Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Hector Berlioz, Güney Fransa’da 1803 yılında doğdu. Bir kasaba doktorunun oğluydu. Bir çok yönüyle tam bir Fransız gibi davranan Berlioz, abartılı söylemleri, taşkın duyguları ve iddialı büyük sözleri ve su gibi akan müziği ile Fransız zevkini sindirmiş bir Avrupa aydınıydı. “Salt kocaman olmak için kocaman olma merakı, kimsenin düşünemeyeceği kümeler üzerine kümeler; biçimin ve çizginin dışına taşan göz kamaştırıcı renk…”

Hector Berlioz gençlik dönemlerinde önce tıp eğitimi gördü. Müziğe geç başlayanlardan idi kendisi. 1824 yılında müzik öğretimine başlayarak Le Sueur ve Reicha’dan dersler almaya başladı. Le Sueur’un kendisinin düş gücüne önem vermesi ile genç besteciyi son derece etkiledi. Müziğin kural ve kuramlarını olabildiğince uygulamaktan kaçındı, geri planı daha çok mitolojide, edebiyatta, tiyatroda ve İncil de aramayı bir yöntem olarak benimsedi. Goethe, Schiller ve Shakespeare hayranıydı. 1827 yılında Paris’e gelen bir İngiliz tiyatro topluluğundan Hamlet’i seyrederken Ophelia rolündeki oyuncu Henriette Smithson’a aşık oldu. Bu aşkın karşılık görmemesi, Fantastik Senfoni’yi yaratan başlıca sebeplerden biridir.

Henriette’ye olan aşkını, Shakespeare’in trajedilerini yaratan üstün zekayla özdeşleştirmişti. Dramatik olan bu ruhsal durumları, Le Sueur’ün “program müziği” (Bir konu veya soneler üzerine yapılmış olan müziğe denir) etkileriyle Fantastik Senfoni’de somut bir hal aldı. 1830 yılında üçüncü kez girdiği Roma Ödülü’nü Sardanapal’ın Son Gecesi adlı “kantatıyla” (yiğitlikleri konu alan ya da dinsel konuları işleyen, tek ya da çok sesli oda, konser ya da kilise müziği olarak düzenlenen beste türüdür) kazandı ve İtalya’ya giderek bu ülkede 1,5 yıl kadar kaldı. İtalya’da bulunduğu sıralar Kral Lear ve Lelio ya da Yaşama Dönüş adlı iki orkestra eseri besteledi. Paris’e geri dönünce, Fantastik Senfoni’nin “Adagio” ve “Kırlardaki Olay” bölümlerini değiştirerek tekrardan yazdı. Bir yandan da Paris’teki Journal des debats gazetesinin sanat yazarı olarak incelemeler yaptı.

1833 yılında Henriette ile evlendi. Ardından umduğu başarıyı kazanamayan, yazmış olduğu Benvenuto Cellini operasını tamamladı. Kendisinin en sağlam yapıtlarından biri olan Requiem (1837) o zamanlar çevresi yardımıyla zoraki de olsa bir başarı kazanmıştı. Paris konservatuvarına atandığı yıl Romeo ve Juliet orkestrasını besteledi. Çok değil 1 yıl sonra yazmış olduğu Yas ve Zafer o zamanlarda ortaya çıkan siyasi olaylar yüzünden dinlenmedi bile. Yaşamış olduğu bu buhran döneminden çok sıkılmış olacak ki gençlik aşkı, üstüne Fantastik Senfoniyi kendisine yazdırmış olan Henriette’yi terk etti ve Almanya’ya gitti. Almanya ve Avusturya da kaldığı zamanlar “Roma Karnavalı” eserini besteledi. Paris’e geri döndüğünde ise Orkestrada Çalgılama Yöntemi adlı kitabını yayınladı.

Sonrasında Rusya’ya yerleşme kararı aldı ve orada 3 yıl kadar şeflik yaptı, önemli başarılar kazandı. Sonrasında vermiş olduğu konserler yeteri kadar ilgi çekmemişti ve istediği başarıyı kazanamadı. Ta ki Franz Liszt’in 1852’de bir “Berlioz Haftası” düzenlemesine kadar. Berlioz beklediği ilgiyi görünce tekrardan yazmaya başladı ve 1855 yılında yapılan bir festivalde büyük başarılar elde etti. Lakin her şeye rağmen yapıtları Fransa da ilgi görmüyordu. O yıllarda peş peşe bütün ailesini kaybeden Berlioz 1869 yılında Paris’te hayatını kaybetti.

Hector Berlioz-Symphonie Fantastique

Kaynak: Ahmet Say-Müzik Tarihi

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here