Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
52

Bazen multiplayer oyunların rekabetinden bıkıp kendimize şöyle güzel bir roman tadında hikayesi olan bir oyun ararız. Bu arayış sürer de sürer; genelde eskiden oynadığımız bir oyunu tekrarlamakla biter, nadiren yeni ve güzel bir keşifle. Biz de bu listeyi sizlere güzel bir keşif olması amacıyla hazırladık.

(Listedeki numaralar bir sıralama ifade etmemektedir.)

1- Mass Effect Serisi

BioWare‘ın en sağlam işlerinden biri olan Mass Effect serisini uzayda geçen bir RPG olarak tanımlayabiliriz. Bu oyunda yaptığınız her şey hikayeye bir şekilde dönüp dolaşıp etki ediyor. Bir bakıma istediğiniz, aradığınız o sürükleyici hikayeyi siz oluşturuyorsunuz. Ana görevler kadar yan görevlerin derinliğinin olması da cabası. Shepard‘ın 3 oyunluk hikayesi ve ardından çıkan Andromeda oyunu bizce sürükleyici hikaye açısından gayet doyurucu.

2- Metro 2033/Last Light

Metro serisi nükleer savaş sonrası Moskova’nın metrosundaki hayatı konu alıyor. Post-apokaliptik atmosfer severler için muhteşem bir keşif olacağına eminiz. Oyun boyu mutantlar, kutuplaşıp birbirine düşen insanlar ve anomalilerle karşı karşıyayız. Last Light‘ın sonu ise oyuncunun oyun boyu yaptıkları ve verdiği kararlara göre değişiyor. İki oyun da sürükleyicilik açısından gayet başarılı. Bunu da esinlenilen kitapların yazarı Dmitriy Gluhovskiy‘e borçluyuz.

Oyunu iki farklı seçenekte oynayabiliyoruz (ki bizim sevdiğimiz kısım da burası) “Spartan” veya “Stalker“. Spartan’ı seçerseniz etrafta bulacağınız mermi vs. sayısı artıyor ve bu da biraz Rambo’ya bağlamanız için yeterli. Eğer Stalker’ı seçerseniz bulacağınız mühimmat sınırlı oluyor ve bu oyun stilinizi müthiş biçimde değiştiriyor.

3- The Witcher Serisi

Seçimlerin ve bunlara bağlı sonuçların bulunduğu bir oyunla daha beraberiz. Açık dünya oyunların en kalitelilerinden biri olan The Witcher, son oyunuyla hepimizi büyülemişti. İlerlenecek sürüyle storyline, romantizm yaşanacak insanlar vs. derken bir bakmışız oyuna haftalarımızı vermişiz. Sizi oyuna bağlayacak tipleri de es geçmemek gerek.

4- The Elder Scrolls Serisi

Geniş bir lore mu arıyorsunuz? O zaman tam adresine geldiniz. The Elder Scrolls serisi bize öyle bir hikaye bıraktı ki “Ne ne zaman oldu? Bu kimdi? Şu hangi dönemdeydi? Şu dönem kaç yıl sürdü?” gibi sürüyle sorudan sonra insanlar bunlar için yardımcı siteler hazırladılar. Orta Çağ RPG tipinde olan The Elder Scrolls oyunlarında ana hikaye tadındaki yan hikayeler (hatta bazen daha bile derinleri) biz oyuncular için keşfedilmemiş bir kıta gibi.

5- Dragon Age

Dragon Age, BioWare’in RPG tadında yaptığı oyunlardan biridir. İlk oyun Dragon Age: Origins 2009’da, devamı olan Dragon Age II, Mart 2011’de piyasaya çıktı. 2014’te ise Dragon Age: Inquisition çıktı. Hikaye konusunda gram eksiği olmayan oyunda bizim en çok hoşumuza giden şey müziklerdi. Oyun koro tarafından söylenen bir orkestra müziğine sahip. Müzikler 44 parçalık bir orkestranın performansıyla kaydedilmiş ve parçalar iki kere kaydedilip 88 parçalı bir orkestra gibi ses çıkaracak şekilde birleştirilmiş. Sahneler, dövüşler vs. sırasında çalan bu müzikler hikayenin daha da içimize işlemesine yardımcı oluyor.

6- BioShock Serisi

BioShock, 2K (Irrational Games)‘in başarılı bir FPS oyun serisidir. İlk oyun 2007’de ikincisi 2010’da piyasaya sürülmüştür. Infinite ise 2013’te raflarda yerini aldı. İlk oyundaki plot twist ile herkesin aklında yer edinen oyun, ikinci oyunda şahane performans sergilese de asıl olayı Infinite‘e bırakmış gibi duruyor. Çoğu oyunun başaramadığı companion sistemini başarıyla yapan yapımcılar muazzam bir oynanış sunuyor. Şairane hikayesini tartışmaya gerek görmüyoruz, oynayın ve görün diyelim.

7- The Bureau: XCOM Declassified

Bilim-kurgu ve aksiyon tipinde olan The Bureau: XCOM Declassified, William Carter‘ın gözünden bir uzaylı istilasını ve bunun üzerinin örtülme çabasını anlatıyor. Klasik “Amerika’nın Oyunları” denen olayların da bolca bulunduğu oyunumuz güzel plot twistler de barındırıyor. İnsan ırkının kaderini elimize aldığımız bu oyun 2013 yapımı ve bizce hala yeniliğini kaybetmemiş tipte.

8- Deus Ex

Deus Ex, aksiyon/RPG/stealth tarzı bir oyun. Seçim-sonuç sisteminin ilk kullanıldığı oyunlardan biri olarak da kabul edilir. Böylesine köklü bir yapım şu ana kadar hiç falsolu bir hamlede bulunmadı. Oyun 2052’de geçiyor, oynadığımız karakterler kendilerine bazı “upgrade”ler uygulanmış insanlar. Hakkında daha çok şey yazılabilir ama oynayıp yaşamanız daha güzel bizce 🙂

9- S.T.A.L.K.E.R. Serisi

Boris ve Arkadiy Strugatskiy kardeşler “Uzayda Piknik” adlı bir bilim-kurgu kitabı yazarlar. Andrey Tarkovski bu kitaptan esinlenir ve 1979’da “Stalker”ı çeker. GSC ise bize nur topu gibi 3 oyun verir: Shadow of Chernobyl, Clear Sky ve Call of Pripyat. Post-apokaliptik açık dünya oyunu olan Stalker, bize geniş bir harita ve çeşitli yollar sunuyor. “Zone” denen bölgede Ordu, Freedom, Duty, Haydutlar, Stalkerlar ve sürüyle çeşitli mutantlar bulunmakta. Her Faction’un birbiriyle bağlantısı farklı yönde ve sizin bunlarla etkileşiminiz belirli bölgelerde nasıl karşılanacağınızı belirliyor. Anomalilerle de süslenen oyun tam istenen atmosferi yakalamış ve unutulmayan efsaneler arasında yerini almış durumda.

10- Star Wars: KOTOR

BioWare‘in ellerinden çıkan Star Wars evreninde geçen bu RPG oyunu büyük kitlelerce sevildi ve efsaneler arasında yerini aldı. 2003 yapımı olan oyun bizi Darth Revan dönemine götürüyor. Aydınlık ve karanlık taraf arasında seçim yapabildiğimiz oyunda seçimlerimiz ve bunların sonuçları hikayemize yansıyacak. Metacritic‘ten PC için 93 puan alan bu oyunu denemeniz ise tarafımızca şiddetle tavsiye edilir.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
52

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here