Tango, vals, salsa ve daha nice adını bilmediğimiz danslar…

Her dansın bir çıkış yeri, bir çıkış sebebi var ama bir dansı izlerken arka plandaki hikayeye değil de dansa odaklandığımız için arkasındaki hikayeyi bilemiyoruz, göremiyoruz çoğu zaman.
Sirtaki denilince aklımıza, yaz mevsimi, Yunan adaları, masmavi deniz, rakı, gece sohbetleri ve daha sayamadığımız birçok şey gelir. Tabii bu dansın Yunan mı yoksa Türk kültüründen mi geldiği süren bir tartışma konusu.

Sirtakinin kökenine dair en yaygın teorilerden biri Sirtaki’nin Kasap Havası’ndan doğduğudur. Hasapiko olarak da bilinen Kasap Havası, Osmanlı Dönemi’nde İstanbul’da oynanan bir dans türü. İstanbul’un Fener ve Balat semtlerinde yoğunlaşan kasap locaları arasında doğan bu dansın figürleri kasapların günlük yaşamlarını ifade eder ve hayvanlar kesilmeden önce bir ritüel olarak hayvanın etrafında dönülerek, diz kırıp çökerek yapılırmış. Dönemin kasaplarının çoğu Arnavut kökenli olmasına rağmen, kasap havasının, yani Hasapiko’nun, neden Yunan kökenli bir dans olarak tanındığı ise bilinmiyor. Zamanla Hasapiko ve Hasapiko Argo (Ağır Kasap), Hasapiko Grigoro (Hızlı Kasap) ve Hasaposerviko (Sırp Kasabı) gibi türevleri evrilerek yerini Sirtaki’ye bırakmıştır.

Bouzouki( Buziki)

Çoğu kişi Sirtaki’nin bir dans türü olmadığını ve bunun bir film müziği olduğunu söyler. Bu bilgiye göre, Sirtaki, 1946 yılında Nikos Kazancakis’in Zorba adlı romanından uyarlanan Zorba the Greek (1964) filmi için Yunan müzisyen Mikis Theodorakis tarafından bestelenen şarkının ismidir. Zorba filmi, Zorba adındaki adamın geçmişindeki acıları, hataları dans ederek unutan ve hayatta bu şekilde kalabilen bir adamın hikayesini konu alır. Filmde dansın önemi oldukça büyük olduğu için müzik de aynı şekilde ön plana çıkıyor. Mikis Theodorakis, bu filmi destekleyen ve dansa uygun olacak şekilde Sirtaki müziğini bestelemiştir. Sirtaki, hasapiko (yavaş tempolu) müziğiyle başlar ve hasaposerviko (hızlı tempolu) müziğiyle devam eder. Bu iki temponun sentezisiyle de Sirtaki müziği oluşur.
Sirtaki’nin enstrümanı ise Buziki adlı telli çalgıdır. Buziki haricinde Sirtaki enstrümanları arasında bağlama, ud, santur, kanun, çembalo, laterna, akordeon da bulunduğunu da söylemeden geçmeyelim.

Şimdi de gelelim tabakların çatır çatır kırıldığı o zamana…
Bir efsaneye göre, eski zamanlarda bir gün bir Yunan düğününde kavga çıkmış. Bunun üzerine aile büyüklerinden biri ayağa kalkarak kadehini kırmış. Kavga kesilmiş ve oradaki herkes bu yaşlı adama bakmış. Adam durmuş ve demiş ki:’ Kadehler kırılsın, kalpler kırılmasın.’ Daha sonra da tabak kırmak eğlenceli bir gelenek haline gelmiş. Bir gün Sirtaki yaparsanız siz de tabakları kırmadan geçmeyin!

Bir Yunan düğünde Sirtaki eşliğinde tabak kırmak!

Sirtaki Dansı 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here