“Takvimler 12 Haziran 1926 tarihini gösterirken… Yer bugünkü Tophane Rıhtımı… Taksilerin yanı başında çift atlı faytonların da yolcu bekledikleri görülmekte. Bayraklarla donanmış, beyaz bir vapur ise yavaş yavaş harekete hazırlanırken Seyr-i Sefain İdaresi’nin yeni satın aldığı bu Karadeniz gemisi çok önemli bir sefere çıkmak üzere. Üç aya yakın sürecek bu gezide el sanatlarımızdan örnekler ile başta gelen ürünlerimiz tanıtılacak. Ama asıl amaç, Batı Avrupa ülkelerine genç Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıtmak! Bu niyetle düzenlenen sergi seferi boyunca gemi 12 Avrupa devletinin limanlarına uğrayıp üçer beşer gün kalacak…”

Anadolunun kara bağrında açılan o bembeyaz sayfayı, hasta adam diye hitap edilen bir ülkenin gerçekleştirdiği devrimi anlatma görevini üstelenen kara bir vapurun hikayesi. Kara bir vapur dediğimize bakmayın, sadece adı Karadeniz Vapuru. Yoksa kendisi dönemin şartlarına rağmen adına inat bembeyaz boyanmış bir inanç, azim ve suskunluk içinde kaybolmaya terk edilmiş bir çalışma. Seyr-i Türkiye Karadeniz Vapuru…

”Bir seyyar sergi teşkilini düşündüm.’’ sözlerinin mecliste Ali Cenani Bey tarafından aksedilmesi ile başlamış bir serüven olarak karşımıza çıkmaktadır. (19 Mart 1925) Bu seyyar sergi düşüncesi meclis tarafından masraflı görülmüş ve meclis gündeminden çıkarılmak istenmişse de Ali Cenani Bey’in çabaları ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün destekleri doğrultusunda gündeme yeniden getirilip kabul edilmiştir. Bu seyyar sergi için Seyr-i Sefain’in en genç vapuru olan Karadeniz Vapuru seçilmiş ve cumhuriyetin bu tanıtım yolculuğuyla görevlendirilmiştir. Mart 1926’da İstanbul – Haliç’te başlayan dönüştürme görevini Asıl Bey ve Naci Bey öncülüğünde gerçekleşmiş olduğunu bilmekteyiz.

Vapurun salonunda sergilenmek üzere tütünden, Kütahya çinisine, lokumdan, Bursa – Hereke kumaş ve halılarına kadar birçok ürün Avrupa’nın karşısına çıkması için hazırlanmıştır. Bu ürünlere ek olarak Ankara’nın tiftik keçisinin doldurulmuş bir örneği ilave edilmiştir. Ayrıca vapurun salonu ve birçok alanı ülkenin önde gelen sanatçılarına yaptırılan eserlerle donatılmış ve bununla da kalınmamış bir de heyet tarafından hazırlanan başlarında İstiklal Marşı bestecisi olan Zeki Bey’in olduğu bir orkestra da vapurda yerini almıştı. Sergilenen ürünlerin her birinin üzerine dört lisanda tanıtım etiketleri yerleştirilmişti.

Sergi hakkında bilgi verici afişten, broşüre, basın ilanından, hatıra pullarına kadar her şey düşünülmüş ve hazır tutulmuştu. Vapurun ticari ürünleri sergilemek dışında önemli bir misyonu vardı. Bu misyon: bir imparatorluğun külleri üzerinden yükselmiş ve yüzünü modern bir dünyaya dönmüş genç bir cumhuriyeti Avrupa’ya tanıtmaktı. Bu nedenle geziye katılacak isimler önem arz ediyordu. Sergi reisi Rauf Bey olmak üzere, ilk kadın heykeltraşlardan Nermin Halki, daha sonra ilk kadın milletvekili olacak olan Mebrure Hanım olmak üzere Türk aydını ve insanın yüzünü temsil edecek kişiler seçilmiştir. Bu aşamaya kusursuzca yürütülmüş bir organizasyon bilinçli ve örgütlü bir halkla ilişkiler çalışması halinde yürütülmüş olan bu seyyar sergi projesi Galata rıhtımından 3 ay sürecek olan yolculuğuna halkın büyük ilgisi dahilinde uğurlandı. (12 Haziran 1926) Karadeniz Vapuru boğazın sularından ayrılırken çaldığı düdük sesleriyle 3 aylığına İstanbul’a ve Anadolu’ya veda ediyordu.

20 Haziran’da Barcelona-İspanya limanına varan vapur büyük ilgiyle karşılanmış ve dakikada 26 kişinin ziyaretine uğramıştır. 1 Temmuz’da Le Havre-Fransa limanına uğrayan Karadeniz Vapuru, burada büyük ilgiyle karşılanmış ve binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilmiştir. Vapur bu duraktan sonra Marsilya-Fransa limanına uğramışsa da protesto edilmiş ve hoş karşılanmamıştır. Yine de, 4 Temmuz’da Londra-İngiltere’ye varan Karadeniz Vapuru, İngiliz yetkililerin vapuru Londra’nın en ücra köşesine demir attırmasına rağmen sergi 6 günde 25.000 kişi tarafından ziyaret edilmiştir. 10 Temmuz’da Amsterdam-Hollanda limanına varmış ve burada da 20.000 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.

Atatürk, Karadeniz gemisinde öğle yemeği yerken (Mudanya, 13 Haziran 1926)

26 Temmuz’da Helsinki-Finlandiya limanına varan sergi vapuru, yağan yağmura rağmen limanda bekleyen binlerce kişi tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Türkçe olarak “Gardaşlarımız gelmiş!” diye bağıranlar dahi olmuştu. Bu kişiler Rusya’dan sürgün edilen Kazan Türkleriydi. 29 Temmuz Leningrad-SSCB limanına varan Karadeniz Vapuru, yetkililer tarafından titizlikle aranmış belli kısıtlamalara tabi tutulmuştur. Yetkililerin halka engel olmasına rağmen vapura günde 9.000 civarında ziyaretçi akın etmiştir. Bu liman ziyaretinden sonra Karadeniz Vapuru, İstanbul’a dönüş yolculuğunu gerçekleştirmiştir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here