Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

1920 ve 1930’ların en çok okunan yazarlarından biri olan Zweig’dan “biyografi ve öykü” ustası olarak bahsetmek mümkün. Fakat “O muydu?” Zweig’ın kendi kalıplarının dışına çıktığı bir eser olması nedeniyle yazarın çalışmaları arasında özel bir yere sahip.

“Böyle insanın gözüne sokarcasına mutlu olmak ve duygularını arsızca sağa sola saçmak utanmazlık “

Zweig’ı genellikle insanların içinde bulundukları karanlık dünyayı işlediği eserleriyle tanıyoruz. Fakat bu sefer bir insandan farklı olarak bir hayvanın da dünyasını keşfetme fırsatı buluyoruz. Bugüne kadar yarattığı her karakteri fazlasıyla derinlemesine işleyen Zweig, öykünün kalbinde bulunan Porto’nun da hislerini, düşüncelerini oldukça iyi işliyor. Devam etmeden önce belirtelim, yazıda eser hakkında fazlasıyla ipucu yakalayabilir bazı şeyleri kitabı okumadan öğrenmek durumunda kalabilirsiniz.

Hayatta her şeyin fazlası zarar olduğu gibi sevginin fazlası da felakete yol açabiliyor. Bu düşünce kitaptan çıkarılabilecek en iyi derslerden biri. Kitap her ne kadar yalnızca 56 sayfa olsa da her sayfasında biraz daha geriliyorsunuz. İngilizler’in polisiye öykülerinden aşina olduğumuz “katil kim?” sorusu etrafında şekillenen bir hikaye okuyoruz, ve hikayenin sonunda katilin kim olduğu bilinse de kanıtlanamıyor.

Zweig’ın bu öyküsünün konusundan bahsedecek olursak: Hikaye John Charleston Limpley‘nin hayatı etrafında şekilleniyor. Hikayedeki karakterleri genelde dışarıdan bir göz olan Betsy’nin gözünden görüyoruz. Limpley, çok takıntılı ve kalbinde çok fazla sevgi bulunduran bir adam. Öyle ki bu sevgi ve ilgi çoğu zaman insanları boğulma noktasına getiriyor. Zamanla bu durum Limpley’nin komşularının da canını sıkmaya başlıyor ve Limpley’nin kalbindeki sevginin biraz daha bölünmesi adına ona buldog cinsi bir köpek hediye ediyorlar. Gerçekten de işe yarıyor. Fakat zamanla bu sevimli buldog ilgiye çok fazla alışıyor. Ve bir süre sonra ilgisiz kalması onu adeta vahşileştiriyor. Hayvanın içerisinde yaşattığı vahşet duygusu ise çok kötü sonuçlar doğuruyor.

“Hayvan aklını insan aklından ayıran şey, sadece geçmiş ve bugünle sınırlı olması, geleceği tasavvur ya da hayal edememesidir.”

Zweig “O muydu?” eserinde de psikolojik tahliller konusunda yine oldukça başarılı olsa da yazarın eserlerinin geneline baktığımızda anlatım biraz zayıf kalmış. Yazarın üslubu yine oldukça akıcı olsa da bu eserde Zweig’ın diğer eserlerinden aldığınız tadı alamayabilirsiniz. Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Stefan Zweig, o dönem daha çok İngilizler tarafından üretilen polisiye türünü de denemek istemiş. Bu eser belki bir roman olsaydı çok daha başarılı olabilirdi. Ama konu 56 sayfaya sığınca olayların akışının çok hızlı ilerliyor oluşu hikayeye kendinizi verememenize neden olabiliyor. Yine de Zweig’ın ilk ve son polisiye eseri olan “O muydu?” kesinlikle okunması gereken bir eser.

“Bırakın bir insanı, bir hayvanı bile haksız yere suçlamaktan Tanrı beni korusun. Fakat o andan beri bu dehşet verici düşünceden kurtulamıyordum: Oydu. O yaptı.”

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here