Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
143

Öyle bir evren düşünün ki savaş hiç bitmiyor. Bir yanda iyiler bir yanda kötüler sonsuz bir döngüde savaşıyor. Bir yanda evrene hükmetmeyi amaçlayan Sithler diğer yanda hep barış olsun diyen Jedilar. En basit tabirle iyi ve kötünün savaşı diyebiliriz. Fakat bence bu kadar basit değil. Bu savaştan çıkartabileceğimiz onlarca ders var. Jedi ve Sithlerin motivasyonunu anlayarak, savaşın nedenlerine bakarak, Güç‘ün derinliklerine inerek Star Wars‘tan birçok şey çıkartabiliriz. Öncelikle bu muhteşem seriyi bize kazandırdığı için vizyoner George Lucas‘a teşekkür ediyor ve Star Wars’u anlamak için kollarımı sıyırıyorum.

Star Wars’u anlamanın en önemli yolu herkesin de takdir edeceği üzere Jedi ve Sithleri anlamaktan geçiyor bence. En nihayetinde bu evrene Güç yön veriyor ve Güç bu iki grubun elinde. Bu iki grup yıllarca durmadan savaştılar. Taraf değiştirenler oldu, binlerce ölen oldu; evrene hükmeden taraflar hep değişti. Yıkım da oldu barış da; fakat savaş hiç durmadı. Aydınlık ve karanlık taraf üzerine sırayla düşünelim öncelikle.

Jedi Felsefesi

Duygu yoktur, barış vardır.
Cehalet yoktur, bilgi vardır.
İhtiras yoktur, sükunet vardır.
Öfke yoktur, huzur vardır.
Kaos yoktur, uyum vardır.
Ölüm yoktur, Güç vardır.

Bu sözler Jedi koduna aittir, bir nevi Aydınlık tarafın genel felsefesidir. Koda göre Jedilar evrende barış ve huzur isteyen gruptur. İyi olmayı ve iyiliği yaymayı hedeflerler. Bilgedirler fakat bilgeliği, kendini beğenme olarak kullanmazlar. Güç’e hizmet ederler ki asıl kilit nokta bu. Jedi ustası Obi Wan Kenobi’ye göre Güç; Tüm canlılar tarafından yaratılan, canlıları saran, onlara nüfuz eden ve galaksiyi birlikte tutan enerji alanı”dır. Yani Jedilar Güç’ü barış ve huzuru sağlamak için bir araç olarak kullanırlar. Zihinlerini berrak ve açık tutmak için meditasyon yaparlar. Bu meditasyon onları Sithlerin kötü düşüncelerinden korur.

“Büyük savaşçı mı? Hiç kimseyi yükseltmez savaş.” Usta Yoda’nın bu sözünden de anlaşılacağı üzere savaşa tamamen karşıdırlar. Fakat şartlar gereği, huzuru korumak için savaşırlar. Yine de savaşmadan önce kodda da belirtildiği üzere uyum ararlar. Sithleri kötü düşüncelerinden uzaklaştırmayı amaçlarlar. Böylelikle kimseyi öldürmeden, savaşmadan barış sağlamak isterler ki bu ne zaman işler orası muamma.

Tüm bunların yanında Jediların bir diğer özeliği de oldukça katı olmalarıdır ki aydınlık taraftan karanlık tarafa geçenlerin sığındığı sebep genellikle budur. Jedilar evlenmez, aileleri olmaz. Onların tek amacı evrendeki huzur ve barıştır. Bu yüzden aydınlık tarafta olmak her şeyden önce büyük bir fedakarlık gerektirir.

Sith Felsefesi

Barış bir yalan, sadece tutku vardır.
Tutku ile kuvvet kazanırım,
Kuvvet ile güç kazanırım,
Güç ile zafer kazanırım,
Zafer ile zincirlerim kırılır.
Güç beni serbest bırakacaktır.

Bu sözler de evrenin korkutucu, nefret dolu Sithlerine ait. Karanlık tarafın yılmaz üyeleri bu koda göre hareket ederler. Karşı konulması çok zor olan bu taraf, evrende her zaman kaos ister ve bunun için çabalar. Güç’ü evrene hüküm sürmekte bir araç olarak görürler, kabaca ve zalimce kullanırlar. Fakat araç olarak kullanmaktansa daha çok Güç’ü yönetmek isterler. Jedilarda olduğu gibi bir uyum yoktur, Sith Lordları vardır ve onun emirlerine göre hareket ederler. Sith Lordu olmak için tabii ki kötülük yapmaları gerekir. Onlar da en büyük kötülüğü yaparlar yani ihanet ederler. Eğer bir Sith, Lord olmak istiyorsa kendisini eğiten ustasını öldürmesi gerekir. Böylelikle Lord olmak için gereken gücünü ispatlar. Sithlerin en büyük motivasyonu korkudur. Tüm evrene savaş açmışlardır fakat derinlerinde amansız bir korku yatar. Bunun sebebini de İmparator Palpatine çok güzel açıklamış: “Güç kazanan herkes onu kaybetmekten korkar.” Büyük bir güce sahip olduğunuzda onu kaybetmemek için elinizden geleni yaparsınız, insan doğasıdır. Sithler de bu gücü kaybetmemek için ellerinden ne gelirse yaparlar. Yine Usta Yoda’nın şu sözleri Sith felsefesini en iyi şekilde açıklar: “Korku, karanlık tarafa giden bir yoldur. Korku öfkeye, öfke nefrete, nefret ise acıya yol açar.” Hepimizin de bildiği üzere en büyük Sith Lordlarından Darth Vader’ın yolu bu sözlerdedir. Anakin Skywalker’ı, aşkı Padme’yi kaybetme korkusu kaplar. Bu korku Obi Wan Kenobi’ye öfke olarak sıçrar. Büyük öfkesi Jedilara olan nefretini beraberinde getirir. En sonunda da büyük bir acıyla Darth Vader’a dönüşür.

Peki aydınlık taraftaki biri neden huzuru, barışı, iyiliği bırakıp karanlık tarafa geçer? Çünkü karanlık tarafın vaat ettiği özgürlüğün cazibesi herkesi etkiler. Sithlerin, Jedilardan ayrıldığı en belirtici özellik de budur işte; özgürlük. Jedilarda bahsettiğimiz katılığın zerresi yoktur. Karanlığın taraftarları alabildiğince serbesttirler bu nedenle Güç’ü de sonu gelmez bir özgürlükle kullanırlar.

Star Wars’u anlamak için iki tarafı da inceledik. Gelelim karakter bazlı incelemeye. Çünkü karanlık ve aydınlık tarafın savaşı sürerken karakter dramaları da hiç bitmiyor.

Seçilmiş Kişi

Hepimiz Anakin Skywalker’ın geçtiği hüzünlü ve karanlık yolu biliyoruz. Güç’e denge getireceksin dendiği bu yolda aşkı elinden alınmış, kısıtlanmıştı. En sonunda da seçilmiş kişi, Güç’e denge getirmesi gereken yerde Güç’ün karanlık tarafına geçti.Kendini kaybetmekten korktuğun her şeyden vazgeçmek için eğit.” demişti Yoda, Anakin’e. Fakat Anakin, savaşması gereken kişi oldu.

Bunun birden fazla sebebi var; fakat en büyük sebebi Padme’ye olan aşkıydı. Aşkını özgürce yaşamak için savaştığı tarafa geçti fakat karanlık taraf aşkını da yuttu, Anakin’i de.

Tüm bunların sonunda gel gör ki büyük Sith Lordu Darth Vader, en başa döndü. Nefesinin son anlarında aydınlık tarafa tekrar geçti ve öyle öldü. Açıkçası ben Darth Vader’i yaptığı kötülüklerle değil de son sözleriyle hatırlarım; “Beni zaten kurtardın Luke. Sen haklıydın, hakkımda hissettiklerin doğruydu. Kardeşine de yanılmadığını söyle.”

 

Karanlığın Oğlu

Luke Skywalker, serinin belki de en başarısız karakterlerinden birisi. Başarısız dememdeki sebep Jedi olma yolunda bir türlü gelişememesi ve güçlenememesi. Fakat Luke, kanımca bu serideki en iyi karakter. Ne çok güçlü ne de çok zayıf, ama insani değerlerini hiç kaybetmeden yolunda ilerledi. Nihayetinde de evrenin en kötü karakterini alt etti, hem de aydınlık tarafa geçmesini sağlayarak. Evrenin hükümdarlığı Sithlere geçmişken, Yoda’dan bizzat aldığı eğitim onu çok geliştirdi. Belki güçlenemedi ama aydınlık tarafın en gözde üyesi oldu. En sonunda da Jedi Düzenini yeniden tesis etti.

Büyük Üstat

Bilge, marifetli, güçlü, minik ve yaşlı. Büyük Jedi Ustası Yoda, seride en sevdiğimiz karakterlerden biri. Bilge sözleri herkesin hayatına oradan buradan dokunmuştur. Eğittiği Jedi sayısının haddi hesabı yok. Sürgündeyken bile eğitimine devam etti. Bataklıkta Luke’u eğitmesi devam ederken söylediği şu sözü aklımda hep yer etti: “Yap. Ya da yapma. Denemek yok.” 

Kaçakçı

Star Wars’tan bahsedip de Han Solo’dan bahsetmemek olmaz. Evrenin en yetenekli kaçakçılarından biri olan Han Solo başından onca olay geçmesine ve herhangi bir gücü olmamasına rağmen aydınlık tarafa ettiği hizmetler aşikar. Han Solo aslında hiçbir zaman savaşa katılmak istemedi. Onun tek isteği muhteşem gemisi Millenium Falcon ile işlerini yürütmekti; fakat kader onu da savaşa itti. Han Solo’nun hikayesinde can yoldaşı Chewbacca ile arkadaşlığın önemini, Prenses Leia ile aşkını izledik.

Evet, Star Wars’u anlamak gayretine girdiğim bu yazıda dilimin yettiğiyle içimi dökmeye çalıştım. Star Wars’un bize bahşettiği keskin iyi ve kötü çatışmasından benim çıkardığım birçok ders oldu. Bu dersleri hayatıma da geçirdim. Sadece filmler değil çizgi romanları ve çizgi dizileri de en az filmleri kadar güzel bu evrenin. Her ne kadar en son çıkan üçlemede derinliğini kaybettiğini ve içinin boşaltıldığını düşünsem de Star Wars külliyatının hayatımdaki yeri çok farklı. Güç, sizinle olsun!

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
143

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here