Cumartesi, Ağustos 19, 2017

Margaret Atwood, 1984 yılı baharında Batı Berlin’deki mütevazı odasında Damızlık Kızın Öyküsü‘nü yazarken bundan tam 33 yıl sonra romanının altın çağını yaşayacağını düşünmüş müdür acaba? Peki ya geçmişteki insanlık acılarından yoğurduğu hikayesinin 21. yüzyılın sözde modern toplumunun dinamiklerini bu kadar iyi yansıtabileceğini? Bir distopyanın günümüz gerçekliğine bu kadar yakın olması normal mi? Kafanızda gerçek anlamda bir şeylerin canlanması adına şu alıntıya bir göz atmakta fayda var:

“Artık gerçeklerin farkına vardım. Öncesinde uyuyordum. Her şey de bu yüzden oldu zaten. Meclis binasında katliam yaptıklarında hiçbirimiz uyanmadık. Suçu teröristlere attıklarında, anayasayı askıya aldıklarında. O zamanlarda da uyanmadık. Geçici olacağını söylemişlerdi. Zaten hiçbir şey bir anda değişmez. İçinde olduğun kazan yavaş yavaş ısınırken farkında olmadan haşlanarak ölürsün.”

Size de hayli tanıdık gelmiyor mu? Bu daha başlangıç. 2017’nin en çarpıcı televizyon olayını daha yakından tanımanın zamanı geldi de geçiyor. İşte karşınızda The Handmaid’s Tale izlemek için 5 sebep:

1 – Anlatılan Bizim Hikâyemiz

The Handmaid’s Tale’e gücünü veren en önemli şey tartışılmaz olarak Atwood’un zamansız ve evrensel hikâyesi. Hikâye temel olarak gelecekte Amerika Birleşik Devletleri’nin yerinde yükselen Gilead adlı distopik bir ülkeyi anlatıyor. Yaşanan nükleer savaşlar sonrası nesli tükenmekte olan insanoğlu çareyi ülkedeki tüm doğurgan kadınları toplama kamplarına alıp, onları “damızlık” olarak yetiştirmekte buluyor. Bu kadınlar ya da onların deyimiyle “iki ayaklı rahimler”  her ay en doğurgan zamanlarında sahipleri tarafından “seremoni” adı altında tecavüze uğrayıp hamile kalmaya zorlanırken, tüm Gilead bir korku imparatorluğu halini alıyor. Bu noktada muhafazakar ve kapalı toplumların yükselişte olduğu günümüz dünyası Gilead’ın yumuşatılmış bir ön gösterimi aslında. Dizide de her şeyin başlangıcı olarak gösterilen kadın bedeni üzerine herkesin ahkam kesmekten geri durmadığı ortamın tasviri rahatsız edici derecede gerçekçi ve bizden. Bahanelerin arkasına sığınarak aslında hiçbir şeyin değişmediği ve her şeyin yolunda olduğunun devamlı olarak telkinini sindirmek zorunda olan bizler için The Handmaid’s Tale’i izlemenin oldukça rahatsız edici olduğunu itiraf etmek gerek. İşte The Handmaid’s Tale bu, devamını izlemekten korkacağımız bir hikâye. Hikâyemiz…

2 – Gözlere Bayram Bir Sinematografi

The Handmaid’s Tale’in ekranlardaki başarısının ve oldukça başarılı bir roman uyarlaması olarak anılmasının temel sebeplerinden biri de ince ince işlenmiş sinematografisi. Atwood’un üslubunu ve muhteşem betimlemelerini seyirciye sinemasal bir şölenle aktarma işini ustalıkla yapan ekibin başarısını ayakta alkışlamamak elde değil. Umutsuzluğun renkleri, baskının renkleri, isyanın renkleri, geçmiş güzel günlerin renkleri… Karakterlerin duygularını ve içinden geçen her şeyi seyirciye olanca çıplaklığıyla aktarmayı başaran nefis çekimler. The Handmaid’s Tale’in her biri bir sinema filmi kalitesindeki sekansları sizi ekrana kilitleyecek.

3 – Elisabeth Moss

Dizinin tüm oyuncu kadrosu işlerini fazlasıyla iyi yapıyor ancak birbirinden başarılı ve deneyimli oyuncunun arasında kendine verilen başrol fırsatını ayakta alkışlanacak derecede iyi değerlendiren Moss’u ise rahatlıkla diziyi izleme sebeplerimizden biri olarak gösterebiliriz. Daha önce Mad Men ile televizyon dünyasına başarılı bir giriş yapan Moss büyük çıkışını The Handmaid’s Tale gibi bir projede yaparak yılın en başarılı oyuncularından biri haline geliyor. Hikâyemizin anlatıcısı Offred’e kelimenin tam anlamıyla hayat veriyor Moss. Her bakışında, konuşmasında ve hatta yalnızca sustuğu anlarda bile…Umutsuzluğu, çaresizliği ve yalnızlığı iliklerimizde hissettiriyor.

4 – Muhteşem Müzik Seçimleri

The Handmaid’s Tale, müzikleri de hikâye anlatıcısı olarak kullanıyor. Müzikseverlerin epey hoşuna gidecek bu taktikle her bölümün finalinde kapanış jeneriğiyle birlikte hikaye muhteşem şarkı seçimleriyle anlatılmaya devam ediyor. Lesley Gore’dan You Don’t Own Me, Nina Simone’dan Feeling Good, Simple Minds’tan Don’t You (Forget About Me)’ye kadar sayısız sürpriz sizi bekliyor. Nefis soundtrackleri dinlemek isteyenleri buraya alalım:

5 – Eleştirmenlerin Gözdesi

Dizi Metacritic‘de toplamda 40 eleştirmenin verdiği puanların ortalaması olarak 100 üzerinden 92 alırken, Rotten Tomatoes‘da yılın en iyi dizilerinden biri olarak sertifikalandı. Tüm bunların doğuracağı sonuç kaçınılmaz oldu ve geçtiğimiz haftalarda açıklanan Emmy adaylıklarında 13 dalda aday olarak tüm dünyanın dikkatini çekmeyi bir kez daha başardı. Birkaç gün önce düzenlenen Television Critics Awards‘da da “Yılın Tv Programı” ve “En İyi Drama Dizisi” ödüllerini aldığını da söylememiz şaşırtıcı gelmeyecektir artık. Tüm bunların ötesinde diziyi bağrına basan sadık bir izleyici kitlesini oluşturmayı başardı The Handmaid’s Tale. Üstelik sadece 10 bölümlük tek bir sezonla.

Damızlık Kızın Öyküsü okunmayı, izlenmeyi, anlaşılmayı bekliyor. Gün gelip de gerçekliğimiz kurgunun ta kendisine dönüşmeden evvel.

Bonus: Trailer

Sanatın her dalına tutkun. Daimi öğrenme aşkıyla yanıp tutuşan heyecanlı bir ruh.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı