Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
8

Sanılanın aksine tıbbın gelişimi hayranlıkla izlenen veya hep desteklenen bir olay değildi. Özellikle herhangi bir dine mensup ve kader inancı olan insanlar ölümle yaşam arasında mücadele verenlere yardım edilmesini, o insanın kaderine müdahale olarak görüyorlardı. Bu nedenle en hayati organ olan kalbin ilk ameliyatının elbette sıradan bir hikayesi olamazdı. Fakat bu hikayenin bunlar dışında şaşkınlık yaratan başka sebepleri de var. Dilerseniz başlayalım.

Vivien Thomas

Sizi öncelikle kahramanımızla tanıştırmak istiyoruz. Kendisi 29 Ağustos 1910’da Amerika’da, New Iberia, Louisiana’da koyu renkte bir deriyle dünyaya geldi. Anlayacağınız şanssızdı. Kölelik 1865’te kalkmasına rağmen etkileri bitmemişti. Beyazların koyduğu ırkçı kurallar insanlıktan uzaktı. Mesela siyahîlerle beyazların aynı okullarda eğitim görmesi yasaktı. Beyaz çocukların oynaması için çok güzel parklar vardı ve siyahî çocuklar sadece uzaktan seyredebiliyordu. Halk otobüslerinde beyazlara yer vermek ve en arkalara oturmak zorundaydılar. Aynı lavaboyu veya tuvaleti kullanmaları da yasaktı. Hatta bir beyaza dokunmaları veya uzun uzun bakmaları bile yasaktı. Polisler onları her an istedikleri yerlerde arama veya sorgulama hakkına sahiptiler. Tabii ki tüm bu durumlar, kanunlar yeterince berbat değilmiş gibi çok daha kötülerini yaşamalarına zemin hazırlayabiliyordu.

Vivien Thomas’a dönecek olursak Nashville/Tenesse Pearl High School’dan mezun olmuştu ve lise mezunuydu. Lisesi yaşadığı yere 3 saat uzaklıktaydı. Babası marangozdu ve işinin ayrıntılarını ona da öğretmişti. Vivien’in kafasındaysa tıp okumak vardı bu yüzden marangozluk yaparak para biriktiriyordu. Ancak bir gün bankası iflas etti ve tüm parasını kaybetti. Birikimini geri alamamıştı.

Laboratuvara Girişi

Dr. Alfred Blalock, Vanderbilt Üniversitsi Tıp Fakültesi’nde çalışan bir bilim insanı ve hekimdi. Laboratuvarı konusunda çok hassastı ve asistan arıyordu. Önceki asistanlarından hiç memnun kalmamıştı. Bir şekilde Vivien’i öneren bir çalışan oldu ve Alfred onun siyahî olmasını önemsemeden görüşmeye çağırdı. Vivien işi aldı ve kısa sürede laboratuvarı çekip çevirmeye başladı. Bir yandan tıp kitapları okuyor, bir yandan hayvanlar üstünde yapılan deneylere en az Dr. Blalock kadar katılıyordu. Yıllar geçiyor, bilgisi ve birikimi giderek artıyordu. Laboratuvarda ondan bir şeyler öğrenmeye gelen tıp öğrencileri bile vardı fakat hastane kayıtlarına göre bir temizlik görevlisiyle aynı statüdeydi ve aynı maaşı alıyordu. Çünkü o zamanlar laboratuvara giren bir siyahî pek alışıldık bir şey değildi.

Daha sonra John Hopkings Üniversitesi’ne geçecek olan Alfred, Vivien’in de onunla gemesini istedi ve laboratuvar çalışmalarına burda devam ettiler.

İlk Kalp Ameliyatı

Hastanede yatmakta olan bir bebeğin fallot tetralojisi (mavi bebek sendromu) vardı. Bebeğin doktoru Helen Taussing bir davette Dr. Alfred Blalock’tan yardım istedi ve Vivien’le birlikte bu bebeği kurtarmak için araştırmalara başladılar. Hayatı kritik bir durumdaydı ve her geçen gün ölüme biraz daha yaklaşıyordu çünkü daha önce bu hastalığı tedavi edebilen olmamıştı. Teorik kısımları birlikte halletseler de Alfred’in gün içerisindeki ameliyatları sebebiyle laboratuvar kısmı Vivien’e kalmıştı. Vivien önce bir köpekte bu hastalığı oluşturdu. Daha sonra hasta köpeği tedavi etmeyi başardı ancak köpek biraz büyüdüğünde hayatını kaybetti. Bunun nedeni üstüne düşünen ikili, büyüyen köpeğin damarlarının çapının artması üzerine dikişin yetersiz geldiğini ve bu yüzden damarın patladığını keşfetti. Bunun üzerine Blalock-Taussig Şant’ını geliştirdiler. (Günümüzde bile bu şant Vivien’in adıyla anılmıyor.) Hasta bebeğin hemen ameliyat edilmesi gerektiğini söylediler. Tanrı bebeğin ölmesini doğru buluyor diyen Papa, ebeveynlerinin kafasını karıştırsa da, sonunda çocuklarının yaşamasını isteyen aile ameliyatı kabul etti.

Bunun üzerine tarihteki ilk açık kalp ameliyatı, Dr. Alfred Blalock’un isteği üzerine tüm seyircilerin şaşkınlığı içerisinde salona bir siyahî girmesi ve eline neşteri almasıyla başladı. Vivien, Alfred’ten çok daha fazla pratiğe sahipti ve narin küçük bebeğin hayatı için en güvenilir yol buydu. O gün nefes almakta zorlanarak ve yeterli oksijeni alamadığı için morarmış bir şekilde ameliyata giren bebek Eileen Saxon, rahat bir nefes ve sağlıklı bir cilt rengiyle ameliyat masasından kalkmıştı. Bu tıp tarihi için büyük bir adım olmuştu ancak sonrasında yaşananlar utanç vericiydi.

Görünmez Doktor

Ameliyat basında büyük yankı uyandırmıştı. Tıp fakültesi uzaklardan gelen mavi bebeklerle dolup taşmıştı ve hepsi tek tek tedavi edilecekti. Gazeteler ve dergiler sayfalarca Dr. Alfred Blalock’u anlatıyordu, onunla röportaj yapmaya geliyorlardı veya adına kutlamalar düzenleniyordu. Vivien ise tüm bu olanları yalnızca uzaktan izledi. Basının veya diğer doktorların ondan bahsetmediği yetmiyormuş gibi Alfred de tüm tebrikleri üstüne almış, tek başına kariyerinin en güzel günlerinin keyfini sürüyordu. Oysa ameliyata başlamadan tek başına yapamayacağını anlayıp Vivien’i çağırtan ondan başkası değildi.

Bu duruma canı sıkılan Vivien tıp eğitimi almak istedi ancak para kazandığı işini bırakıp yıllarca öğrenci olması mümkün değildi. Her gün  laboratuvarda tıp öğrencilerine cerrahî eğitim veren Vivien, tıp öğrencisi bile değildi. Bu durumlar ikilinin arasındaki samimiyeti bozmuştu.

Onursal Doktor

Vivien Thomas yıllarca Johns Hopkins Üniversitesinde çalıştı çünkü yapabildiği en iyi şey buydu. Birçok tıp öğrencisi ondan eğitim aldı. Ancak 1976 yılında üniversite tarafından “onursal doktor” unvanı verildi ve Dr. Vivien Thomas diye çağırılmaya başlandı. Vivien, 66 yaşında geç gelen unvanına kavuşmuştu.

Tanrıyı Oynayanlar

Eğer bu hikayeyi daha ayrıntılı öğrenmek ve izlemek isterseniz 2004 yapımı “Something the Lord Made (Tanrıyı Oynayanlar)” filmini öneriyoruz. Filmde Vivien’i Mos Def., Alfred’i de Alan Rickman canlandırıyor. Yönetmenliğini ise Joseph Sargent üstlenmiş.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
8

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here