Günlük hayat telaşımızda “ben hiç tartışmıyorum” diyen kişinin samimi olduğunu düşünmüyorum. Hepimiz zaman zaman ailemizle, arkadaşlarımızla, eşimizle ya da dostumuzla tartışmalar yaşıyoruz. Ayrıca tartışmak belirli sınırlar içerisinde yapıldığında zararlı değil, yararlı da bir eylemdir. Bireyler kendi fikir alışverişlerini karşılıklı ortaya koyarlar ve bunu saygı çerçevesinde yaptıkları zaman ortaya iletişimin bir türü çıkar.

Tartışma nedir?

İnsanlar çoğu zaman tartışma ile kavga etmeyi birbirine karıştırır, oysa iki arasında ciddi bir fark vardır. Tartışmak; farklı düşüncelere sahip iki insanın saygı çerçevesinde yaptığı fikir alışverişidir. Kavga etmek TDK tanımı olarak; “Birbiriyle atışmak, dövüşmek” olarak geçiyor.

Tartışmak, çoğu ilişkide ilişkiyi canlı tutan, bireylerin birbirini keşfedip tanıdığı, ilişkinin dinamiğini oluşturan bir eylemken; kavga etmek tartışmanın aksine yapıcı değil yıkıcı olan, çoğunlukla bireylerin birbirlerini kırdıkları ve uzlaşmaya varamadıkları eyleme denir.

Tartışmayı ve kavgayı ayırt eden özellikler nedir?

Bireyler tartışırken öncelikli olarak söz konusu olan fikir ayrılığı sebebi ile karşılıklı düşünce paylaşımına girerler. Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta dinlemektir. Karşımızdakinin söylediklerini duymanın dışında dinlersek, ne demek istediğini anlarsak, verdiğimiz tepkileri ve kullandığımız kelimeleri, karşıdakini incitmeyecek ve uzlaşma noktasında buluşacak şekilde toparlayabiliriz. Bunun yanı sıra kavgada dinlemek denen bir eylem söz konusu değildir. Bireyler sadece haklılığını kanıtlamak için ya da istedikleri sonucu almak için her türlü kuralı ihlal ederler. Dinlemeyi bilmek sadece tartışmanın değil, aynı zamanda iletişimin de en önemli unsurudur.

Tartışırken nelere dikkat etmeliyiz?

Tartışma sırasında, iletişimin kavga sınırını geçmemesi için dikkat edebileceğimiz, tartışmayı sınırlarında koruyabileceğimiz bir kaç ipucu mevcut. İlk olarak yukarıda bahsettiğim gibi dinlemek, bütün iletişim yollarının anahtarı. Bunun ardından ben iletileri dediğimiz lisanı kullanırsak, kendi düşüncelerimiz ve duygularımızı karşıdakine dikte etmek yerine, kararı kendimizi ifade ederek karşıdakinin inisiyatifine bırakabiliriz. Bu da kişiye bir mesajı zorla kabul ettirmek yerine uzlaşmak adına çok daha yararlı bir yöntem olarak kabul edilmekte.

Bunun yanı sıra, duygularımızı ifade etmemizin yerine “sen” içerikli kelimeleri haddinden fazla kullanırsak, istemsiz bir şekilde suçlayıcı, yargılayıcı bir dilin içerisine girip, karşıdaki bireyi savunma pozisyonuna yönlendirmiş olabiliriz. Sen iletileri tartışmanın başlı başına düşmanı sayılacak ifade içeriğini kapsamaktadır. Mümkün mertebe uzak durmamız gereken bir lisandır. Buna dikkat edebiliriz.

Kim ne derse desin hayatım boyunca iletişimi bir sanat olarak gördüm. Elbette kişisel anlamda başarısız iletişim kurduğum insanlar da oldu ama iletişim, bireyi olgun hissettiren en önemli ve en yararlı ihtiyaçlardan birisi. Bireyi birey olduğunu hissettiren en güzel yeteneklerimizden birisi olduğunu düşünüyorum. Dahası, geliştirilebilir bir yetenek ve ucu bucağı yok.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here