Tim Burton, Wes Anderson, Will Vinton, Henry Selick, Chris Butler, Sam Fell, Mike Johnson, Adam Elliot gibi kendi tarzlarına sahip yönetmenlerin ellerinin değmiş olduğu bir çekim tekniği var: stop-motion.

Model animasyonu veya 3 boyutlu animasyon olarak da anılan stop-motion, aslında tarihi oldukça eskilere dayanan bir çekim tekniği. Kuklaların ya da herhangi bir üç boyutlu nesnenin kare kare fotoğraf çekme yöntemiyle canlandırılması olarak adlandırılan bu teknik, oldukça zahmetli ve detay gerektiren bir iş. Bu teknikte çekilen her karenin art arda dizilerek oynatılmasıyla hareket elde edilirken her bir saniye için 12 ila 24 arasında kare çekilmesi gerekiyor. Stop-motion tekniğinin genel anlamda üç ana alanda kullanıldığını görüyoruz: karakter animasyonunda, setlerin/dekorların oluşturulmasında ve ekstra efektlerde.

Saniyede 12 poz tekniğinin ortaya çıkmasının arka planında aslında Eadweard Muybridge isimli fotoğrafçının, atların dörtnala koşarken ayaklarının havada asılı kalması ile ilgili bir bilimsel tartışmayı delillendirmek üzerine ortaya çıkardığı söylenmekte. Eadweard Muybridge’in 1872 yılında chronophotography isimli tekniği keşfetmesi üzerine 1 saniyede dört nala koşan bir atın 12 fotoğrafını elde etmiş oluyoruz.

1895 yılında ise Lumière Brothers‘ın sinematografi ve Georges Méliès‘in özel efektler üzerine araştırmaları, sinemanın saniyede 24 görüntü yansıtarak yaratılmasını sağlıyor ve ilerleyen zamanlarda sinemaya yapacakları büyük katkının yanı sıra aynı zamanda bu tekniğin bulunmasıyla birlikte doğaüstü ve fantastik canavarların filmlerin içine dahil olmasının da önünü açmış bulunuyorlar. Ekspresyonist Alman bakış açısı hızlı bir biçimde Nosferatu, Metropolis, The Cabinet of Doctor Caligari gibi canavarları sinema hayatına kazandırırken ilerleyen zamanlarda Universal Stüdyoları popüler kültüre karışacak Dracula, Frankenstein, The Mummy gibi fantastik canavarların da zemini hazırlamış oluyor.

Saniyede 12 poz ve 24 poz elde etme konusunda elde edilen gelişmeler, 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde sinemada yerini bulmaya başlamış durumda. Tarihteki stop-motion tekniği ile çekildiği düşünülen ilk film olan The Humpty Dumpty Circus, Albert E. Smith ve J. Stuart Blackton tarafından 1897 yılında ortaya koyuluyor.

Nitekim televizyon tarihine baktığımızda, stop-motion tekniğinin sinema-film dünyasına geçmeden önce televizyon şovlarında sihir gösterileri gibi alanlarda nesneleri hareket ettirmek için kullanılmaya başlanmış olduğunu görüyoruz. Tüm dünyaya dağıtımı yapılan ve bu türün duyulmasını sağlayan ilk uzun metrajlı stop-motion animasyon ise Tim Burton’ın 1993 yılında yayınlanan ve Henry Selick’in yönetmen koltuğunda oturduğu The Nightmare Before Christmas filmi.

Maketlerden, yeşil/mavi perdelerden, bilgisayar grafiklerinden ve hareket yakalama tekniklerinden bir bütün olarak yararlanılan stop-motion animasyonlar, basit bir sihirbazlık numarasından veya belki de bir bilimsel iddiadan ortaya çıkıp günümüzde konuları politikadan drama varana kadar genişlemiş uzun metrajlı filmler olarak vizyonlarda bulunuyor.

Kaynakça:

http://www.tim-burton.net/dossiers-et-analyses/la-stop-motion/

https://en.wikipedia.org/wiki/Stop_motion

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here