Teknoloji ne kadar hayatınızın içinde? Başka bir deyimle teknolojinin hangi sektörleri insanoğlunun elinden aldığını düşünüyorsunuz?

Bu sözler yeni çıkmış bir Black Mirror bölümü için değil. Teknolojinin ele geçirmeye hazırlandığı yeni sektör olan moda için.

Daha öncelerde müzik sektöründe dijital bir isim hem Instagram kullanıcıları hem de müzik severler arasında 2016 yılında yarı Brezilya, yarı İspanyol, 19 yaşındaki tamamen kurgusal bir karakter olan Lil tanınmış, özellikle Instagram‘da çok popüler olmuştu. Instagram modeli ve müzik sanatçısı olarak geçen Miquela ilk zamanlarda herkesin kafasını karıştırmıştı. Gerçek mi değil mi? Öyle ki Lil, hem kısa zamanda bir fenomene, it-girl’e dönüştü. Bunlarla yetinmeyen Lil, Spotify‘da çıkardığı şarkılarıyla sevenleri şaşırttı. Markalar bu dijital güzel ile çalışmak için sıraya girdi desek yeridir. Son olarak çok konuşulan Calvin Klein reklamında yer almıştı.

Bu girişimden sonra yapımcılar ve tasarımcılar teknolojinin modada ve özellikle Instagram‘da bir yerinin olabileceğini görmekte tabii ki de gecikmedi ve 2018 yılında pek çok kurgusal dijital karakter ortaya çıktı.

Orta Doğu’nun ilk sanal Influencerı Laila Blue, Dubai merkezli ve yarı Fransız, yarı Lübnanlı olarak kendini tanıtırken K-Pop modası ve Japon etkisi ile Imma da kendi göstermeye başladı. Fakat bir isim var ki son zamanlarda gerek gerçekçiliği gerek yaptığı işlerle çok konuşuluyor ve eminiz ki konuşulmaya devam edecek.

Teknoloji şirketlerinin bu tarz girişimlerine alışkınız artık doğrusu. Özellikle Black Mirror sağolsun, hayatımızda bu tarz şeylerin olabileceği gerçeğini bizlere kabul ettirdi. Fakat lüks bir moda markasının kendi sanal model ordusunu yaratacağını düşünmezdik doğrusu.

Fransız moda evi Balmain, ilk etapta üç sanal modelden oluşan bir takım yayımladı. Modellerin adı Shudu, Margot ve Zhi. Shudu’nun Instagram’da 171.000’den fazla takipçisi var ve “dünyanın ilk dijital süpermodeli” olduğunu iddia ediyor.

İlk etapta Shudu’nun sanal bir karakter olduğu gizlenerek normal bir insan gibi Instagram paylaşımları yapıldı. Fakat kısa sürede Shudu’ya olan ilgi o kadar çok arttı ki tasarımcısı gerçeği açıklamak zorunda kaldı. İlk açıklandığında Shudu’nun fanları ikiye bölündü. Bir taraf gerçek bir kadın kullanmak yerine siyahi bir çizimi kullandığını söyleyerek daha alaycı yaklaştı. Diğer taraf ise siyahi güzelliğini ortaya çıkartmak ve desteklemek adına yapılan çok güzel bir iş olduğunu öne sürdü. Shudu, fotoğrafçı Cameron-James Wilson’un evinde ‘Daz 3-D’ adlı bir program aracılığı ile 2017’nin ilkbaharında ortaya çıktı. Tasarımcısı Wilson ise Suhudu için şunları söylüyor;

“Çoğu zaman medya tarafından ifade edilmeyen güçlü ve etkileyici bir güzellik yaratmak istedim. Fenty Beauty ve Tyra Banks’in Shudu’yu gerçek bir model sanarak paylaştıkları resimler kısa sürede popülerleşti. Shudu’nun canlı gibi gözüktüğünü düşünüyorum çünkü oldukça farklı yansıtılıyor. Kıyaslayabileceğiniz tek şey başka moda fotoğrafları, zaten bunlar da çoğu zaman gerçek dışı ve üzerinde oynanmış.”

diyen Wilson, fotoğrafçılıkta kusurları editleyerek yok etmeyi öğrendiğini ancak Shudu’yu yaratırken gözenek veya cilt kabartıları gibi kusurlar eklediğini söyledi.

Balmain, Ellesse gibi markaların yüzü olan Shudu 2019 BAFTA ödüllerinde Swarovski’den özel bir kıyafet giydiğini söylemeden es geçemeyeceğiz.

Shudu, kendisinin siyahi bir kadın olmasından dolayı aldığı eleştirilerin yanında tasarımcısı Wilson’ın beyaz bir erkek olmasından dolayı da çokça eleştirildi. Wilson, siyahi kadınları kullanarak ün sağlamaktan, onlardan yararlanmaktan dolayı da eleştirildi. Öte yandan Shudu; Alicia Keys, Tyra Banks ve Naomi Campbell gibi isimlerden tam not aldı.

Wilson, “Bence tüm iyi sanat çalışmaları tartışmaların ilham kaynağı oluyor ve insanları modellik endüstrisindeki siyahi kadınlara eşitlik sağlanmasını konuşmaya motive ettiği için mutluyum.” sözleriyle tartışmalara karşı olan duruşunu sergiledi.

Dijital modellerin moda sektöründe yavaş yavaş yer almasına neden olan şey maliyet mi? Bunu şimdilik bilemiyoruz fakat dijital modellerin kapris gibi özelliklerinin şu an için olmadığına eminiz. Belki markalar dijital güzelleri anlaşması kolay buluyor. Aynı zamanda bir insanın olamayacağı kadar simetrik, kusursuz güzel olma ihtimalleri her zaman için var. Bunun iyi ya da kötü olduğu tabii ki de tartışma konusu fakat “İnsanların üç boyutlu dünyada mükemmelliğin Shudu gibi ince ve uzun olmak olduğunu düşünmelerini istemiyorum. Herkesin empati kurabilmesini istiyorum.” diyen Wilson, Shudu’dan sonra plus-size model Brenn’i yaratarak, modellerin vücut şekillerinde çeşitlilik olması gerektiğini savunuyor.

Black Mirror dünyasının içine adım adım girdiğimiz günlerde bu tarz şeylere hayretle bakmamayı öğrenmeli miyiz?

Yakın gelecekte modeller işsiz kalır mı bu tamamen bir soru işareti fakat markaların dijital güzellere birer şans vermek istedikleri bir gerçek.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here