Cumartesi, Ağustos 19, 2017

“Her şeyin bir nedeni olduğuna inanırım. İnsanlar değişir ve siz de umursamamayı öğrenirsiniz. Bir şeyler ters gider ve böylelikle her şey yolundayken bunun kıymetini anlayabilirsiniz. Yalanlara inanırsınız ve sonunda kendinizden başka kimseye güvenmemeniz gerektiğini anlarsınız ve bazen iyi şeyler biter ki daha iyileri başlayabilsin.”Marilyn Monroe.

Amerikalı aktris Norma Jean Mortensen, herkesin bildiği adıyla Marilyn Monroe, 1 Haziran 1926’da doğdu. Babası Edward Mortensen, o doğmadan önce annesini bırakıp gitmişti. Annesi Gladys Baker Monroe’nun da ağır bir sinir hastalığı geçirip hastaneye kaldırılmasıyla, küçük Norma Jean’in yetimhanedeki yaşamı başlamış oldu. Yetimhaneden ayrılıp bir tanıdıklarının yanında kalmaya başlasa da, burada da rahatsız oldu ve 16 yaşında bir fabrikada çalışan Jim Dougherty ile 1942 Haziran’ında, bir ailesi olduğu ve bir daha yetimhaneye dönmemek için evlendi. Fakat bu evliliği yalnızca 1946 yılına kadar sürecekti.

Burbank’te fabrikada çalışırken keşfedilmesiyle modelliğe başladı ve hayatı Marilyn Monroe olarak tamamen değişti. Fakat bu ismi hiç sevmiyordu ve bir keresinde nasıl yazıldığını bilmediğini bile itiraf etmişti. Gittikçe ünlenen Marilyn, “Sarışın Bomba” olarak anılan bir ikona dönüştü. Bundan sonra ise 1954’te ünlü beyzbol oyuncusu olan Joe Di Maggio ile kendisine ilgi gösterdiği için evlendi. Fakat bu evlilik oldukça kısa sürmüştü, aynı yıl içinde sonlandı. İddialara göre Di Maggio, “The Seven Year Itch (Yaz Bekarı)” filmindeki meşhur uçuşan elbise sahnesi için ona şiddet uygulamıştı.

“The Seven Year Itch” filminden o meşhur sahne (1955)

1956’da kendi sinema firması olan Marilyn Monroe Productions’ı kurdu. Fakat Marilyn’in başarısı ve ünü arttıkça mutsuzluk, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı da artıyordu. 1956’da oyun yazarı Arthur Miller’la ise kendisini ciddiye aldığı için evlenmişti. Miller’la olan evliliği ise 21 Haziran 1961’e kadar sürdü.

Bundan 1 yıldan biraz fazla süre sonra, 5 Ağustos 1962’de, 36 yaşında Bretwood’daki evinde aşırı dozda ilaç almış ve çıplak bir şekilde, bir elinde telefonla yatağında ölü olarak bulunacaktı Marilyn. İlk olarak intihar ettiği söylenecekti fakat ölümünün bir cinayet olabileceği şüpheleri de ortaya atılacaktı. Ölümünün bir cinayet olarak gösterilmesinin arkasındaki neden ise Monroe’nun 35. ABD Başkanı John F. Kennedy ve Kennedy’nin kardeşi Robert “Bobby” Kennedy ile ilişki yaşaması olacak, hatta Bobby Kennedy’nin bizzat Monroe’yu öldürdüğü bile ortaya atılacaktı. Kennedy ailesi ile olan bu yakınlığı sebebiyle Monroe, zaten FBI tarafından da takip edilmekteydi.

Marilyn’in Kennedy’nin doğum günü için söylediği “Happy Birthday Mr. President (Mutlu Yıllar Bay Başkan)” şarkısı da Monroe-Kennedy ilişkisine kanıt olarak gösterilen olaylardan biri olmuştu.

Marilyn Monroe, hayatı boyunca sevilmek, değer görmek, bir yerlere ait olmak istedi. Kendine güveni yoktu ve ailesiz büyüdüğü için hep sevgiye ihtiyacı vardı. Sürekli kabul görmek ve beğenilmek istiyordu. Bu yüzden pek çok evlilik yaptı ve pek çok kişiyle ilişkisi oldu. Bu ihtiyacını da kendi sözleriyle “Ben küçükken kimse bana güzel olduğumu söylememişti. Bütün kızlara güzel oldukları söylenmeli, gerçekte güzel olmasalar bile.” diyerek ifade ediyordu. Kendine meşhur “aptal sarışın” rolü giydirildiği için gerçekte de böyle olduğu sanılıyordu. Fakat daha sonrasında IQ’sunun Einstein’dan bile fazla olduğu iddia edildi.

Kimilerine göre intihar eden, kimilerine göre Kennedy’ler tarafından öldürülen, kimilerine göre de doktorları tarafından öldürülen Marilyn Monroe’nun ölüm nedeni bugün bile hala kesin olarak bilinmese de onun muhteşem bir sinema ikonu olduğu ve bu nedenle ölümünden yıllar sonra bile hala gıptayla anıldığı kesin.

BONUS: Lana Del Rey’in önce “Happy Birthday Mr. President” şarkısıyla Marilyn Monroe’yu canlandırdığı, daha sonra ise Başkan John F. Kennedy’nin eşi Jacqueline Kennedy’yi canlandırdığı ve Kennedy suikastini de ele alan kısa film tadındaki video klibi “National Anthem”i de aşağıdan izleyebilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

POPÜLER YAZILAR

Game of Thrones’un “Gece Nöbetçileri” IKEA’dan Giyiniyor!
Türk Balesinin Zarif Kurucusu Ninette De Valois
Tüketim Anlayışımızı Yüzümüze Çarpan 20 İllüstrasyon
Filmlerinden Efsane Sahnelerle Edward Norton
Hayali Dünyalara Yeni Bir Geçit
Romantik Piyanist ve Ünlü Besteci Sergei Rachmaninoff
Dünya Tarihinden Çarpıcı Anların Fotoğrafları
Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm
Her Biri Ayrı Hikayeye Sahip 15 Fotoğraf
Mindhunter’ın Yayın Tarihi Açıklandı
Ünlü Eserleri Yumurta Kabuklarına İşleyen Sanatçı: Süreyya Noyan
Düzenin İronik Ölümsüz Senaryosu ve Brecht
Ruhumuzun Melankolik Blues Gitaristi: Yavuz Çetin
Moonlight: 3 Dönem Tek Yüz
Lana Geri Döndü: Bir Arzu Nesnesi Olarak Lust For Life
September Kimdir?

September Kimdir?

14 Ağustos 2017
Sewp: Seksi ve Ölümcül Dövmeler
19. Yüzyılda Akıllara Takılan Soru: 2000’lerde Neler Olacak?
Loving Vincent Filminden Taze Fragman
13 Ağustos 1997: South Park Yayına Başladı
Film, Dizi ve Oyun Dünyasının En Güçlü Silahlarını Yapan Demirciler
Asi ve Özgür: Şebnem Ferah
Son Zamanların En İyi Dizisi The Handmaid’s Tale İzlemek İçin 5 Sebep
Son Zamanların En Havalı Film Müzikleri
Sanatçı Tatsuya Tanaka’dan Minyatür Fotoğraf Projesi
Ciddi Miktarda Spoiler İçeren Game Of Thrones 7. Sezonun Sızan Senaryosu
Will.i.am ve Nicole Scherzinger Louvre Müzesi’ndeki Klibini İzleyin
Hannibal Geri Dönüyor!
21 Maddede Bilinmeyenleri İle Robin Williams
Fotoğraf Sanatına Damgasını Vurmuş 11 Fotoğrafçı