Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Orijinal Adı: Sherlock Holmes

Yayın tarihi: 2010

Imdb: 9,2

Tür: Suç draması

Önemli uyarı: Yazı spoiler içerir. Bölümleri izledikten sonra arkasından konuşmak için okuyunuz.

Her zaman ki Sherlock Holmes klasiği alakasız bir sahne girişi ile bölümümüz başlıyor… Şimdi bu çay demleme mevzusu kim bilir nerelere gidecek diyor insan. Gerçekten konunun bu kadar mükemmel olması ve senaryonun bu kadar bağdaştırıcı yazılması tam bir ustalık örneği.

Öncelikle söylememiz gerekir ki Sherlock dizisinin en silik ve sıkıcı bölümlerinden biri. Hatta biri değil öyle. Birçok eleştirmen tarafından da ilk bölümden sonra vasat bulunan bölüm, izleyicilerine dizinin devamını izletmeme riskine sahip. Biz bu bölümü izledikten sonra uzun bir süre üçüncü bölüme geçemedik.

The Blind Banker

Bölümümüzün konusu ise Çinli bir kaçakçılık çetesinin işlediği bol bol sembol içeren cinayetlerin çözümlenmesi.

Bir Borsa simsarı ve gazeteci aynı şekilde cinayete kurban gider. Her ikisi de evinde ölü bulunur fakat içeriden bütün kapılar ve pencereler kilitlidir. Kurbanlara da intihar süsü vermeye çalışılmıştır. Tabi Sherlock yer mi? Yemez.

Bölümümüz de yeni müfettiş Dimmock bizlere eşlik ediyor. Kendini kanıtlamak adına Sherlock’un tavsiyelerine namını duymuş olduğu halde asla uymuyor. Sürekli bir şeyler için kanıt isterken kahramanlarımızı yavaşlatıyor ve işlenecek cinayetlerin önüne geçilemiyor. Halbuki Lestrade öyle mi. Sorgusuz sualsiz Sherlock’a itaat.

Size biraz da bu Çinli Black Lotus çetesinin ne kadar aptal olduğundan bahsetmek isteriz. Bölümün başından beri Watson ve Holmes’u gözetleyip, her yerde fotoğraflarını çekip yine de Watson’ı Holmes sandılar evet.

Ya siz bu Çinli çaycı kızın (Soo Lin Yao) evinde Sherlock ile dövüştünüz ama yine de Watson’nın kinaye ile söylediği “ben Sherock Holmes’um mükemmelim ve tek başıma çalışırım” sözünü ciddiye aldınız ve onu Sherlock sandınız… Üzgünüz Çin’li teyze ölmeyi hak ettin.

Şifreli İletişim

Aradıkları kişiyi bulma konusunda iyi olamasalar da şifreli iletişim konusunda Nirvana’ya ulaşmış bir çete var karşımız da. Sherlock’u oldukça oyalayan bu durum neredeyse Doctor Watson’nın ölümüne sebep olacaktı…

Aradıkları cevapların Soo Lin Yau’da gizli olduğunu bilen Holmes, elbette ki onu nerede bulacağını da iyi biliyordu. Müzenin arşivin de çay demlerken. Allah muhafaza ya demlikleri çatlar da bir şey olursa? Kaçıp kurtarmadı kendisini peki ya ne oldu? Erkek kardeşi tarafından öldürüldü…

İnat Ettin de Ne Oldu?

Bu bölüm de en çok hoşumuza giden kısımlar olay sonunda Dimmock’un olay sonrası gelip Sherlock’a “sizin gösterdiğiniz yoldan gideceğim” ezikliği ve bütün olaylara sebebiyet veren dokuz milyonluk şeyin yeşim ejderha tokası çıkması. Bu kadarı da yetmezmiş gibi Borsa simsarının sekreter metresinin saçında çıkması.

Sen git bir sekreter için içinde bulunduğun suç çetesine ihanet et, bu kadar olaya sebebiyet ver, öl. Sekreter de gerçekleri öğrenince “DOKUZ MİLYON” diye sevinerek havalara uçsun. O kadar insan senin için öldü cici kız senin yaptığına bak.

Moriarty Her Yerde!

Bu işlerin ucunun Sherlock’a değmesine sebep olan kişi tabii gizli sponsor, süper zeka, dünya sosyopatı insan Moriarty’nin işi. Beklediği verimi alamadığı ve emeline ulaşamadığı için Çin’li Teyzemizi öldürür. Her ne kadar sadakat yemini etse de bu kadar yeteneksiz bir suçlu ancak ölmeyi hak ederdi zaten.

Genel olarak eleştiri alan ve ana kahramanlar hariç uçan sineğin bile daha zeki olduğu insanlarla dolu bir bölümdü. Neyse ki bir daha hiçbir bölüm bu kadar kötü olmadı. Gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here