Fantastik edebiyatın babası, J. R. R. Tolkien‘in yarım kalmış ve oğlu tarafından derlenerek tamamlanmış kitabı Silmarillion‘da, Orta Dünya kozmolojisi tanımlanmış ve Hobbit ile Yüzüklerin Efendisi’nde gerçekleşmiş olan olayların öncesinde yaşanmış olaylara yer verilmiştir. Silmarillion, üç ana parçadan oluşur:

  1. Ainulindalë (“Ainur’un Müziği”) – Eä’nin, yani Dünya’nın yaradılışı ki bu konuyu şu içeriğimizden öğrenebilirsiniz.
  2. Valaquenta (“Valar’a Dair”) – Valar’ın ve Maiar’ın, Eä’deki iki doğaüstü varlığın tanımı ki bu konuyu şu içeriğimizden öğrenebilirsiniz.
  3. Quenta Silmarillion (“Silmarillerin Tarihi”) – İlk Çağ’da ve öncesinde olan olayların tarihi.

Bu içeriğimizde ise, Silmarillion kitabının en büyük bölümünü oluşturan ve Birinci Çağ‘da geçen Quenta Silmarillion‘da anlatılan Silmaril’lerin trajik destanını anlatan hikayeler zincirini ele alacağız ve “Silmaril nedir? Silmaril’leri özel yapan şey nedir? Silmaril’ler yüzünden neler yaşanmıştır?” gibi sorulara yanıt bulmaya çalışacağız. Quenta Silmarillion oldukça uzun bir bölüm olduğu için, bu içerikte sadece Silmaril’lerin hikayesini ele alacağız. Eğer Silmarillion kitabını okumadıysanız, SPOILER konusunda sizleri uyarmamız gerekiyor.

Yazarın Notu: Quenta Silmarillion bölümünde anlatılan, ölümlü bir İnsan olan Beren ile ölümsüz bir Elf Prensesi olan Luthien’in aşkını da, şu içeriğimizden öğrenebilirsiniz.

1. Silmaril Nedir?

Silmaril, diğer ismi ile Fëanor’un Mücevherleri, Valinor’un İki Ağacı olan Laurelin ve Telperion’un özünden elde edilmiş olan değerli taşlardır. Daha basit şekli ile Silmaril dediğimiz şey, Elf soyundan olan Fëanor tarafından yapılmış ve Orta Dünya’da bir eşi benzeri daha olmayan, üç adet mücevhere verilen isimdir. Elf’ler tarafından yaratılmış en değerli hazine, bu üç Silmaril’dir. Bu mücevherleri yaptığından dolayı da Fëanor’a, “en yetenekli elf” unvanı verilmiştir.

Arda’nın kraliçesi Varda, Silmaril’lerin güzelliğine hayran olmuş ve onlara hiçbir ölümlü eli ve kalbinde kötülük olan birisi değemesin diye kutsamıştır. Böylece bu mücevherlere dokunan kötü varlıklar yanacaktır. Silmaril’lere, her ne kadar Arda’daki hiçbir şeyin zarar veremeyeceği söylense de, Valar’ın bu kristalleri yok ederek, içlerindeki ışığı serbest bırakabileceği de söylenmiştir.

Fëanor, Formenos’a sürgün edilinceye kadar bu Silmaril’leri sık sık özel günlerde giymiştir. Hatta, bu yaptığı mükemmel mücevherler kendi gözünü o kadar kör etmiştir ki, bu mücevherlere takıntıyla bağlanmıştır. Fëanor sürgün edildikten sonra ise, Silmaril’leri Formenos’taki kalesinde demirden bir odada saklanmaya başlanmıştır.

2. Silmaril’ler Neden Bu Kadar Önemli?

Ungoliant ile Melkor, Valinor’un İki Ağacı’nı yok ettikten sonra, bu ağaçların ışığını içeren geriye kalan tek şey Silmaril’ler olmuştur.

Bu nedenle Valar, ışığı tazelemek amacıyla, Fëanor’a mücevherleri teslim etmesi için yalvarmıştır. Lakin Fëanor bunu açgözlülük ile reddetmiştir. Daha sonra ise, bu kararından pişman olmuştur. Zira Melkor, Fëanor’un babası Finwë’yi (Ñoldor’un Yüce Kralı) öldürerek, tüm mücevherleri çalmıştır, Silmaril’ler dahil. Bu olaydan sonra ise Melkor, Orta Dünya’nın kuzeyine; Angband’a, kalesinin bulunduğu yere kaçmış ve Silmaril’leri tacına takmıştır. Böylece de Fëanor, ona Morgoth lakabını vermiştir.

Silmaril’lerini kaybeden Fëanor (ve onun yedi oğlu), Silmaril’leri onlardan uzak tutmaya çalışan herkese savaş açmaya ve o üç mücevheri geri almaya yemin etmiştir. Bu arzu ile de, Fëanor ve Ñoldor’un büyük bir bölümü, Morgoth’u ikna etmek ve Silmaril’leri geri almak için Orta Dünya’ya yolculuk etmiştir. Bu yolculuk ise Orta Dünya’nın İlk Çağı’nı başlatmıştır. Velhasıl Silmaril’ler için Beleriand topraklarında 5 büyük savaş (ki tarihte bu savaşlara ‘Mücevher Savaşları denmiştir.) yaşanmış, lakin sonunda Ñoldor kaybetmiştir. Bu savaşların sonucunda ise Fëanor, Balrog’ların lideri Gothmog tarafından katledilmiştir.

Yazarın Notu: Bu uğurda ise tarihte ilk kez bir Elf, diğer bir Elf’i öldürmüştür. Teleri Elf’lerinden, Morgoth’a yetişmek için gemi yardımı talep eden lakin bu arzusu reddedilen Fëanor, kendi akrabalarını öldürerek gemilerini çalmıştır. Yani Fëanor ve adamları, Arda tarihinde ilk kez akraba kanı dökmüşlerdir.

Morgoth’un bozguna uğraması ise, çok sonra Eärendil adındaki bir yarı Elf’in Aman’a gitmeyi başarıp, Valar’dan yardım etmeleri için yalvarması ile olmuştur. Zira Valar yardım etmeyi kabul etmiş ve Morgoth’a saldırarak, onu yenmiştir. Bu savaşın sonucunda ise Morguth’un kalesi yok olmuş ve bütün Beleriand sular altında kalmıştır. Morgoth ise, Arda’dan sürgün edilmiştir.

3. Mücevher Savaşı’ndan Sonra

Bu savaştan sonra da nice gönüllü Morgoth’un tacından Silmaril’leri geri almak için yollara düşmüş lakin hepsi başarısız olmuştur. Bir ikili hariç: Barahir’in oğlu Beren ile Thingol’un kızı Lúthien (Hikayelerinin tamamını yukarıda verdiğimiz linkten okuyabilirsiniz.) Daha sonrasında ise bu ikilinin kurtardığı Silmaril, Eärendil tarafından, Valar’a bir tövbe belirtisi olarak götürülmüştür. Valar ise, bu Silmaril’i bir yıldız olarak göğe yükseltmiştir.

Kalan iki Silmaril ise, Gazap Savaşı’nın sonuna kadar Morgoth’un tacında kalmaya devam etmiştir. Daha sonrasında ise Fëanor’un oğulları Maedhros ve Maglor tarafından çalınmışlardır. Lakin Maedhros ve Maglor, Silmaril’lere dokundukları anda, Varda’nın koruması nedeniyle elleri yanmıştır. Acı ile, Maedhros kendini ve Silmaril’ini ateş dolu bir çukura; Maglor ise kendi Silmaril’ini denize atmıştır.

Böylece Silmaril’ler Arda’nın üç bölgesine dağılmıştır: Biri gökte, biri yerin dibinde, diğeri ise denizin içinde…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here