Bugün sizleri, ismi “Ne Jupiter quidem omnibus placet” yani “Tanrı bile herkesi memnun edemez” sözünden gelen, tanışıklıkları lise yıllarına dayanan 3 arkadaşın kurduğu bir grup olan Ne Jupiter ile tanıştıracağız.

Grubumuzun vokalisti Melih ve gitaristi Batuhan tıp, baterist Abdurrahman ise mimarlık okuyor ve üçü de liseden beri müzikle uğraşıyorlarmış. Şu an 5 single‘ı ve 1 EP‘si bulunan Ne Jupiter, ağırlıklı olarak alternatif/post rock yapıyor demek yanlış olmaz; bunu da daha önce verdikleri röportajlarında en çok dinledikleri ve ilham aldıkları gruplara The Neighbourhood, Dire Straits ve Red Hot Chili Peppers‘ı örnek göstermeleriyle destekleyebiliriz.

Şarkılara geçmeden önce grubun ismine geri dönmek gerekir; çünkü Tanrı’nın bile herkesi memnun edemeyeceği deyişini esas almalarının, yaptıkları şarkıların genel teması hakkında çok şey ifade ettiğini düşünüyoruz. İnsanların ne yaparsa yapsın memnun olamayacağını ve bundan dolayı her şekilde mutsuz olmaya devam edecekleri alt metnini taşıyan bir sözden ilham alarak yola çıkmaları, en popüler parçaları olan Gökyüzüm Siyah Olsa Da‘nın dörtlüklerinden biri olan “Karşımda yıkılmaz duvarların / Yollarım hep, çıkmaz sokakların / Sarılmış sanki dört bir yanım / Durmaz peşimdeki canavarlarım” yeterince iyi yansıtıyor diyebiliriz.

Mart 2018’de çıkarmış oldukları ilk ve şu an için tek EP’leri “Aklımın Derinlikleri“den başlamamız gerekirse, 5 şarkıdan oluşan bu EP ilk çalışmaları olmasına rağmen az önce sözlerini alıntıladığımız ve en popüler parçaları olduğunu belirttiğimiz Gökyüzüm Siyah Olsa Da başta olmak üzere; “Sen rüyamdaki kadın / Bırak aksın gözyaşlarım yanaklarımdan” sözleriyle dinleyicilerinde yer eden “Renksiz Bir Kadın“, diğer parçaları gibi yine hüzünlü melodilerin ve sözlerin hakim olduğu “Zamanın Sonu” ve “Bir Nefes Alsam“, son olarak da özellikle müzik piyasasına yeni giren gruplarda görmeye alışkın olmadığımız şekilde enstrümental bir parça olan “Ineffable“dan oluşuyor.

Ineffable, enstrümental olduğu için doğal olarak biraz arka planda kalmış olsa da tamamen piyanodan oluşan bu parçaya diğer tüm parçalarından önce şans vermeniz gerektiğini düşünüyoruz, çünkü grubun isminin alt metnindeki hüznü en sade ve saf haliyle duyabileceksiniz. YouTube’a girdiğiniz takdirde videonun açıklamasına düşülen “Please close your eyes and feel.” notunun haklılığını hissedeceğinize neredeyse emin olarak bu güzel parçayı aşağıya bırakıyor ve iyi dinlemeler diliyoruz.

Ne Jupiter’i az önce bahsetmiş olduğumuz parçalarından herhangi birisiyle duymadıysanız, Türkiye’deki “üçüncü nesil” akımının öne çıkan sanatçılarından olan Sedef Sebüktekin veya Can Ozan‘la yaptıkları parçalardan duymuş olma ihtimaliniz de yüksek. Sedef Sebüktekin ile yaptıkları; yavaş ve sakin bir şekilde başlayıp ortalarında vokalin yükselmesiyle bir anda kendinizi duygu karmaşası içerisinde bulacağınız “Dünyanın Durduğu An” ve Can Ozan’la yaptıkları, grubun diğer şarkılarına göre temposu daha yüksek diyebileceğimiz “Kayıp Evren Atlası” da grubun tanınırlığını arttırmada etkisi büyük olan şarkılar demek yanlış olmaz.

Son olarak, amacımız sizi o bahsettiğimiz duygu karmaşası içine sürüklemek olmasa da, bu güzel şarkıyı paylaşmadan geçmek istemedik. “Susmuyor ki aklımdaki şeytanlar / Duyulmuyorsa ruhumdaki çığlıklar / Dursa dünya gözlerinde, gözlerinde” sözleriyle aklınızda yer edecek ve sizi derin düşüncelere daldıracak olan Dünyanın Durduğu An‘ı buraya bırakıyor ve keyifli dinlemeler diliyoruz!

 

Kaynak: https://www.altmuzik.com/roportaj-11-ne-jupiter/

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here