Üretim ve tüketimin en hızlı gerçekleştiği sektörlerden biri olan moda, kâr amacını yükseltmek amacıyla ortaya çıkartılan ve temel eğilimleri ‘Dünya Trend Birliği’ altında hazırlanan hızlı modaya karşı yavaş moda akımını başlatarak sürdürülebilir kalkınmayı başlattı.

Sürdürülebilir moda, tasarımların insana ve çevreye herhangi bir kimyasal zarar vermemesini, kaynakları yeteri kadar kullanmasını ve bütünüyle doğa severliği amaçlamakta. Peki bu yavaş moda hareketiyle mümkün mü ?

Yavaş moda, hızlı modanın aksine kaynakların çabuk tüketilmemesi amacıyla modası geçmeyecek, organik, dayanıklı ve ömrü uzun tasarımlardan oluşuyor. Aslında tam da sürdürülebilir modanın temelleri üzerinden yola çıkılmış. Fakat hızlı modanın ‘hızına’ yetişemeyeceğini düşünürsek, modanın kemikleşmiş köklerini bu denli değiştirmek ve insanların elinden bu lüksü almak çok ütopik bir düşünce. Bu yüzden bu tartışmanın kazananı ne hızlı moda ne de yavaş moda!

Piyasanın ihtiyaçlarına anında cevap veren bir iş modeli olan hızlı moda, yavaş modanın temel ilkeleriyle birleşmeli ki modada sürdürülebilirlik sağlanılsın. Yani sürdürülebilir moda ancak, hızlı ve yavaş moda avantajlarının kombinlenmesiyle başarılı olabilir. Durum her ne kadar umutsuz gibi görünse de ülkemizde de olmak üzere dünyada bunu az da olsa başaran markalar var.

Patagonia

Sürdürülebilir modayla iyi bir iletişimi olan Patagonia, worn wear, better than new gibi kampanyalarla hazır giyime yeni bir soluk getirmeye çalışıyor.

Nike

Nike, Dünya Günü için Steven Harrington ile iş birliği yaparak markanın en sürdürülebilir ürününü çıkardı: Blazer Flyleather.

H&M

H&M organik kaynaklardan ve geri dönüştürülebilir polyesterden oluşan conscious koleksiyonunu piyasaya sürerek ve tüketicilerden eski kıyafetlerini geri dönüşüm için getirmelerini rica ederek, sürdürülebilir modaya göz ardı edilemeyecek bir katkı sağladı.

Toms

Daha önce de çok sayıda yardım kampanyasıyla adından bahsettiren Toms, ayakkabılarını vegan ve %100 geri dönüştürülebilir malzemeden yapıyor.

Lindex

İsveçli moda zinciri Lindex, son koleksiyonlarının çoğunda sürdürülebilir materyaller kullanıyor. Özellikle geri dönüştürülebilir denim koleksiyonu öne çıkmakta.

Uniqlo

Japonya merkezli giyim markası, tüketicilerinden eski kıyafetlerini getirmelerini istiyor. Aynı zamanda sürdürülebilir moda hakkında projelerde bulunuyor.

Satsuma

2013 yılında Ege Bölgesinde kurulan Türk marka, bütün tasarımlarda doğal boyama ve organik koton kullanıyor. ”Dünya ile tekrar bağlarını kur” sloganıyla hareket ediyor.

Reflect

Sınırlı üretim ve sorumlu tüketim temeliyle hareket eden Türkiye merkezli marka, tasarımlarında organik koton kullanıyor. Ayrıca her koleksiyonu ayrı bir sosyal meseleye adıyor.

Kırmızı Halıda Sürdürülebilirlik

Daha çok farkındalık yaratmak adına Livia Firth, 2010 yılında Eco-Age şirketiyle birlikte Green Carpet Challenge’ı (GCC) yarattı. Birçok ünlü isimle iş birliği yaparak sürdürülebilir modaya hız kazandırdı.

2013 yılında online giyim markası net-a-porter, GCC ile iş birliği yaparak sürdürülebilir modaya tam anlamıyla uyacak bir tasarım ortaya çıkardı. Victoria Beckham, Christopher Kane, Christopher Bailey, Roland Mouret ve Erdem’in tasarımcılığını üstlendiği bu koleksiyon doğa dostu olmasının yanında, bir de iş etik kurallarına uygun oluşturuldu.

Kaynak: 1, 2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here