Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
141

Füruğ Ferruhzad, şiirde “hüzün” denince ilk akla gelen şairlerden biridir. Onun şiirleri, büyük zorluklar içerisinde geçen hayatının bir yansıması olmuş ve yaşadıklarını en gerçekçi bir biçimde kağıda dökmüştür. Yazdığı cesur dizeler, kapalı bir toplum yapısına sahip İran’da büyük ses getirmiş ve kendisine büyük tepkiler gelmesine yol açmıştır. Bu tepkilere karşın Füruğ, yazmaktan vazgeçmemiş ve mücadelesini sürdürmüştür. Füruğ’un şiirlerine yakından bakalım;

Bak nasıl içinde gözlerimin
Eriyor damla damla keder
Karanlık ve isyancı gölgem nasıl
Tutsağı oluyor güneşin
Bak
Yokoluyor tüm varlığım ve beni
İçine alıyor bir kıvılcım
Fırlatıyor taa doruklara
Bak nasıl
Sayısız yıldızla
Doluyor gökyüzüm benim

Uzaklardan geldin sen ve uzaklardan
Ve kokular ve ışıklar ülkesinden
Şimdi bir teknedeyim seninle birlikte
Fildişi, bulut ve kristal
Götür beni ey yüreğimi okşayan umudum
Götür şiirlerin ve coşkuların kentine

Yıldızlarla dolu bir yol beni götürdüğün
Çıkardığın yer yıldızlardan da yüksek
Bak
Nasıl yandım ben bu yıldızlarla
Ateşli yıldızlarla doldum ağzıma kadar
Durgun sularından gecenin saf ve kırmızı balıklar gibi
Yıldızlar topladım

Eskiden ne kadar uzaktı toprak
Gökyüzünün mor köşelerine
Yeniden duyuyorum şimdi
Senin sesini
Karlı kanatlarının sesini meleklerin
Bak nerelere ulaştım sonunda ben
Samanyoluna, Ölümsüzlüğe, bir sonsuzluğa

Birlikte çıktığımız doruklarda şimdi
Yıka beni dalgaların şarabıyla
İpeğine sar beni öpüşlerinin
İşte beni yeniden bitmeyen gecelerde
Bırakma artık beni
beni yıldızlardan ayırma

Bak tam karşımızda gecenin mumu
Damla damla nasıl eriyor
Nasıl doluyor ağzına kadar uyku şarabıyla
Gözlerimin simsiyah kadehi
Senin ninnilerini dinlerken
Ve bak nasıl
Şiirlerimin beşiğine
Sen doğuyorsun, güneş doğuyor.

Füruğ denince akla ilk gelen temanın hüzün olduğunu söylemiştik. Fakat “Güneş Doğuyor” isimli bu şiirinde “umut” temasından söz edebiliriz. Bu şiirde sevgilisinin gelişiyle içindeki kederin yerini mutluluğa bırakmasını anlatıyor Füruğ. “Sen doğuyorsun, güneş doğuyor.” derken yukarıda bahsettiğimiz kederin, yerini umuda bırakmasını tasvir ettiğini söyleyebiliriz.

Boğuluyorum kederden
Boğuluyorum

Atıyorum kendimi balkona
Gecenin yakıcı tenine dokunuyorum parmaklarımla
Sönmüştür artık ilişkilerin feri
Ve feri sönmüş ilişkiler

Artık kimse beni güneşle tanıştırmayacak
Kimse beni götürmeyecek
Serçeler konukluğa

Ve de kanatların çırpmasını hatırla
Çünkü ölümlüdür kuşlar da

İlk yazdığımız şiirin aksine “Ölümlüdür Kuşlar da” isimli bu şiirinde de yoğun bir umutsuzluk temasını görüyoruz. Son iki dizede kullandığı “Ve de kanatların çırpmasını hatırla, çünkü ölümlüdür kuşlar da.” cümlesiyle de her güzel şeyin bir gün biteceğini ama o güzellikleri her zaman içimizde yaşatabileceğimizi belirtiyor.

Seni istiyorum ve biliyorum
Asla koynuma almayacağım
Sen o aydın ve pırıl, pırıl gökyüzüsün
Ben bu kafeste bir tutsağım

Kara ve soğuk parmaklıklar ardından
Gözlerim hasretle bakıyor yüzüne doğru
Bir elin uzanışını düşlüyorum,
Ansızın ben de uçayım sana doğru

Boş bir anda düşlüyorum
Bu sessiz hapishaneden uçmayı
Gülerek gardiyan adamın gözüne
Yanında yaşama yeniden başlamayı

Düşlüyorum ancak bilirim asla
Bu kafesten kurtulmaya gücüm kalmamış
Gardiyan adam istese bile
Kanatlanıp uçmaya soluğum kalmamış

Parmaklıklar ardında her sabah
Bir çocuğun bakışı güler bana doğru
Sevinç şarkılarına başladığımda
Dudağında öpücükle gelir bana doğru

Şayet bir gün, ey gökyüzü
Kanatlanırsam bu sessiz evden
Ağlayan çocuğa nasıl söylerim
Tutsak bir kuşum vazgeç benden

Bir mumum, canımın alazıyla
Harabeleri aydınlatırım
Sönüklüğü seçersem eğer
Bir yuvayı yıkıp dağıtırım

Füruğ genç yaşta yaptığı evliliğinin ardından eşinden boşanmıştı. Ve İran yasaları gereği çocuğunu bir daha görme hakkına sahip değildi. Oğluna olan hasretini hayatı boyunca acı şekilde yaşamış ve bu hasreti şiirlerinin ana temalarından biri haline getirmişti.

Gecenin bitiminden söz ediyorum
bir de karanlığın
ve ben gecenin bitiminden söz ediyorum

Ey sevgili!..
Eğer gelirsen evime
bir ışık olsun avuçlarının içinde
bir de küçücük bir pencere
seyredeyim diye
mutlu sokağın kalabalığını

İçindeki hüznün, karamsarlığın bitmesini dilediğinden söz ediyor Füruğ, “Armağan” isimli bu şiirinde. “Bir ışık olsun avuçlarının içinde, bir de küçücük bir pencere.” cümlesinde ışık ve pencere imgelerini umudun bir sembolü olarak kullanıyor.

evet gittim! Gittim evet! Affet beni…
Ama arkamdan deme sakın vefasız
çünkü kaçmak düşmüştü benim payıma
anlımıza böyle yazılmış yazgımız.
Ne yaparsın hayat bu; çok acımasız.
Yakan ve yıkan
“onulmaz acılarla taçlanan!”
ki bu aşktır beni
günahların ve çılgınlıkların ortasına atan.

Gözyaşlarım silebildi ancak
hasret öpücüğünün dağladığı
merhemsiz kalmış dudağımı.
Ve gittim.
Varlığım hatırlansın diye bu yarım kalan ezgide
gittim, kurtarmaya onurumu bilinmeyenlerle.

Evet gittim! Gittim ama
ne olur artık nedenlerini sorma.
Benim onulmaz aşkım, senin arzuların
sonra döktüğümüz gözyaşları.
Artık çıkmıştı gizemlerimiz
sakin ve karanlık zulasından dışarı
ve aydınlatmaktaydı sokağı
sanırsın ki sabahın ilk ışıkları.

Evet gittim! Kurumuş gözpınarlarımla.
Yaşamın eteğinden tutarak, ve de karanlığında
Evet! Evet Gittim!
Yeri ve yurdu belli olmayan bir mezarın soğukluğunda.
Çünkü ben yenilmiştim artık bu kavgada.

Evet kaçtım!
Çünkü dayanamam artık parıldayan gözlerdeki yaşa.
Evet kaçtım!
Çünkü duramam bu acımasız tufanın karşısında.
Ve düştü bana yardan ayrılık
kaldı geriye örselenmiş bir vicdan ve bir kalp!
O da kırık!…

Ey onulmaz bir derde düşen gönül!…
Kavrul kendi sıcaklığınla
ve bir daha asla bende kıvılcım arama.
Hayalim ki bir kıvılcımın asiliğinde dağılmaktı evrene
şimdi ise olmuşum bir kuş; hem de esir düşmüş bir kafese…

Örselenen bu yürekle döndüm ben bir deliye.
Haykırdım acılarımı karanlığın dipsiz kuyularına
ve de ağladım kara yazgıma.
Pişmanım tüm söylediklerime
ama olan olmuş artık ne fayda.

Gördüm şimdi!
Şimdi gördüm ve de anladım ki;
layık olamam
sana
ve aşkına.

“Gitmekti Benim Payıma Düşen” adlı bu şiirinde yaşadıklarının ardından çareyi kaçıp gitmekte bulduğunu belirtiyor. Yenilgiyi kabullenmiş ve sevdiğine duyacağını bildiği yoğun hasrete rağmen gitmekten vazgeçmemiştir. Füruğ’nun bolca kullandığı hüzün ve hasret temasını en yoğun şekilde tasvir ettiği şiirlerinden biridir.

füruğ ferruhzad ile ilgili görsel sonucu

Kaynak: Füruğ Ferruhzad, Gitmekti Benim Payıma Düşen-Islık Yayınları

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
141

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here