“Siyahlar köleyken en azından köle olduklarını biliyorlardı. Sizin hiçbir fikriniz yok!”

Bu adam hakkında pek bir şey yazmak istemiyorduk aslında. Çünkü yalnızca 1 saatlik meşhur stand-up gösterisini aşağıda paylaştık ve oradan bir yargıya varabilirdiniz onun hakkında.
Biz de sadece izleyin isterdik, ama asla “çok zeki ve yaptığı mizah çok ince” diye tanıtıp bırakamazdık.


Mesela, kimleri izlediniz? Türkiye’de en çok kimlere güldünüz, hangi komedyenlere?
Birçoğumuz Cem Yılmaz falan der. Öyleyse size bir öneri: Önce Cem Yılmaz’ın herhangi üç-beş dakikalık bir gösterisini izleyin. Ardından bu yazıya dönün ve Doug Stanhope’u izleyin.

“New York acayip yer. Bok gibi olmasıyla övünen tek yer. İnsanlar sürekli ‘Of çok pahalı… Çok insan var… Çiş kokuyor…’  Mizah gösterileri falan da genelde buradadır ve hep şöyle şeylerle başlar ‘İki metrekare yere her ay 8 bin dolar ödüyorum’ E öyleyse siktir git başka yerde yaşa, yani insanlar neden burada kalıyor? Ama malesef komedi burada işliyor: İnsanların en acınası ve en mutsuz olduğu yerde. Şu an bunları Costa Rica’da cafcaflı bir sahil barında yapmayı ben de isterdim ama ihtiyaçları yok, çünkü onlar zaten gülüyorlar. Zaten mutlular. Doğal olarak. Yani gösteriyi burada çekiyoruz çünkü bu şehir, dünyada olmak istediğim son yer.”

Başta bir sigara yakarak başlıyor şovuna ve ekliyor: “Söyleyeyim: Bütün gösteri boyunca sigara içeceğim.”


“İnsanlar ‘O şehir mi? 20 yıl geriden geliyor’ diyince bayılıyorum. Bana yer ayırtın oradan çünkü ben 20 yıl önce eğleniyordum.
Gerçekten kapalı alanda sigara içilebiliyor muymuş? Ekstazi hiç olmadığı kadar saf mıymış? Gerçekten kolay mı bulunuyormuş? Vay be..  Gerçekten de mağara adamı olmalılar.”


“Bu aralar ilaçlar revaçta. Sizi tam bir mal yapan ilaçlar… Antidepresanlar. Bana da sürekli vermeye çalışıyorlar.. ‘İlişkilerini mahvediyorsun’ evet mahvediyorum çünkü düşünüyorum! ‘Dikkat eksikliğin var’ hayır yok, sadece çok düşünüyorum. ‘Beni dinlemiyorsun’ çünkü senden daha ilginç ve değerli şeyler düşünüyor olabilir miyim?
Yeni nesil hayal gücünden yoksun. Bu aralar hiç camdan aşağı televizyon fırlatan rockstar görebiliyor musunuz?

Susmayan bir beyniniz var mı? Hiç ayıkken uyumayı denediniz mi? İmkansız. Bir kez bir otelde denedim.
Saat 1, 2… Kafamın içinden eski karım bağırıyor: ‘Beni hiç şuraya götürmedin’ 

Doktorum ‘son derece sıradışı ve yaratıcı bir insansın’ dediğinde korktum. Sonra bana Prozac verdi.
‘Haftada 45 saat masa başı iş yapıyorum ve konsantre olamıyorum’ çünkü sıkıcı. Bunun için ilaç almana gerek yok! Sıkılman doğal bir tepki.
‘Olduğun yere gelebilmek için çok emek harcadın.’ Hayır harcamadım? Alkol aldım, sigara içtim, uyuşturucu kullandım. Güzel göstermeye çalışmıyorum, ama olduğum yere böyle geldim.
Kısacası herkesin bir hastalığı var artık; seks düşkünü kızlar psikiyatriste gidiyor ve anlatıyorlar: ‘Övünmüyorum ama tam bir k*şardım… Biraz özgüvensizim çünkü hafif tombulum… Şimdi terapideyim ve Efexor kullanıyorum. Sebebiyse doktoruma göre şuymuş: Ailemdeki erkekler genelde ordu mensubu… Hayatıma birçok erkeği almamın temelinde de bu yatıyormuş…’ vs… YA DA BELKİ SADECE PENİS SEVİYORSUNDUR?”


Bazı içerikler kısa olmalı. Bütün bir gösteriyi de çevirip sunabilirdik belki. Ama bu kadar güzel olmasının sebebi, tüm bunları Doug’ın anlatması. Onun stili. Elinde birası ve sigarasıyla.

Bazen sizin için çok özel olan şeyleri anlatırken, o kadar da iyi anlatamadığınızı fark edersiniz. Çünkü size göre, bunlar sadece bizzat deneyimlenince anlaşılacak şeylerdir.
O yüzden, gerçekten birçok şeyi yazıp sildiğimiz bu yazıyı kısa tuttuk ve özet niteliğinde çeviriler haricinde size olduğu gibi sunduk. İşte Doug Stanhope, ve en meşhur gösterisi: No Refunds.

İyi seyirler.