2018’in Aralık ayında Brezilya Comic Con sırasında katılımıcılar için gösterilen Spider-Man: Far From Home fragmanı 1 aylık bir beklemenin ardından tüm hayranlarının izleyebileceği bir şekilde yayımlandı ve biz de bu ipucu, easter egg ve heyecan verici an ile dolu bu fragmanı sizler ile incelemek istedik eğer halen fragmanı izlememiş iseniz bu linkten ulaşabilirsiniz.

Yazımıza geçmeden önce bilmenizde fayda var ki, Sony tarafından biri ” Teaser Trailer ” diğeri ise “ International Teaser Trailer ” adı altında 2 farklı fragman yayımlandı ve bu fragmanlar arasında bazı sahnelerin oldukça farklı oluşundan dolayı iki fragmanı da inceleyerek yazımızı harmanladık. Ayrıca Jake Gyllenhaal tarafından hayata geçirilecek olan Mysterio karakteri hakkındaki “Mysterio Kimdir?” yazımızı okumak isterseniz bu linki kullanarak erişebilirsiniz.

Fragmanımız evsizler için düzenlenen bir bağış gecesinde başlıyor, May Hala organizatörlerden biri gibi dururken Spider-Man ise destek amacıyla uğramış gibi gözüküyor. Tabii ki bilebileceğiniz üzere evsiz barınakları çizgi romanlarda May Hala için oldukça büyük bir önem teşkil ediyor, romanlarda F.E.A.S.T adındaki Martin Li tarafından yürütülen evsiz barınaklarında çalışan May hala için küçük bir gönderme yapılmış olabilir. Bir diğer düşünülebilecek şey ise film evrenindeki May Halamız, yeğeninin Spider-Man olduğunu öğrendikten sonra kendisinin de elindeki gücü kullanarak insanlara yardım etme sorumluluğunda olduğunu fark etmiş ve bu konuda çalışıyor olabilir.

Sonraki bir sahnede ise Happy Hogan‘ın halen Peter ile bir ilişkisi olduğu ve May Hala ile tanışmış olduğunu görüyoruz, fakat Peter’ı da şaşırtan bir nokta ise Happy ile May’in flörtleşiyor olmaları. Brezilya Comic Con’unda gösterilen fragmanlarda ilişkileri olduğuna işaret edebilecek fazladan sahnelerin de olduğunu biliyoruz. Fakat bu sahnedeki önemli ve gözden kaçabilecek detay ise Happy’nin getirdiği $500.000,00’lık yardım çekinin üzerinde Pepper Potts‘un imzasının olması. Kesin olarak bir bilgiyi doğrulamaması ile birlikte yine de güzel işlenmiş bir detay.

Belki birçok izleyicinin aklından çıkmış bile olabilecek bir şey ise, Bay Delmar’ın mağazasının ilk filmde yıkıldıktan sonra tekrar açmış olması ve bunun haberlerini çerçeveletip mağazasının arkasına asmış olması. Fotoğraflardan görülebileceği üzere Spider-Man de Bay Delmar’ın yeni mağazasını kutlamak için bir ziyarette bulunmuş fakat en önemli detay ise May Delmar’ın kedisi Murph’ün kafasını görebiliyor olmamız.

Peter’ın pasaportunu üzerinde her ne kadar hikaye ile pek ilgisi olmasa da Spider-Man hayranlarının ilgisini çekebilecek birkaç detay var ve bu pasaporttan öğrenebileceğimiz ilginç bir bilgi ise çizgi romanların aksine Peter’ın ismi “Peter Benjamin Parker” değil yalnızca “Peter Parker” tabii ki buradaki “Benjamin” Peter’ın, Ben Amca’sına istinaden koyulmuş bir isim. Ayrıca Peter’ın doğum gününe de bakacak olursak Spider-Man’in ilk gözüktüğü çizgi roman olan “Amazing Fantasy #15″in çıkış günü ile aynı gün olduğunu görebiliriz.

Spiderman Homecoming her ne kadar birçok hayranı tatmin etmiş olsa da birçok Spider-Man filmine kıyasla en büyük eksikliklerinden biri, yüksek binalarda Spider-Man’in ağ ile salınım yaptığını göremeyişimizdi. Filmin yönetmeni her ne kadar “Spider-Man gibi bir karakterin, Queens gibi kısa binalar ile çevrili olduğu bir alanda nasıl hareket edeceğini” gerçekçi bir şekilde yansıtmak istemiş olsa, Spider-Man’in en ikonik özelliklerinden biridir bu. Fakat fragmanda gözüken Grand Central Terminal‘dan da anlayacağımız üzere Spider-Man bu filmde oldukça yüksek binaların en çok yer aldığı Manhattan adasında da vakit geçirecek. Filmin büyük bir çoğunluğu her ne kadar Avrupa’da geçiyor olsa belki filmin başlarında veya sonlarında güzel ağ salınım sahneleri izleyebileceğiz.

Peter bavullarını hazırlarken farkettiğimiz detaylardan biri ise oldukça eski, resmi ve “BFP” harflerinin işlenmiş olduğu bir bavul kullanıyor oluşu. Bu bavulun Ben Amcaya ait olduğunu söylemek oldukça güvenli bir tahmin olur fakat “B” harfi “Benjamin” ve “P” harfi “Parker’ı” temsil ederken “F” harfinin neyi temsil ettiğini söylemek güç. Çizgi romanlarda Ben Amca’nın herhangi bir orta ismi yoktu fakat MCU kendisi bir eklemede bulunmuş olabilir.

Ayrıca Uluslar Arası fragmanı izlememiş olanların kaçırmış olabileceği bir detay ise Peter her ne kadar kostümünü geride bırakıp sadece tatil amacıyla gitmeyi istemiş olsa da May Hala, kostümünü bavuluna eklemeyi unutmamış. Bunun ortaya çıkardığı en büyük detay ise May Hala’nın Peter’ın Spider-Man olduğu gerçeğine oldukça alışmış ve bunu benimsemiş oluşu.

Ve geliyoruz filmin asıl ilgi çekici noktasına, Peter’ın Avrupa seyehati. Spider-Man’i, Newyork dışında bölgelerde görmek her zaman oldukça ilginç bir görüntü yaratıyor ve biz de fragman boyunca gösterilen sahnelerden çıkarabildiğimiz kadarıyla Peter ve arkadaşlarının İtalya, İngiltere ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelere gideceklerini anladık. Belki de fragmanda gösterilmeyip de seyahat edecekleri farklı ülkeler de vardır.

İçimizi ısıtan easter egg’lerden biri ise Ned, Venedik’te fotoğraf çekilirken arkada geçen bir teknenin üzerindeki “Asm 212” yazısı. “Amazing Spider Man 212” olarak düşündüğümüz bu bilgiyi ise kontrol ettiğimizde, The Amazing Spider-Man #212’in Hydro-Man’in ilk gözüktüğü sayı olduğunu görüyoruz. Yazımızın ilerleyen kısımlarında bu detaydan biraz daha bahsedeceğiz.

Ayrıca artık aralarında geçen konuşmalardan da anlaşılacağı üzere MJ ve Peter’ın aralarında küçük kıvılcımlar çıkmaya başlamış. Çizgi romanları okuyanların da bilebileceği üzere, Peter Parker’ın seneler boyunca birçok sevgilisi veya flörtü olmuştur fakat gerçek aşkı her zaman MJ’dir.

Nick Fury ise halen olduka havalı girişler yapmayı seviyor gibi görünüyor. Peter ve Ned odaya girmeden önce Nick köşeye saklanmış olsa da Peter’ın örümcek hislerinin devreye girmemiş olması kafalarda biraz soru işareti bırakıyor. Spider-Man Homecoming filminden sonra ortaya çıkan asılsız teorilerden biri ise MCU Spider-Man’inin örümcek hislerine sahip olmayışıydı.

Captain America: Civil War ve Avengers: Infinity War‘da bazı sahnelerde bariz bir şekilde örümcek hislerinin devreye girdiğini görmemize ek olarak filmin yönetmeni John Watts “Hayır tabii ki de Peter örümcek hislerine sahip, fakat önceden çıkan filmlerde bu hislerinin üzerinde özel efektler ve film teknikleri kullanılarak zaten oldukça durulmuştu biz de filmimize taze bir hava katmak için bu benzerlikten kaçınmaya çalıştık.” şeklinde konuşmuştu fakat bu sahnede hislerinin devreye girmeyişi yine bir çelişki yaratmakta, bir film veya dizayn hatası olarak değerlendirebiliriz.

Filmimizin ana düşmanlarından olan Elementallara da ilk bakışımızı burada atıyoruz. Toprak veya kumumsu yapıda görünen bir yaratığın acaba MCU’nun Sandman‘i mi olacak diye düşünmedik değil. Ayrıca Nick Fury’nin yanında da bir kadın görmek mümkün, her ne kadar yüzü gözükmüyor olsa da daha önce oyuncu kadrosunun duyurulması ile Maria Hill karakterini oynayan Cobie Smulders’ın da filmde olacağını öğrenmiştik.

İngiltere‘de geçen bu sahnelerde ise Spider-Man’in bez kostümünün yeni versiyonu ile karşılaşıyoruz. Aslında siyah ve kırmızı, 1962’de çıkan The Amazing Fantasy #15′de ilk kez gözükmüş olan Spider-Man’in orijinal renkleridir fakat zaman ilerledikçe sanatçılar bu kadar yoğun derecede siyah içeren karakterlerin çiziminin oldukça zorlu olduğunu fark edip lacivert renklere dönmüşlerdir. Siyah ve kırmızı her ne kadar güzel uymuş olsa da göğsündeki örümcek sembolünün ayaklarının beyaz fakat gövdesinin siyah olması göz yoran bir detay olmuş.

İlk bakışta sadece patlama veya alev deyip geçilebilecek bu karede ise aslına Hellfire olduğunu düşündüğümüz 2. Elemantelimizi görebiliriz.

Yazarın Notu: Elemantelin insanımsı silületinin daha belirgin gözükebilmesi için karakterin şeklinin etrafını çizmeye çalıştım, ortaya çıkan durum için herkesten özür dilerim.

Çek Cumhuriyeti‘nde geçtiğini düşündüğümüz birkaç karede ise Spider-Man’i yeni Stealth Kostümü ile görebiliyoruz. Spider-Man Noir‘dan esinlenilmiş bu kostüm her ne kadar oldukça hoş gözükse da pratik anlamda Spider-Man gibi bir karakterin ne işine yarayabileceğinden henüz emin değiliz, umarız havalı bir kostüm değişiminden ziyade açıklayıcı nitelikte mantıklı bir hikaye örgüsü vardır.

Hydro-Man!

Yazımızın başlarında da bahsettiğimiz üzere Hydro-Man bir Elemantel olarak karşımıza çıkacak gibi. 90’lar çizgifilmlerini izlemiş olanların da aşina olabileceği bu karakter sinema perdesinde ilk kez karşımıza çıkıyor.

Karşımıza ilk kez çıkan Spider-Man karakterlerinden bahsetmişken belki de filmin en önemli noktası olabilecek, Jake Gyllenhaal‘un canlandırdığı Mysterio‘dan bahsetmeden olmaz. Kısaca özetlememiz gerekirse başarısız bir aktör, dublör, sahne sanatçısı ve özel efekt uzmanı olarak çalışan bu karakterimizin aslında hiçbir süper gücü yok yalnızca ilüzyon kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışan bir kötü karakter.

Fakat fragmanda da görülebileceği üzere oldukça süper olarak tanımlandırabileceğimiz güçler kullanmasına ek olarak ayrıca Spider-Man ile birlikte çalışıp Elemanteller ile savaşacak gibi duruyor. Bu da bizim kafamızı kaşımamıza sebep olan bir nokta. Birkaç farklı noktadan ele alacak olur isek şunları söyleyebiliriz, fragmanda gözüktüğü üzere bir takım şekiller ve semboller kullanarak büyü yapıyor, belki de Marvel güçleri olmayan bir süper kötünün sıkıcı olacağını düşünerek Mysterio karakterine özel güçler vermiş olabilir Doctor Strange‘e benzer. Diğer bir ihtimal ise, aslında sadece kendini başarılı hissetmek isteyen Mysterio, tüm Elemantelleri ve “süper güçlerini” özel efektler ve ilüzyonlar kullanarak gerçekleştiriyor ve bu şekilde kendisinin yarattığı tehditleri ortadan kaldırıp kendini kahraman konumuna koymayı amaçlıyor.

2. Seçenek her ne kadar daha ilgi çekici ve heyecanlı dursa da bu kadar gerçekci duran efektlerin gerçek hayat şartlarında yaratılamayacağını bilmemiz filmden alacağımız zevki filmin inandırıcılığını elbet bir nebze zedeleyecektir.

Hoşumuza Giden Detaylar

  • Ned ve ilk filmde okul içerisindeki haberlerin sunucusu olarak hatırlayabileceğimiz Betty Brant‘in çıkıyor gibi olması. Ned’in karakterini göz önünde bulundurduğumuzda komik anlara yol açabileceğini düşünebiliriz.

  • Fragmanın müziğinin, Spider-Man 1960‘lar çizgi filminin temasının yeniden düzenlenmiş hali olması.

  • İlk filmde yakaladıkları lise öğrencileri hissiyatının halen korunuyor oluşu.
  • Avengers: Endgame filminden sonra geçiyor olmasına rağmen evren hakkında hiçbir spoiler vermiyor oluşu. Adeta Homecoming’den sonraki filmlerin hiçbiri yaşanmamış bir şekilde devam edilmiş bu da Endgame’in gizemini korumasına yardımcı oluyor.
  • Amerika’dan farklı ülkelerin ışığında Spider-Man’i görebiliyor olmak.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here