Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
72

Sylvia Plath Alman asıllı Amerikalı şair ve yazardır. Yaşadığı dönemin trajik zorluklarıyla ve intiharı ile bilinen Plath, yarı biyografik ve depresyon konulu kitabı olan Sırça Fanus ile hafızalarımızda yer etmiştir. Gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden birisidir aynı zamanda.

27 Ekim 1932 yılında dünyaya gelen Plath, 11 Şubat 1963 yılında dünyaya geldikten tam 31 yıl sonra ise vefat etmiştir. 31 Yıllık yaşamına birçok önemli eserler bırakan Plath’in en önemli eserlerinden biri başlıkta da gördüğünüz üzere Sırça Fanus’tur. Hayatı boyunca babası olan Otto Plath’den nefret etmiş ve ilk şiirini de babasını kaybettikten sonra 8,5 yaşında yazmıştır.

Çocukluk yıllarında psikolojik rahatsızlıkları ortaya çıkmış ve hayatı boyunca manik depresif bozukluğuyla yaşamıştır. 1950 yılında henüz daha 18 yaşındayken ilk intihar girişiminde bulunmuştur. Annesi ve kardeşi onu evin şöminesinin yanında yatarken bulmuşlardır. Annesi Sylvia’nın intihar girişimini şöyle açıklamıştır: ”Sylvia diğerlerinden farklıydı, herkes intihar ettikten sonra bulunmak ister ancak o bunu istememişti onu şans eseri bulduk.”

Bu kadar güzel, güleç bir kadın nasıl oluyorda bu kadar karamsar olabiliyordu? Sylvia çocukluğundan beri karamsar büyümüştü ve hayatı hep o yönde ilerledi. Cambridge Üniversitesi’ni burslu kazanan Plath’ın yazdığı şiirleri de okul gazetesi tarafından yayımlanıyordu. Büyük aşkı Ted Hughes ile de üniversite yıllarında tanışmıştı.

Eksik Figür Ted Hughes

Plath, hayatının aşkı olan Ted Hughes ile 1956 yılında tanıştı. Ted de Plath gibi şairdi. İkisi de şair oldukları için birbirlerinin yazılarını eleştirebiliyor ve fikir alışverişi yapabiliyorlardı. Ted Hughes, Sylvia için oldukça önemliydi çünkü küçük yaşta babasını kaybeden Plath onu hayatında hep eksikliğini hissettiği erkek figürü yerine koymuştu. Bu yüzden de Ted’in bütün düşünceleri ve görüşleri her zaman Sylvia için çok önemli olmuştu. Tanışmalarının üzerinden daha 1 yıl geçmeden evlenmeye karar veren ikili evlendikten sonra Amerika’ya taşındı.

Kompleks Başlangıçları

Çiftin evlendikten sonra iki çocukları oldu, Sylvia ne kadar yazmaya çalıştıysa da yaratıcılığının kaybolduğunu düşünüyordu. Bunun yanı sıra dikkat çekici bir güzelliğe sahip olduğunu düşünmeyen Amerikalı şair bunu bir komplekse dönüştürmüştü ve Ted’in kendisini aldattığından şüpheleniyordu. Böyle düşünmekte de haklıydı. Ted yavaş yavaş Plath için bir düşmana dönüşüyordu ve bu düşünceleri şiirlerine de yansıyordu. Evlendikten ve çocukları olduktan sonra eve tıkılıp kalan şair, şiirlerinde bu evden diri diri mezara gömüldüğü yer olarak bahsediyordu. Yaratıcılığını ve ilhamını günden güne kaybettiğini düşünen Sylvia, hayatının aşkıyla evlendiğini düşünürken birden hiç istemediği hayat olan ev kadını modeline bürünüp evde kocasını bekleyen ve çocuklara bakan biri haline gelmişti.

Ted Hughes’in Gizli Aşkları

İlk çocuklarının doğumundan sonra Plath ve Hughes’in arası iyice açılmıştı. Sylvia önce Hughes’in öğrencilerinden biriyle birlikte olduğunu öğrenir ve Ted’e karşı güvenini kaybeder. Bu sorunu çözen ikiliyi Ted Hughes’in yeni aşkı kapıda beklemektedir. Yeni taşındıkları muhitte David Wevill ve Assia Wevill çiftine komşu olan Plath ve Hughes çok geçmeden ahbap olmuşlardır ancak bu durum Assia ve Ted’in ilişkilerinin başlangıcı olacaktır. Ted’in Assia’ya olan ilgisini farkeden Sylvia iyice sinirlenmiştir ve bu bardağı taşıran son damla olur.

Tarihe Geçecek İntihar…

Çocuklarını alıp Ted ile yollarını ayıran Sylvia Plath halen daha Ted’e olan duygularını bitiremiyordu. 10 Şubat 1963 günü Ted ile görüşen Plath her şeyi unutmayı teklif etmiş, Ted de Sylvia ile olmak istemiş ancak Ted, Assia’yı bırakamayacağını çünkü hamile olduğunu söylemiştir. Bunun üzerine 11 Şubat 1963 tarihinde Sylvia Plath intihar etmeye karar vermiştir. Masasında Ariel şiirini yazıp çocuklarına kahvaltı hazırladıktan sonra kapılarını kapatıp aralıklarını bezlerle ve bantlarla örten şair, fırının gazını açıp kafasını fırının içine sokarak intihar etmiştir. Söylentilere göre Sylvia 18 yaşındaki intihar girişiminden farklı olarak bu kez ”bulunmayı” istemiştir. İntihar etmeden önce evin hizmetlisine Ambulansı çağır yazılı bir not bıraktığı söylenmektedir ancak ne yazık ki o gün hizmetli işine geç kalmıştır ve Sylvia Plath evinde ölü bulunmuştur.

Karamsar şiirin ve gizdökümcü akımının başrollerinden biri olan, 20. yüzyıla damgasını vuran şair Sylvia Plath’in ölmeden önceki yazdığı son şiir olan Ariel ile yazımıza noktayı koyuyoruz.

 

Durur karanlıkta.
Sonra maddesiz mavi
Boşalır kayalıktan ve uzaklardan.

Dişi aslanı Tanrı’nın,
Nasıl da birlikte büyüdük,
Topukların ve dizlerin ekseni!

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
72

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here