Tantalos M.Ö. 600 civarında yaşadığı varsayılan Zeus ile Pluto’nun oğludur. Pluto ise bir nymphe yani en basit tabirle su perisidir. Bu varlıklar ölümsüz olmayan lakin uzun genç ve güzel birer kadın olarak yaşam süren tanrımsı varlıklardır. Tantalos aynı zamanda Atlas’ın kızı Dione ile evlidir ve Pelops ile Niobe’nin babasıdır. Bu iki çocuk sıradan bir hayat yaşamamış, Pelops babasından Niobe ise kendi kibrinden çekmiştir. Bir diğer yandan bu iki kardeş çektikleri kadar da başkalarına çektirmişlerdir.

Tantalos Anadolu topraklarında doğmuş büyümüş Smyrna’dan Magnesia’ya uzanan Spilos Dağı’nda hüküm süren bir Frigya kralıdır. Bir uçtan diğerine bağ ve bahçelerle dolu Spilos bölgesi aynı zamanda zengin madenlere sahip bir bölge olarak bilinirmiş. Frig inançlarından Kybele (Ana Tanrıça) inancına sahip olan Tantalos, Zeus ve diğer tanrılar ile masaya oturup kalkar lakin Olympos Tanrılarının tanrılıklarını içten içe sorgular hatta onları biraz da sahtekar bulurmuş. Bir gün bir plan ile çıkagelmiş ortaya ki bu en sakin tanrıyı bile çileden çıkaracak bir kurnazlık olmasının yanında Olympos Tanrıları kinleri ve cezalarıyla meşhurdur.

Bizim Tantalos, tanrılara öyle bir oyun hazırlamış ki Olymposlular’ı ya oyuna düşürüp tanrı olmadıklarını ispatlayacak ya da tanrı olduklarından emin olacaktır. Bu kısımda hep düşünüp dururum; insan babasından şüphe eder mi? Bir ziyafet düzenleyen Tantalos tanrılar ile arasının iyi olmasından dolayı ziyafete hepsini çağırır ki bu tarz ziyafetlere çağıran tek taraf kendisi değildir. Daha önce Olympos’a bir sürü ziyafete çağırılmıştır. Hatta kendisine ölümsüzlük getiren tanrı yiyecekleri “Ambrosia ve Nektar” ikram edilmiş ve bunları çalıp ölümlü arkadaşlarına bile dağıtmıştır. Kendi düzenlediği bu ziyafette ise yemek olarak oğlu Pelops’tan bir yahni hazırlar ve tanrıların sofrasına götürür. Şunu da belirtmekte fayda var ki bu ölümcül bir günahtır ve Zeus’un pek affetmeyi seven bir yapısı da yoktur. Tanrılara karşı bol bol günah işleyen lakin şimdiye kadar fark edilmediğinden dolayı kendine güveni de bir bakıma yüksek olan Tantalos bu ölümcül günahı işlemeyi kafasına koymuştur ve oğlunu kesmiştir bir kere. Tanrıların sofrasına yahni geldiğinde yemeği gören herkes dehşet içinde donakalır. Bir tek acılı Demeter dalgın bir şekilde yemeğe dalar ve Pelops’un sol omzundaki etten bir parça yer bunun sebebi Demeter’in aklının kızı Persephone’de olmasıdır. Hades kızını yer altı dünyasına kaçırdığından beri huzur bulamamıştır. Zeus her ne kadar kardeşine acıyıp Persephone’nin altı ay yeryüzünde altı ay yer altında kalmasında hüküm kılmış olsa da acılı bir annenin yüreğine su serpmeye yetmemiştir bu olay.

Tanrılara dua edin ve Zeus’un gazabından sakının, bu öyle bir gazaptır ki ölüm bile kurtaramaz sizi bu gazaptan. Tantalos için de aynen böyle olmuştur, kendisini ölüm bile kurtaramamıştır Zeus’un gazabından. Normalde ölen birisi Hades’in yer altı dünyasına hapsolur ve orada kendi kaderiyle yüzleşir. Fakat Zeus bizzat Tantalos için bundan bin kat beter bir son hazırlamıştır. Bir göle hapsedilir Tantalos. Bu göl normalde bel boyundadır ve ara sıra omuza kadar yükselir ama ne zaman koskoca bir gölün içinde bulunan Tantalos susayıp gölden bir yudum su içmek istese göl bir anda çekilip bataklığa dönüşür, ne zaman ki su içmek için suyu avucuna alsa parmaklarının arasından su akıp gider, ne zaman ki suyla ıslanan ellerini dudaklarına sürse ellerindeki ıslaklık tuz misali yakar dudaklarını ve daha da artırır Tantalos’un susuzluğunu. Bu gölün kıyısında gölün içine hatta Tantalos’un avucuna kadar uzanan meyve ağaçları bulunurdu. Ama Zeus’un gazabı öyle bir vurmuştu ki Tantalos’a, ne zaman bu meyvelerden koparıp yemek istese bir rüzgar çıkagelir ve ağaçların dallarını Tantalos’un avuçlarının arasından alıp uzanamayacağı yerlere götürürdü. Böylece Tantalos bolluk içinde olacak lakin hiçbir bolluğa sahip olamayacaktı ve bu döngü sonsuza dek sürecekti.

Bu olaylar arasında kurban olup giden talihsiz Pelops’u Zeus diriltmek ister ve habercisi Hermes’e bütün organlarıyla yahni yapılan etinin aynı kazanda tekrar pişirmesini buyurur. Pelops tekrar kazana girmiştir ama bu kez canlı çıkacaktır. Lakin bir sorun vardır ortada. Demeter farketmeden sol omzunu yemiştir ve sol omzundaki kemik yoktur. Demeter bu yanlışını düzeltmek için sol omzundaki kemiğin yerine fildişi bir parça yaptırır ve oraya monte eder. Böylece Pelops kazandan capcanlı bir şekilde çıkmış ve hayata dönmüştür. Bu anlatı asırlar öncesinden bugüne uzanan bir efsanedir ve bu efsaneye göre eğer sol omuz kemiğiniz fildişinden ise siz de Pelops’un soyundan geliyorsunuz demektir.

Kaynak: Robert Graves- Yunan Mitleri

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here