Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
409

1917 Bolşevik Devrimi’nin sadece siyasal rejim ile ilgili olmadığını, sinema tarihine girip modern sinemanın ilk adımlarını attığına bir önceki yazımızda değinip, Kuleshov, Pudovkin ve Vertov gibi yenilikçi yönetmenlerin “kurgu-montaj-gerçeklik üçgeninde sinemaya girişini konu edinmiştik. Sovyet Sineması’nın yükseliş dönemi özelliklerinden sonra, tüm dünyada kabul gördüğü dönemi de bu yazıda inceliyoruz. Bugün modern sinemadan bahsederken, Sovyet biçim-felsefe tekniğini ve sinema sanatındaki sembolik-estetik algısının geçerliliğinin söz konusu olması, bu dönem sineması üzerinde bu kadar durmamızın önemini açıklıyor. Sovyet Sinema’sının, sınırları aşıp sinema tarihine yön veren bir öncü olmasında, özgürlükçü-halkçı düşüncesi ve sanatçılarının yenilikçi olması önemli bir etkendir. Bu yeniliklerden olan ve sıklıkla bahsettiğimiz kurguyu, 1898 doğumlu yönetmen Sergei Eisenstein ile pekiştirelim.

Sergei Eisenstein (1898-1948)

Filmin sanat ortamında bir dil olarak kullanılmasında büyük pay sahibi diğer bir isim de Sergei M. Eisenstein‘dır. Yönetmenin Devrim Üçlemesi olarak bilenen 3 büyük eserinden ilk olan Stachka (Grev-1925), ilk uzun metrajlı filmidir. Film, Çar Rusyası’nda geçer. İşçilerin çalıştıkları fabrikadaki grevlerini ve Çar askerlerinin grevi bastırması konu edinilir. Bu filmde Eisenstein, Çarpıcı Kurgu adı verdiği yeni tekniği oluşturmuş ve perdede gösterilen olaydan bağımsız olarak yeni bir anlam yaratmaya çalışmıştır. 2 farklı olay ile ilgili çekimlerin art arda birleştirilmesiyle, izleyicinin duygusal olarak yeni bir anlam zinciri kurmasını ve bu yeni anlam üzerine düşünmesini sağlar. Bu yöntem filmde canlılık uyandırır. Bu kuramı ilk kez uyguladığı Grev filminde, grevi basan Çarlık askerlerinin görüntüsü ile mezbahada hayvan kesimi görüntülerinin art arda verilmesi, düşünce olarak yeni bir anlam yaratır. Bunu perdede izleyen izleyici işçilerin hayvanlar gibi katledildiğini düşünür. Çok zekice bir propaganda tekniği değil mi sizce de? Yönetmenin amacı yönlendirmektir ve gayet başarılı olur.

UYARI ! AŞAĞIDA VERİLEN VİDEO RAHATSIZLIK VERİCİ GÖRÜNTÜLER İÇERMEKTEDİR. ETKİLENECEK OKURLARIMIZIN İZLEMEMESİNİ TAVSİYE EDERİZ.

Eisenstein’in Grev filminden Çarpıcı Kurgu örneği;

Battleship Potemkin (Potemkin Zırhlısı/1925), Eisenstein’ın baş yapıtı olup teknik, ses, içerik ve sanatsal başarısı ile dünya çapında ün kazanmasını sağlayan filmdir. 1905 yılında gerçekleşen isyanı konu edinir film. Çar, Kanlı Pazar olarak adlandırılan günde, halktan pek çok kişiyi öldürür. Bunun üzerine gerilen siyasal ortam ile isyanlar baş gösterir. Potemkin Zırhlısı’nda bulunanların zor şartları nedeniyle isyan etmeleri, isyanın büyümesine yol açar. Çar, daha fazla kan dökerek isyanı bastırmaya uğraşır. 1905 yılında yaşanan bu olay Potemkin Zırhlısı’nda anlatılmaktadır. Film 5 bölümden meydana gelir.

İnsanlar ve Kurtlar: Burada Potemkin Zırhlısı güvertesinde denizcilerin kötü yaşam koşulları ve kurtlu et yemeye zorlanmaları anlatılır.

Denizde Dram: Denizciler kurtlu et yemeği reddederler. Kaptan ısrar eder ve ayaklanma başlar. Et yemeyen insanların bir bölümünün üzerine muşamba örtülür ve askerlerden bu denizcileri öldürmeleri emredilir. Askerler emre uymazlar. Komutanlar devrilir. İsyan başlar.

Ölü Adam Adalet Arıyor: Zırhlı, Odessa Limanı‘na demirler. Vakulenchuk’un cenazesi sahile çıkarılır. Odessa halkı bu durumu dehşetle karşılar ve sinirlenen halkın ortasına kızıl bayrak çıkarılır. İsyan başlamak üzeredir.

Odessa Merdivenleri: Halk, merdivenlerin üzerinde toplanır. Ama Çarın askerleri ateşe başlar. İnsanlar merdivenlerden inmeye başlarlar. Birçok kişi ezilerek ya da açılan ateş sonucunu yaşamını yitirir. Zırhlı, Çarın karargahını bombalamaya başlar.

Filoyla Karşılaşma: Bu son bölümde; akşam yavaş yavaş kentin üzerine inmeye başlamıştır. Halk ve denizciler kucaklaşmaktadır. Zırhlı, Çar gemisiyle karşılaşır, toplar hazırdır ama ateş edilmez. Potemkin Zırhlısı, gemilerin arasından süzülerek kaybolur.

Potemkin Zırhlısı, kurgusu ile Sinema Dünyası’nda büyük bir sarsıntı gerçekleştirir ve Paralel Kurgu başarıya ulaşır.

Filmin en etkileyici sahnesi olarak kabul edilen Odessa Merdivenleri sahnesinde, askerlerin açtığı ateşten kaçan halkın, genel çekimde, merdivenlerden aşağıya doğru telaşla inmeleri görülürken, araya dehşet ve korku dolu gözlerin, yüz ifadelerinin, sendeleyen ayakların görüntüleri girer. Bu sahne kalabalığın sağladığı devingenlik, duygusal yoğunluğun ve kurgu ritminin artmasını sağlar. Böylece kurgu ve içerik, birbirini destekleyen 2 unsur haline gelir.

Eisenstein, Potemkin Zırhlısı filminin ardından Oktyabr/October (Ekim-1928) isimli filmini çeker. Potemkin Zırhlısı ile elde ettiği büyük başarı ile yeni filminde daha özgür davranmış, kişisel isteklerini ön planda tutmuştur. Filmin özelliği, Ekim Devrimi’nin 10. yılına özel çekilmiş olmasıdır. Bahsettiğimiz Devrim Üçlemesi’nin son filmidir. Bu özel gösterimi gerçekleşecek film için yönetmen Sergei M. Eisenstein, daha titiz ve daha kapsamlı araştırmalar yapar. Yönetmen yüzlerce fotoğraf, gazete, belgesel ve belgeleri inceleyerek araştırmalarına başlar. Tüm bu çalışmaların amacı; Gerçeklik Yaratmak‘tır. Ekim’de, Potemkin’den farklı olarak yeni sinematografik ögeler tanıtılmıştır. Film, soyut fikirlerin ifade edilmesi için bir dizi formüller bütünü içermektedir. Ekim filmi, Entelektüel Kurgu‘nun örneklerinin tam bir farklılığını içermektedir ve bu metafizik formüllerin bir bütün alanıdır. Kevensky’nin gücünün artması, Kışlık Sarayı’nın basamaklarını, tamamen aynı adım atma biçimiyle hicvetmesi ile bunu örneklendirebiliriz. Ekim filminin diğer bir özelliği, Eisenstein’ın ses etkisini görsel olarak kullanma girişiminde bulunduğu bir yapım olmasıdır. Aurore zırhlısından ateş edilmesi, ritmik bir açılış ve diyaframın kapanması ile filmleştirilmiştir.

 

kaynak: 1 , 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
409

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here