‘Niye kitap okumuyorlar?’ demek, ‘niye piyano çalmıyorlar?’ demek gibi bir şeydir. kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay bir şey değildir. ona göre yetişmek, ona göre hazırlanmak lazım gelirdi. okumak, bir kitaptan alınan elemanlarla, kendine manevi bir dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir. bu, ta çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar ve egzersizler neticesidir.

Reşat Nuri Güntekin, 1889 yılının Kasım ayında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale’de başladı. Çocukluk yıllarında okumuş olduğu Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatında büyük bir iz bıraktı ve onu sanata heveslendiren eserlerden bir tanesi oldu. Babasının Çanakkale’deki evlerinde bulunan zengin kütüphanesi ise onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araca dönüştü. Lise eğitimini Saint Joseph Lisesi’nde, yüksek öğrenimini de Darülfünun Edebiyat Şubesi’nde tamamladı.

Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikaye yazmak istiyordu. Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan; tiyatro eleştirisi ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkanı buldu.

Güntekin, 1947 yılında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ankara’da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Ardından müfettişlik görevine geri döndü ve 1950’de UNESCO Türkiye Temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris‘e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954’te ise yaşından dolayı görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra ise bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Başarılı sanatçıya akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavi için Londra‘ya gitti ve orada, 7 Aralık 1956’da hastalığına yenik düşerek hayata gözlerini yumdu.

Reşat Nuri Güntekin, çalışma sözlerini ise şu sözlerle açıklıyor:  “Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak’a olur, beni alâkadar eden bir vak’a… Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak’ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım derim.) Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm). Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak’alar, yeni şahıslar gelir.”

Reşat Nuri Güntekin’in Dizi Olarak Uyarlanan Eserleri

Türk edebiyatının en başarılı yazarlarından biri olan Reşat Nuri Güntekin’in eserleri yıllar boyunca televizyon ekranlarına pek çok kez uyarlandı. Güntekin’in kitap olarak oldukça başarılı olan eserleri dizi olarak da çok beğenildi. “Dizi” kavramının popüler kültüre hitap ediyor olduğu doğru. Fakat kitapla birebir örtüşmüyor olsa da ülkemizde Reşat Nuri’nin eserlerinden haberdar olmayan insanları bu konuda bilgilendirildiği de bir gerçek. Gelin dilerseniz Reşat Nuri Güntekin’in dizi olarak uyarlanan eserlerini beraber inceleyelim.

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı eserinden bir defa sinemaya üç defa ise televizyon ekranlarına uyarlanan dizinin son versiyonunda yönetmenliğini Çağan Irmak, senaryosunu ise Sevgi Yılmaz üstlendi. 2013 yapımı olan dizinin başrollerinde ise Fahriye Evcen ve Burak Özçivit yer alıyor. Dizi yalnızca ülkemizde değil aynı zamanda Ukrayna, Bulgaristan ve Sırbistan gibi ülkelerde de yayınlandı.

Yaprak Dökümü

Yaprak Dökümü eseri, iki kez tiyatroya; iki kez sinema ve iki kez de televizyon ekranlarına uyarlandı. 2006 yılında yayınlanmaya başlayan dizi yayınlandığı tarihten, final bölümüne kadar başarılı reyting grafiği yakaladı. Dizinin özetleri ve tekrarları bile reyting listelerinde hep en üst sıralarda yer aldı. Dizinin başrollerinde ise  Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Tolga Karel, Deniz Çakır, Gökçe Bahadır, Fahriye Evcen gibi isimler var.

Dudaktan Kalbe

Başrollerinde Aslı Tandoğan, Burak Hakkı, Özge Özder, Yiğit Özşener ve Fadik Sevin Atasoy gibi isimlerin olduğu dizi, Güntekin’in aynı adlı eserinden uyarlandı. 2007 yılında yayınlanan dizi 75 bölüm sürdü.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here