Deneysel müziğin ve sessizliğin mucidi olan John Cage, icra etmiş olduğu müziğiyle çoğu zaman olumlu yorumlar alsa da olumsuz yorumlara da maruz kalarak sanatın tartışmalı isimlerinden biri olmuştur. Sanatçının müzik hayatını çocukluğundan itibaren önemli ölçüde etkileyen isim, mucitlik ve mühendislikle ilgilenen babası olmuştur.

“Bir müzik kulağına sahip değilim ve yazmadan önce müziği zihnimde duyamam. Hiçbir zaman da duymadım. Ezgileri aklımda hiç tutamam. Solfej, hafıza ya da hayal gücü olarak adlandırılabilecek bütün o şeylere hiçbir zaman bir yakınlığım olmadı. Bunlardan daha radikal özelliklere sahip olsam da çoğu müzisyenin sahip olduklarından yoksunum… Bu yoksunlukları aşmaya yönelik hiçbir zaman bir arzum olmadı, aksine bunları yaratıcılığı besleyen birer avantaj olarak kullandım. Yazmadan önce müziği kafamda duymak yerine, o ana dek hiç duymadığım bir şeyi duyacağım şekilde beste yapmaya çalıştım.”

Cage, babasının deneysel keşiflerinden etkilenerek, keşfetmeyi ve deneyselliği seven yapısıyla piyanosunun tellerini birbirine bağlamak, tahta, vida, lastik, yemiş kabuğu gibi farklı cisimleri sıkıştırarak tüm görevi tek bir piyaniste yüklediği ve çalışma hayatının mihenk taşını oluşturacak hazırlanmış piyano adını verdiği piyanoyu yapmıştır. Müziğini icra edeceği sahneye kadar her şeyde büyük bir titizlik gösteren Cage, hazırlanmış piyano sayesinde telli çalgılarında yer aldığı orkestrayı tek bir piyanoya sığdırmıştır.

Cage’in deneysel yapısı birçok sanatçıya esin kaynağı olmuştur. Sanat tarihi, mimarlık ve müzik konularında eğitim alan Cage, eğitimde karşılaştığı kalıplara karşı duyduğu rahatsızlıktan sonra eğitimini yarıda bırakmıştır. Kalıplara karşı duyduğu rahatsızlık Cage’i her zaman denenmeyeni bulmaya karşı yönlendirmiştir. Cage’in avangart ve deneysel sanata duyduğu ilgi yine sanatta tabuları yıkmayı başarmış bir isim olan Marcel Duchamp’a karşı ilgi duymasını sağlamıştır. Cage’in sanatını etkileyen önemli faktörlerden biri de Zen Budizmi’ne duyduğu ilgi olmuştur. Zen Budizmi üzerine eğitimler aldıktan sonra sanatçı, eserlerini oluştururken rastlantılara ve tesadüflere yer vermeye başlamıştır. Müziğinin her piyanoda farklı duyulacağını söyleyen Cage, bunun nedenini tüm piyanoların eşsiz olduğunu söyleyerek dile getirmiştir.

Müzik hayatı boyunca ürettiği birbirinden etkileyici çalışmaları arasında büyük önem taşıyan çalışmalarından biri de 4’33” adlı eseridir. 1952 yılında oluşturulan önemli eser, sessizliğin de müziğin bir parçası olduğunu göstermek adına oluşturulmuş etkileyici bir çalışmadır. Cage’in, keşfetmiş olduğu bu sessizlik bazı seyirciler tarafından olumlu karşılanmamış ve seyircilerin salonu terk etmesine neden olmuştur.

Cage bu durumu An Autobiographical Statement’da şöyle anlatır: “Halk fısıldaşmaya başladı; bazıları kalkıp dışarı çıkmak üzere arkaya yürüdü. Gülmediler yalnızca hiçbir şey olmayacağını anlayınca rahatsız olmuşlardı ve üstünden 30 yıl geçmesine rağmen bunu unutmadılar; hala öfkeliler.”

Cage sessizlik konusunu işlediği bir denemesinde önemli eseri “4’33” bestesine ilham veren süreci şu sözlerle anlatır:

“1951 senesinde Harvard Üniversitesi’nde yankıdan arıtılmış bir odaya girmiş ve bu sessiz odada hiç beklemediğim iki ses duymuştum: biri tiz, diğeri pesti. Bu sesleri görevli akustik mühendisine tanımladığımda bana tiz sesin sinir sistemimin çalışmasından, pes sesin dolaşım halindeki kanımdan kaynaklandığını anlatmıştı. Bu iki sesi dinleyeceğimi hiç beklemememin nedeni, bu seslerin benim isteğim dışında titreşmesiydi. İşte bu deney bana yaşamımın yönünü, amaçlanmayanın aranıp bulunmasını verdi. Bunu benden başka yapan kimse yoktu. Sizler için ben yapacaktım. O sırada ne yaptığımı bilmiyordum; sonraki bütün bu yıllar boyunca da pek fazla bir şey bilmiyorum. Müzik besteliyorum. Evet, ama nasıl? Seçmeler yapmayı bir yana bıraktım. Onun yerine sorular sormayı seçtim.”

Müzikte bilinmeyene ve daima yeniye karşı duyduğu ilgiyi, ”İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlamıyorum. Ben asıl eski fikirlerden korkarım.” sözleriyle anlatan Cage, şüphesiz müzik tarihinin en çok tartışılan önemli isimlerinden biri.

 

Kaynakça:1,2,3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here