Dante, “Doğa tanrının sanatıdır” der ve eğer böyleyse Faroe Adaları, tanrının sanatını en iyi icra ettiği yerlerden biri olabilir.

Son dönemde ülkemiz insanında bir “Kuzey” ve “İskandinavya” merakı başladı. Kimisi popüler olduğu için kimisi de belki içinde yıllardır gizlediği merakını ortaya çıkardı ve birden insanlar İskandinavya turlarına çıkmaya başladı. Tabii İskandinavya dendiğinde akla ilk gelenler İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya oluyor. Son dönemde buna bir de İzlanda eklendi… Ancak bu dört hatta beş büyük nordik ülkenin yanı sıra bir de Faroe Adaları var. Gözden çok uzak da olsalar, onlar da Viking kanı taşıyor. 

Mulafossur Şelalesi

Tabii Faroe Adaları diğer Kuzey ülkeleri kadar popüler değil, belki de hiç olamayacak. Yine de bu güzel, küçük ve sevimli ülkenin gezilmeye, görülmeye değer birçok yeri bulunuyor. Buradaki halk bizim her gün görebildiğimiz bir hayat yaşamıyor elbette… Ancak bizlere hem modern, hem teknolojiyle barışık hem de nasıl doğa ile iç içe yaşanabileceğini gösteriyorlar.

Faroe Adaları deyince belki birçoğumuzun aklına sadece “soğuk” gelecektir. Ancak işin aslı öyle değil. Tabii ki yılın büyük bir bölümünün soğuk olduğu gerçeği var. Ancak Faroe’de eğer gerçekten bir doğa tutkunu iseniz, sizin için birçok şey bulunuyor.

FAROE’DE BİZLERİ NELER BEKLİYOR?

Bir doğa cenneti olan ve adını adada yaşayan koyunlardan alan Faroe’de doğaya doyacağınızın garantisini verebilirim. Tabii şehir şehir gezip, birçok tarihi eser göreceğinizi söylemiyorum. Ama dik kayalıklardan oluşan kıyıları, yeşilin birçok farklı rengini görebileceğiniz, içinden küçük nehirlerin aktığı alanları, muhteşem koyları, film sahnesinden çıkmış yaşam alanları ve daha birçok doğal güzelliği ile sizleri büyüleyeceğinden eminim.

“Peki neden diğer İskandinav ülkeleri kadar rağbet görmüyor Faroe Adaları?” diye sorabilirsiniz. Aslında bunun birkaç sebebi var. Ancak, bence bunlardan en önemlisi, bizim insanımızın büyük çoğunluğunun gezmeye olan bakış açısı… Biz daha çok popüler yerlere gitmeyi, buradan paylaşımlar yapıp sosyal medya hesaplarımızda “like” toplamayı sevdiğimiz için, aslında doğasıyla ağzımızı açık bırakacak Faroe’yi tercih etmiyoruz. Tabii bir de uzaklığı ve ulaşım problemi var. İstanbul’dan Faroe Adaları’na doğrudan uçma şansınız yok. Doğal olarak aktarmayla birlikte seyahat için yolda geçireceğiniz zaman da oldukça fazla. Ayrıca fiyatların da çok makul olmadığını kabul ediyorum. Yani kısacası, bu güzel doğa cennetini görmek için biraz paraya ve zamana da kıymanız gerekiyor. Bu da, bizim ülkemiz şartlarında pek de kolay değil.

PUFFİNLER, ŞELALELER, DAĞLAR VE NİCESİ…

Faroe’ye gitmenin zorluğundan bahsettikten sonra, eğer giderseniz neleri görebileceğinize gelelim. Az önce de bahsettiğim gibi doğa ile o kadar iç içe yaşıyorlar ki, geçtiğimiz nisan ayında bir proje kapsamında iki gün boyunca ada turist ziyaretine kapatılmıştı. Amaç ise bu birkaç gün boyunca çevreyi düzenlemek, eksikleri gidermek olarak açıklandı. Bu kısa detayın ardından gelelim Faroe’nin güzelliklerine…

18 adadan oluşan Faroe’de görmeniz gereken yerlerin başında Mykines Adası geliyor. Faroe’nin en batı ucunda yer alan Mykines Adası’nda Atlantik’e özgü renkli gagalı bir martı türü olan Puffinleri görebilirsiniz. Kuzey Atlantik çevresinde yaşayan Puffinler, adanın ucunda muhteşem manzarasıyla Mykines Holmur deniz feneri de sizleri bekliyor olacak. Tabii adaya getirilirken bindiğiniz botla da ada ve çevresinin muhteşem manzarasına doyacaksınız.

Bir diğer görülesi ada da, Vagar… Eğer uzun yıllardır sosyal medyayı kullanıyorsanız, internette çok fazla zaman geçiriyorsanız buranın ve meşhur Sorvagsvatn Gölü’nün fotoğraflarıyla mutlaka karşılaşmışsınızdır. Vagar Adası, Sorvagsvatn Gölü ve dik yamaçlarıyla insanın aklını başından kolaylıkla alabilecek bir yer. Bu muhteşem manzarada ve huzurlu doğada yürüyüş yapabilirseniz, o yürüyüşün hayatınızın en güzel ve en huzur verici anlarından biri olacağının garantisini verebilirim.

Ve yine fotoğraflarına denk gelmiş olma ihtimalinizin çok yüksek olduğu bir diğer yer ise Mulafossur Şelalesi… Eğer yolunuz Vagar Adası’na düşerse mutlaka Mulafossur Şelalesi’ni de görmenizi öneririm.

THOR’UN LİMANI, BAŞKENT TORSHAVN

Faroe Adaları’nın başkenti Torshavn, ismiyle de gerçek bir Viking şehri… İskandinav mitolojisinde Odin’in oğlu olan Thor’un ismini taşıyan Torshavn (Thor’un limanı), diğer Faroe şehirlerine göre doğal olarak biraz daha kalabalık. Yaklaşık 20 bin insanın yaşadığı Torshavn’ı ilginç kılan özelliklerinden biri de Tinganes adı verilen, dünyanın en eski parlamento toplantı alanın yer alması… Alanı diyorum çünkü toplantı yeri olarak kabul ediliyor. Bugünlerde ise bu sevimli kırmızı binaları resmi olarak devlet kullanıyor. Polis ya da herhangi başka bir güvenlik gücü tarafından korunmayan bu binaların etrafını gezerken, Faroe başbakanına bile denk gelebilirsiniz.

FAROE’DE GERÇEK BİR ROAD TRİP FIRSATI

Birçok adadan meydana geldiği için road trip konusunda bazı sorularınız olabilir ancak merak etmeyin, Faroe’de birçok ada suyun altından tünellerle birbirine bağlanmış durumda. Hatta bu tünelleri daha da arttırmaya çalışıyorlar. Yani havalimanından arabanızı kiraladığınızda çok büyük bir sorunla karşılaşmayacaksınız. Araba ile gidemeyeceğiniz birçok yer olacak ancak arabanıza bindikten sonra adalar arasında bağlantınız daha kolay ve kesinlikle daha eğlenceli hale gelecek. Araba girişinin olmadığı bazı yerlere ise kısa yürüyüşlerle ulaşmak çok kolay…

Kısaca bu sevimli ülke ile ilgili şunu söylemeliyim; doğa tutkunuysanız, fotoğraf merakınız varsa, biraz sessizlik, huzurlu bir road trip arıyorsanız Faroe’da aradığınızdan çok daha fazlasını bulacaksınız. Hemen hemen her adası farklı güzel olan bu sevimli ülkede karşılaşacağınız bazı zorluklar da olacak. Bunların başında yemek ve dil problemi geliyor. Ancak bu kadar güzellikten bahsettikten sonra bu zorlukları şimdi uzun uzun yazmayacağım.

Ayrıca sadece bu kadarla da sınırlı değil Faroe‘de yapabilecekleriniz… Gittiğiniz dönemin hava ve deniz şartlarına göre daha birçok farklı aktivite yapma fırsatınız da var. Deniz meraklısıysanız eğer dalma fırsatınız bulunuyor. Kuş gözleme alanlarında belki de hayatınız boyunca bir daha göremeyeceğiniz farklı kuş türlerine denk gelebilirsiniz, birçok farklı yürüyüş rotasında çadırlarınızla gezip, doğanın tadını farklı bir şekilde çıkartabilirsiniz… Daha fazlasını, daha detaylı yazmak isterdim ancak benim hepsini bu yazıya sığdırmam pek mümkün olmadı.

ACI GERÇEK, BİRAZ MASRAFLI

Bu kadar güzelliğin bir de acı gerçeği olmalı… O da maalesef Faroe Adaları’nı görmek istiyorsanız, bizim ülkemiz şartlarında azımsanamayacak bir parayı köşeye atmanız gerekecek. Dolar ve euro kullanacağınız ve ne yazık ki ülkemizde dolar ve euro fiyatları uçtuğu için Faroe’ye gitmek de, Faroe’de bir hafta kalmak da oldukça pahalı… Buraya rakam yazıp moralinizi bozmak, bu kadar güzel şey anlattıktan sonra keyfinizi kaçırmak istemiyorum.

Kısa bir son yapmak gerekirse Faroe Adaları, Kuzey ülkelerine, İskandinav ve Viking kültürüne merakı olan, doğa ve fotoğraf tutkunu herkes tarafından mutlaka görülmesi gereken bir yer…

Son olarak sizleri güzel bir Faroe videosu ile baş başa bırakıyorum…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here