Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
82

Film ve dizi uyarlamaları ile sinemaya ilham olan, tüm zamanların en popüler dedektifi Sherlock Holmes‘un yaratıcısı; tam adıyla Arthur Ignatius Conan Doyle, 22 Mayıs 1859’da İskoçya’da doğdu (Soyadı Conan Doyle olsa da kökeni bilinmemektedir.). Charles Dickens ve Walter Scott romanları ile büyüyen Doyle, Katolik okullarından mezun olsa da ilerleyen yıllarda Hıristiyanlığı reddederek agnostik olmayı seçmişti.

Eğitim ve Yazarlığa Başlangıç

1876’dan 1881’e kadar Edinburgh Üniversitesi’nde tıp öğrenimi gören Doyle, hikaye yazmaya bu yıllarda başladı ve Chambers’ Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikayesi yayımlandı. Üniversite sonrası gemi hekimliği yapmasının ardından 1882’de Plymouth kentinde hekimlik yaparak kariyerine devam etti. Mesleğinin ilk yıllarında başarılı olamadı, hasta beklerken hikaye yazmaya devam etti. Öyle ki burada ilk önemli eserini yazacaktı. 1887’de yayımlanan Kızıl Dosya’nın, ilk önemli eseri olmasının yanı sıra bir özelliği daha vardı; Sherlock Holmes ilk kez bu eserde yer almıştı.

1906’da eşi vefat eden Doyle, 1907’de tekrar evlendi ve iki evliliğinden beş çocuğu dünyaya geldi. Doyle, aynı zamanda spor ile de ilgileniyordu. Portsmouth’ta amatör bir takımda A.C. Smith takma adı ile kaleci olarak görev aldı. Kariyerinde ise göz üzerine araştırmalar yaparak Londra’da kendi muayenehanesini açtı (Otobiyografisinde tek bir hastanın kapısına gelmediğini yazsa da, bu durum onun yazarlığa daha fazla vakit ayırmasını sağlamıştı.).

-Sidney Paget

Sherlock Holmes

Sherlock Holmes hikayeleri The Strand adlı dergide seri olarak yayımlamaya başlamıştı. Fakat esas konu, Doyle’un kimden ilham alarak bu karakteri yarattığıydı. Rudyard Kipling, başarısını kutlarken yarattığı zeki, kibirli ve duygusuz karakter için ”Bu karakter arkadaşım Joseph olabilir mi?” demiş, Doyle ise eski hocası Joseph Bell’den değil, Edgar Allen Poe’nun C. Auguste Dupin karakterinden esinlendiğini söylemişti.

Öyküler okuyucu tarafından sevilmişti fakat Doyle’un ”Sherlock Holmes’tan o kadar bıktım ki, ona karşı hislerim pâté de foie gras gibi. Bir keresinde o kadar fazla yemişim ki, bugün hala ismini duyduğumda midem ağrıyor.” dediği bilinmektedir. (Gerçekten bu benzetmeyi yaptı mı emin olmak zor fakat, Doyle’un Holmes ile anılmak istemediğine yazımızın son kısmında değineceğiz.)

Sherlock Holmes Öldü Mü?

Pek çok alanda eser veren Doyle, tarihi romanlara ağırlık vermek istediği için Holmes’u Son Sorun adlı hikayede, Profesör Moriarty ile şelaleden düşürerek öldürmüştü. Fakat okurlardan o kadar fazla tepki aldı ki, Boş Ev Macerası adında bir hikaye yazarak Sherlock Holmes’u hayata döndürdü.

20. yüzyıl başlarında Boer Savaşı’nda Birleşik Krallık’ın idari rolünü haklı çıkartan bir kitapçık yazdı ve yayınlandı. The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika’daki Savaş: Nedeni ve İdaresi) adlı kitapçığı pek çok dile çevrildi. 1902 yılında Doyle şövalye ve Teğmen Vekili ilan edildi. –yazdığı kitapçık sebebiyle olduğunu düşünüyordu– Sonrasında Sir Arthur, Büyük Boer Savaşı adlı bir kitap çıkardı. İki kez parlamentoya aday oldu, dikkate değer oylar alsa da iki seferde de seçilemedi.

Arthur Conan Doyle / Harry Houdini

Bunalım ve Perilerin Gelişi

1906’da karısını kaybeden Doyle ardından oğlunu, kardeşini ve birçok yakınını I. Dünya Savaşı’nda kaybetti. Bu kayıplar onu bunalıma sürükledi ve ruhaniyet, ölümden sonra yaşam gibi spiritüel konulara yöneldi. Bu ilgisini eserlerine de aktaran Doyle, 1921’de Perilerin Gelişi adlı bir kitap yazdı. Bu süreçte Amerikalı sihirbaz Harry Houdini de ruhani hareketin öncülerinden olmuştu. Houdini’nin medyumların hareketlerini numaradan ibaret görmesi ikili arasında fikir ayrılığı oluşturdu.

7 Temmuz’da kalp krizi sebebiyle hayatını kaybeden Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes ve Profesör Challenger gibi karakterleri yaratarak; Holmes ile 56 kısa hikaye, 4 roman yazmış, bunlar haricinde bilim kurgu, oyun, şiir ve spiritüel inançlarını yazdığı eserler ile birlikte toplamda 293 eser vermiştir.

Hikayelerin önemsiz başarılar olduğunu savunan Doyle, spiritüelliğin savunucusu ve tarihi roman yazarlığı ile anılmak istese de kazandırdığı hikayelerin günümüzdeki etkisi yadsınamaz bir gerçektir.

Kaynak: 1,2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
82

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here