harikaları arasına mı ne girmişlikleri var (ki kesin bi torpillik durumları var). Efsaneleşmiş şarkısını şuraya bırakıp hemen 2. grubumuza geçiyoruz.

SPICE GIRLS

Evet biz de Spice Girls’e torpil geçip bütün harflerini büyük yazdık. Efsaneler efsanesi, idoller idolü, bu güne kadar çok kez taklitleri çıksa da sadece aslını yaşatabilmiş bir grup…

Kuruluş hikayeleri oldukça ilginç. 1994 senesinde İngiltere gazetelerine verilen bir ilana başvuru yapan yüzlerce kız arasından seçilen beş kızdan oluşmaktadır.

Kendilerine beste yapmak için tutulmuş bir daire, şan ve dans dersleri… Yani tam anlamıyla bir gecede star.

 

Üyeleri: Emma Bunton, Geri Halliwell, Melanie Brown, Melanie Chisholm, Victoria Adams/Beckham.

Genel bir bakış atmak gerekirse, Geri grubun yaşça grubun en büyük üyesi ve beyni. Ses rengi ile şarkılara farklı bir baharat katar. Oldukça kendinden emin ve şuh bir kadındır. Ginger olması ile dikkat çeker. Kendisinin kostümleri ve tarzında bolca Madonna esintilerine rastlayabiliriz.

Emma, herkesin minik prensesi ve en sevilen üyeydi, şüphesiz. Bunda sempatik tavırları ve tatlı yüzünün katkısı oldukça fazla. Küçükken aldığı eğitim ile gayet güzel dans eder ve ses rengi ile şarkılara tatlı bir baharat katar.

Melani B., grubun tek siyahi üyesi. Bu konu pek gün yüzüne çıkmasada kendisi ırkçı tavırlara maruz kalmıştır. Tarzı ve duruşu ile de pek sevimli olmayan grup üyesinin lakabı ise ‘korkunç’ olarak kalmıştır. Platform topuklu ayakkabıları, leopar desenli vatkalı kıyafetleri, kabarık saçları ve abartılı rujları ile 70’ler modasını tekrar o döneme taşımış grubun güçlü seslerinden biridir.

 

Melanie C., grupta herkes etek giyerken pantolon giyen üyesidir. Oldukça sportif, güzel ve kendi halinde olan Melanie kuşkusuz grubun en güzel sesi. Grup dağıldıktan sonra solo kariyerinde en başarılı olan grup üyesi olması bunu kanıtlar nitelikte.

Victoria, şu an ki genç neslin gördükçe şaşırdığı “Aa David Beckham’ın karısı olan Victoria mı?” dediği Victoria, evet. Kendisinin acayip şanslı bir kadın olduğunu düşünüyoruz. Çünkü kendisi ne şarkı söyleyebilmektedir ne de diğerleri gibi dans edebilmektedir. Yüzlerce kızın arasından, bu yetenekli kızların arasına nasıl girdi çok merak ediyoruz. Sonrasında David’i nasıl kafaladığını ve tarzı bu kadar kötüyken nasıl kendi markasını kurduğunu.

Grup kurulduğu ilk yıllarda tabi ki eleştirilere maruz kaldı fakat Beatles kadar global bir başarı elde edince herkes susmak zorunda kaldı. Hatta Kraliçe’nin de büyük bir Spice Girls hayranı olduğu ortaya çıktı. Tekrar eleştirebilmek için pusuda yattılar ve hata yapmalarını beklediler.

Kimse böyle bir başarı beklemezken taze etin kokusunu alan plak şirketleri aynı dönemde birçok kız grubu kurdu. Tabi ki hiçbiri Spice Girls kadar sükse oluşturmadı.

The Pussycat Dolls 

Etkin yılları 00′ ve sonrasına dayansa da aslında geçmişi çok daha eski. Robin Antin tarafından 1995 yılında Christina Applegate’in garajında küçük bir dans grubu olarak doğdu.

Johnny Depp’in sahibi olduğu The Viper Room kulübüne çıkmalarıyla yıldızları parladı. Depp onları görünce “İşte ben bunun için kulüp aldım” demiştir. Yani bizce de çok haklı.

İlk albümleri PCD’yi 13 Eylül 2005 ‘de çıkaran grup ilk, albümdeki ilk single “Don’t Cha” ile İngiltere Müzik listelerinde 1. sıraya yükseldi. Aynı zamanda şarkı en iyi klip ödülünü de almıştır.

MTV Hits İngiltere, Destiny’s Child ve Spice Girls gibi grupların önünde “En 10 Kadın Grup” listesinde bir numara olarak açıkladı.

2005 yılında grubun ana vokali Nicole Scherzinger solo kariyerine yöneldi. Bir Destiny’s Child vakası bu grupta vardı. Nicole dışında diğer kızlar uyumlu iniltiler çıkarmak dışında pek bir şey yapmazdı. Neyse ki kökenlerin de bir dans grubuydu. Halbuki Spice Girls öyle mi efendim. Herkes aynı derecede ön planda tutulur isteyen istediğini severdi. Kimin popüler olup olmayacağına hayranlar karar verirdi.

Şu anda bu üç grupta tarihin tozlu sayfalarında olsa da hala açıp açıp dans ediyoruz. Tabi bi Pussycat kızı gibi değil ama olsun.

Don’t cha wish your girlfriend was hot like me?
Don’t cha wish your girlfriend was a freak like me?
Don’t cha
Don’t cha
Don’t cha wish your girlfriend was raw like me?
Don’t cha wish your girlfriend was fun like me?

Ahh istemezler mi bee