Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
71

Yılmaz Güney‘in “Yol” filmini izledikten sonra sinemaya başladığı söylenilen Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu, 2001 yılında çektiği ilk uzun metrajı “Paramparça Aşklar Ve Köpekler” den bugüne kadar yaptığı birçok film ve aldığı ödüllerle adını dünya sinemasına duyurdu. 2006 yılında Cannes Film Festivali-En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldığı Babel (Babil)  filmi ise bunlardan sadece biri.

4 hikaye üzerinden giden ve 3 farklı kıtada çekilen film, adını Babil efsanesinden alıyor. Babil efsanesine göre; ”Babil Kulesi, yeryüzündeki ulusların ve onların konuşmakta olduğu binlerce dilin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili bir inanış unsurudur: İnsanlar, Tanrı’ya ulaşmak ve ona daha yakın olabilmek için, uyum içerisinde ve büyük bir istekle göğe yükselen bir kule inşa etmeye girişmişlerdir. Kule, çok geçmeden yükselmeye başlamış ve bunu gören Tanrı, kuleyi inşa eden her insana ayrı bir dil vermiş, onları dünyanın dört bir tarafına savurmuştur. İnsanlar birbirleriyle anlaşamadıkları için kulenin yapımı da durmuş ve dünya üzerinde çok sayıda ulus ve bu uluslara ait binlerce dil türemiştir.” Iñárritu’nun bu seçimi ise filmde işlediği farklı diller, dinler, milletler ve bunlar arasındaki iletişim kaosu ile mükemmel örtüşüyor.

Başrollerde yer alan Brad Pitt, Cate BlanchettGael Garcia Bernal ve Rinko Kikuchi gibi güçlü isimler, muhteşem oyunculukları ile dram-gerilimi film boyunca bize hissettiriyor. “Paramparça Aşklar ve Köpekler” (2001) ve “21 Grams” (2003) filmlerinde yazar Guillermo Arriaga ile çalışıp oldukça başarılı işlere imza atan Iñárritu, Babel’da yine Arriaga ile iç içe geçmiş hikayeleri, sevenleri için yönetmenin alışık olduğumuz tarzıyla, seyircisini sürekli diken üstünde tutarak anlatıyor.

Filmin başlangıcında Fas’ın küçük yerleşim yerlerinden birinde hayvancılıkla uğraşan bir aileyi görürüz. Babaları sürülerine yaklaşan çakalları avlamaları için Yussef ve Ahmed’e bir tüfek alır. Bir gün sürüyü otlatırken bu iki çocuğun eğlenmek için girdikleri iddia yüzünden dünyanın farklı yerlerinde zincirleme olaylar meydana gelir.

Richard (Brad Pitt) ve Rachel (Cate Blanchett) Jones ise evlilikleri sallantıda olan Amerikalı bir çifttir. Baş başa kalıp aralarındaki sorunları düzeltebilmek için, çocuklarını bakıcıları Amelia’ya (Andrea Barraza) bırakıp Fas yolculuğuna çıkarlar. Amelia, Jones çiftinin çocuklarına bebekliklerinden beri bakan ancak ülkede kaçak yaşayan Meksikalı bir göçmendir. Jones çiftinin Fas’tan dönmesi gecikince, Amelia oğlunun düğününü kaçırmamak için çiftten izin almadan yeğeni Santiago (Gael Garcia Bernal) ile çocukları alır ve Meksika’ya gider. Ancak dönüş yolunda işler hiç de planladığı gibi olmaz.

Diğer yandan Yussef ve Ahmed’in yol açtığı durumun duraklarından biri olan Japonya’da gördüğümüz sağır ve dilsiz lise öğrencisi Chieko (Rinko Kikuchi), annesinin intiharına tanık olmuş ve bu olaydan sonra da giderek huysuzlaşarak kavgacı bir insana dönüşmüştür. Sağır ve dilsiz olduğu için herkesin kendisine canavarmış gibi davrandığını düşünmektedir. Oldukça kalabalık ve gürültülü olan bir şehirde, kendi silik sessizliğinde yaşayan bu kızın yalnızca kabul görme ve sevilme ihtiyacıyla yaptıkları aslında filmdeki trajedilerden biridir.

Babel, ülkeler arasında giderek artan kutuplaşmanın etkileri ve göçmen problemleri gibi günümüz dünyası gerçeklerini yansıtan bir hikayeye sahip. Efsanede Tanrı, ortak hareket ederek kuleyi inşa etmek isteyen her bir insana farklı ulus ve dil verip onları dört bir yana dağıttığında ortaya çıkan görüntü şu andan çok da farklı olmasa gerek. Bugün, biliyoruz ki kendinden olmayanı kötü ve aşağılık görme ikili insan ilişkilerinden ülkeler arası politik sorunlara kadar uzanıyor. Filmde beni rahatsız tek nokta, Müslümanlara karşı alınan terörizm odaklı bakış açısı eleştirisinin oryantalizme kayan bir anlatımla gösterilmesiydi. Oyuncu seçimleri, mekanlar ve aile yapılarında batının üstünlüğü kendini açıkça belli ediyordu. Bunların dışında ise; Biutiful”(2010), “Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance)” (2014), “The Revenant” (2015) ile son yıllarda senaristliğini de kendisinin üstlenmiş olduğu önemli işlere imza atan Alejandro Iñárritu’nun, Babel’ı da güzel bir tema ve etkileyici oyunculuklar ile dolu.

Kaynaklar: 12, 3

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
71

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here