Heykellerinin dokusunda ve formunda bazen bir ağacı, bazen de bir dağı, kaya parçasını hissettiğimiz Moore’un doğaya duyduğu empati net bir şekilde anlaşılmaktadır. “Figüratif”, “Yarı-Soyut Figüratif” ve “Soyut” yapıtlar veren, taşı ya da ahşabı yontarken, bunun insan eliyle yapılmış değil de sanki doğal olarak oluşmuş izlenimini verme kaygısındadır Moore.

1898 yılında İngiltere’nin Yorkshire Bölgesi’nde doğmuş, eğitimini tamamlayarak öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda sanatçı, burs kazanarak Londra’daki Krallık Sanat Okulu’nda geri kalan eğitimine devam etmesiyle birlikte, 1923 yılından itibaren sık sık Paris’e giderek sanatsal birikimini artırmış ve ilk özel sergisini, 1928 yılında Londra’da bulunan Warren Galeride açmıştır.

Warren Gallery, London, 1928

Aynı yıl, ilk heykel siparişini de alan Moore, 1926-1939 yılları arasında öğretmenlik yapmış ve 1933 yılında da “Unit-I”e üye olmuş, 1936’da İngiliz “Sürrealist Grubu”na girmiştir. Sanatçı, 1940 yılında hava hücumlarına karşı yaptırılan sığınaklar için meşhur desenler serisini hazırlamıştır.

Tube Shelter Perspective, Henry Moore, 1941

 

Grey Tube Shelter, 1940

Modern dünyayı heykel için olanaklı hale getiren şey soyutlamadır ve Moore’un XX. yüzyıl heykel sanatı adına yaptığı en önemli eylem de budur. Sanatçının, heykelini şiirsel yapan unsur, benzetmede kullandığı simgesel güçtür. Çalışmalarını oluştururken insandan ve kadından yola çıkarak, yine onun kimliğiyle örtüşen heykelleri yaratma eylemi ile hayal gücünün sınırsızlığını gösterir.

Reclining Figure, Plaster and string on a wood base
1054 x 2273 x 892 mm, 1951

Çevresindeki her şey sanatçının bilinç süzgecinden geçerek biçime dönüşmüş. Seri üretim haline dönüştürdüğü “Uzanan Kadın” figürlü heykellerinde kadın ve onun doğadaki tanımlaması saf bir biçimde betimlenmiştir.

Recumbent Figure, Green Hornton stone
889 x 1327 x 737 mm, 1938

Yaslanmış kadın figürü dalgalı bir manzarayı andırıyor ve Moore’un, Pablo Picasso ve Jean Arp’ın eserlerinde yer alan yumuşak, organik formlara olan ilgisini gösteriyor.

Family Group, Bronze
1635 x 1385 x 845 mm,
1949

Family Group, ilk büyük bronz heykelidir. Savaş sonrası dönemde,  kemer sıkma ve yeniden yapılanma değerlerinin simgesi olarak gösterilir.

King and Queen, Bronze
1635 x 1385 x 845 mm, 1952-5

Heykeltraş, Kral ve Kraliçe fikrinin eski Mısır heykellerinden ve kızına okuduğu masallardan ortaya çıktığını belirtiyor. Diğer insanlar ise, kendisinin ve eşi Irina’nın bir fotoğrafıyla ilişkili olabileceğini veya o yılın Kraliçesi II. Elizabeth’in taç giyme töreninden esinlenmiş olabileceğini öne sürüyor. Bazı eleştirmenler, heykelin doğalcılık ile fantezinin olağandışı kombinasyonundan hoşlanmamalarına rağmen, Kral ve Kraliçe, Moore’un en ünlü eserlerinden biri haline geliyor.

Sanatçının heykellerinde en önemli özellik; figüratif soyutlama anlayışına, hem form hem de tema açısından, farklı ve özgün bir bakış getirmesidir. Sanatçıyı, kendi çağı içerisinde önemli bir yere getiren yenilikleriyle, yapıtlarını figürden uzaklaşmadan yapmış olsa bile, boşluğun kullanımı bakımından heykel sanatında öncü bir rol oynamış. Boşluğa kişisel bir anlayış ve form vererek, onu kütle kadar önem verdiği bir plastik eleman gibi kullanmıştır.

 

Kaynaklar

1,

2, ASOS Journal the Journal of Academic Social Science/ December 2014 p:8-22

3, Önder Şenyapılı, Otuz Bin Yıl Öncesinden Günümüze Heykel Sanatı, Ankara, 2003, s. 77

4, Allemand Claude, Manfred F. , Cosneau & David Mitchinson, Henry Moore,From The İnside Out, New York, 1996, s. 7-17

5, Norbert Lynton, Modern Sanatın Öyküsü, İstanbul, 2004s. 378

6, Jonathan Fineberg, 1940’tan Günümüze Sanat, Çev. Simber Atay Eskier & Göral Erinç Yılmaz, Karakalem Kitapevi Yayınları, İzmir, 2014, s. 123

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here