1788 yılında bugün Romanya sınırları içinde bulunan Karanşebeş bölgesinde Osmanlı İmparatorluğu ve Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu’na bağlı Avusturya arasında Şebeş Muharebesi olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu bu savaştan galip ayrılmıştır ancak savaşın nasıl olduğu konusunda Osmanlı ve Almanya kaynaklarında birbirinden farklı bilgiler anlatılmıştır. Bu yüzden Şebeş Muharebesi halen tarihçiler arasında tartışılmaktadır. Savaş için yayımlanan en eski kaynaklardan biri savaştan 59 yıl sonra A. J. Gross-Hoffinger tarafından yazılan “Geschichte Josephs des Zweiten” adlı kitaptır. Diğer bir kitap da olaydan 55 yıl sonra çıkarılmıştır. Bu kitapta olay ile ilgili “Austrian Military Magazine of 1831” adlı bir dergiye gönderme yapılmış ve tam hikayenin bu dergide olduğunu söylenmiştir. Almanya kaynaklarında Avusturya askerlerini küçük düşürecek hikaye anlatılırken Osmanlı kaynaklarında günlerce savaşıldığı yazılmaktadır.

OSMANLI KAYNAKLARI

1787 yılında Kırım’ı Rusların elinden geri almak isteyen Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğu’na (Rusya Çarlığı 18. yüzyılda Rus İmparatorluğu adını aldı) savaş ilan eder. Ancak beklenmedik şekilde Belgrad‘ın intikamını almak isteyen Avusturyalılar’ın savaş ilanı ile karşılaşırlar. I. Abdülhamid bu durum karşısında öncelikle Avusturya’ya gereken cevabın verilmesini ardından Rusya ile savaşılmasını emreder. Bunun üzerine                  I. Abdülhamid, Osmanlı ordularını Sofya‘dan harekete geçirir. Bu sırada 100.000 kişilik toplama bir Avusturya ordusu ile Lazarathane denilen mevkide karşılaşırlar ve çatışma başlar. İmparator II. Joseph ordularını Muhadiye Boğazı‘na kadar çeker. 3 gün süren ve Muhadiye Boğazı’nda geçen savaşta Avusturya ordusu büyük bir bozguna uğratılır.(Muhadiye Muharebesi) Ancak II. Joseph tekrardan kaçar ve Şebeş bölgesine gider.

Karanşebeş bölgesinde 80.000 kişilik ordu ile mevzilenen Avusturya, Eflak’ta bulunan 30.000 Avusturya askerinin getirilmesini emreder fakat mevsim şartlarından dolayı askerler gönderilemez. Osmanlı askerlerinin gece saldırısı yapacağı söylentileri üzerine Avusturya askerleri Şebeş kasabasının içlerine doğru kaçmaya başlarlar ve burada kapana kısılırlar. Osmanlı askerleri kasabayı ele geçirdikten sonra ateşe verir ve yangından kaçabilenleri kılıçtan geçirir. Böylece Karanşebeş (Şebeş) Muharebesi’ni kazanırlar. Savaş sonrasında I. Abdulhamid Han’a gazi ünvanı verilir.

ALMANCA KAYNAKLARA GÖRE

Avusturya, Osmanlı’ya savaş ilanını bildirdikten sonra 100.000 kadar askerle yola çıkar. İtalyanlardan, Balkan Slavları’ndan, Avusturyalılar’dan ve çeşitli azınlıklardan oluşan karma ordu Karanşebeş bölgesine 3 gün önceden gelir. Çadırlar kurulur ve Hussar birliği savaş alanını keşfe başlar. Timiş Nehri’nin karşı kıyısında içki fıçıları olan çingene konvoyu ile karşılaşırlar.

Çingeneler Avusturya askerlerine schnapps (alkollü likör, bir tür cin) ikram etmek isterler. Bunun üzerine birlik ikramı kabul eder ve içmeye başlarlar. Saatler geçtikten sonra ordu, piyade kolunu Hussarlara bakmaları için gönderir. Piyade kolu Hussarlar’ın içtiğini görünce aralarında kavga başlar. Kavga gittikçe büyür ve askerlerden biri ateş açar. Kavga sırasında sarhoş askerlerden bazıları  korkutma amaçlı ”Türkler” diye bağırmaya başlar. Silah seslerini ve Türk nidalarını duyan diğer askerlerde gelir ve kavga bir anda bir savaşa dönüşür. Osmanlı askerlerinin geldiğini düşünen ordu top ateşlerine başlar. Asıl olayın farkında olan bazı subaylar Almanca ”Durun” emri vermeye çalışırsa da toplama bir bilik oldukları için kimse kimsenin dilinden anlamaz.

İki gün sonra Avusturya ordusundan az bir Osmanlı birliği Karanşebeş bölgesine gelir. Ancak gördükleri manzara karşısında şaşırırlar. 10.000 kadar Avusturya süvarisi ölmüş ve yaralanmış, imparator II. Joseph ise sakatlanmıştır. Savaşa kazanamayız gözüyle bakan Osmanlı askerleri hükmen galip sayılarak Karanşebeş bölgesini ele geçirirler.

Kaynakça:1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here