Renk; 2003 yılında Ayvalık’ta kurulan bir grup. Lise yıllarından beri birlikte müzik yapan ekibe farklı isimler dahil olmuş olsa da bugün kurucu üyeler Leman Eker (Dikicioğlu) ve Ceyhun Eker ikilisi konser ve ev yapımı albüm çalışmalarına devam etmekte.

1- Merhabalar, öncelikle röportajımızı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Nasılsınız? Renk nasıl kuruldu? Nasıl tanıştınız ve nasıl müzik yapmaya karar verdiniz? Kendinizden biraz bahseder misiniz?

Selamlar, biz teşekkür ederiz. 😊 Aslında herkes gibiyiz. Çok değişik bir dönemden geçiyoruz. Olumlu-kalıcı yanları olmasını diliyoruz bu sürecin. Biz, 2003 yılında Ayvalık’ta lisede tanıştık. Okulda birçok grup vardı. Başlarda ikimiz de farklı gruplarda çalıyorduk. Sonrasında şartlar değişti ve beraber çalmaya başladık. Liseden sonra birlikte müzik yapmaya ve birbirimizi bu anlamda geliştirmeye devam ettik. Bizimle sahne alan isimler değişse de temelde hep ikimiz vardık. Bu şekilde Renk; iki kişi olarak yoluna devam etti.

Ceyhun: Lisansımı Uludağ Üniversitesi İİBF’de tamamladım. 15 yılı aşkın süredir birçok etkinlikte sahne aldım ve müziğe devam ediyorum. Bunun yanında şu an uluslararası bir lojistik firmasında çalışıyorum.

Leman: Ben de Ege Üniversitesi İİBF mezunuyum. 7 sene özel bir bankada çalıştıktan sonra işi bıraktım. 15 yıldan fazladır benim de sahne alma sürecim. Zaten birkaç konser dışında hep Ceyhun’la beraber çaldık. Müzik her zaman hayatımızdaki yerini korudu. Hayatımızın merkezinde olması için de çaba halindeyiz. Zaman neler gösterecek bakalım. 😊

2- İsminizi “Renk” yapmanızın nedeni nedir? Nasıl karar verdiniz?

Renkli her şeyi çok seviyoruz. Hayatın kendisi de rengarenk; doğa, uzay aklınıza ne gelirse. Grup ismine bu manada bakıyoruz şu an ve liseden beri bu ismi kullanıyoruz. Bu yüzden de ismi devam ettirmek istedik. Grup adını ilk düşündüğümüz yıl galiba 2004. O yüzden o yaşta buna nasıl karar verdik, vallahi hatırlamıyoruz. 😊

3- Kimleri örnek alıyorsunuz? Kimleri dinlemeyi seviyorsunuz? Kendi müzik tarzınıza benzettiğiniz ve dinlemekten hoşlandığınız başka sanatçılar var mı?

Müzik dinleyen ve dinlediğinden tat alan herkes, zamanla müzik zevkinin değiştiğini fark etmiştir. Biz şimdi, farklı tarzların farklı tatlarını hissettiğimiz dönemdeyiz. Hayatımız boyunca dinlediğimiz metal, rock, pop, jazz, blues tüm tarzların şu anki müziğimizi etkilediğini düşünüyoruz. Hepimizin müzik kültürünü ergenlik döneminde dinlediği şeyler belirliyor. Bu anlamda bizde en çok iz bırakan gruplar/müzisyenleri sıralamaya çalışırsak; etkileyici bas gamları ile Red Hot Chili Peppers, şarkı sözlerindeki derin mana ile Bülent Ortaçgil, içimize işleyen gitar riffleri ile Eric Clapton, tek seferde yarattığı eşsiz gitar soloları ile Yavuz Çetin, sıra dışı şarkı sözleri ile Pink Floyd, müzikalitesi ve muhteşem vokal gücü ile Queen, soft düzenlemeleri ile Coldplay, synthesizer ile yarattığı farkla Depeche Mode gibi daha birçok aklımıza gelmeyen müzik insanını sayabiliriz.

Son zamanlarda takıldık, sürekli Nina Simone dinliyoruz. 😊 Bu günlerde dinlediğimiz diğer isimler; Kenny Wayne Shepherd, Paulo Mendonca, Ana Popović, üçüncü yeniler tayfasından en çok DKTT, Evrencan Gündüz, Sena Şener ve daha birçokları.

Geçmişe göre müzik yapmak ve insanlara sunmak çok daha özgür bir süreç ile ilerliyor. Muhtemelen bu nedenle herkes kendine özgü bir işi tamamlayıp insanların beğenisine sunuyor. Sonuçta da birbirinden farklı ve tadı çok yerinde şarkılar ortaya çıkıyor. Bu nedenle yeni dönem müziğinde, hiçbir müzik insanın işi birbirine benzemiyor.

4- Sizi bu süreçte destekleyen, yeni çalışmalarınızda heyecanlandıran ilham veren birileri oldu mu?

2003’ten beri beraber olduğumuz için, çok uzun süreli arkadaşlıklarımız var ve hepsi ortak. Hayatımıza dokunan herkesin desteğini aldık aslında. Tüm çalışmaları ikimiz yaptık ama, onların desteği elbette bize ateşleyici bir güç oldu. Birinin ismini versek diğerini unutursak olmaz. O yüzden olaylar üzerinden gidersek mesela, “Yeniden Başla” şarkımız için, yakın bir dostumuz, “abi bu şarkıya klip” çekelim dedi. Muhteşem bir iş çıkarttı. İstanbul’daki ilk konserimizde yine liseden beri çok yakın dostlarımız konser organizasyonunu yapıp, bizi evlerinde rock star gibi ağırladı. Şaka değil ama yine liseden ve yine yakın arkadaşlarımız son teklimiz “Kedi” için kapak tasarladı. Bunlar çok değerli şeyler gerçekten.

5- Genellikle EP ve single şeklinde şarkılarınızı yayınlıyorsunuz. Yakın bir zamanda bizi bir albüm bekliyor mu?

Albüm yerine, bir şarkı üzerinde işimizi tamamlayınca hemen yayınlayıp paylaşmak istiyoruz. Biraz sabırsızız galiba. 😊 Yine bir tekli olarak çıkartmayı planladığımız bir cover kaydı üzerinde an itibariyle çalışıyoruz.

6- Hikayesi ve ortaya çıkış aşaması olarak sizin için daha farklı ve özel olan bir parçanız var mı? Varsa eğer bizimle bu hikayeyi paylaşmak ister misiniz?

Bu zamana kadar ikimizde ayrı ayrı çok şarkı yazdık. Karantina sürecinde evde olmak bize güçlerimizi birleştirecek bir ortam sağladı. 15 yıl sonra ilk defa tam anlamıyla beraber baştan sona bir şarkı yaptık. Belki de bundan dolayı “Kedi” oldukça sevildi.

7- Müzik serüveniniz boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk ne oldu ?

Muhtemelen herkesin hedeflerine ulaşmasında en büyük engel ortaktır. Finansal problemler. Sorumluluklar ve elde olmayan sebepler ikimizin de beyaz yakalı olmasına sebebiyet verdi. Bu nedenle alaylı müzisyenler olarak yolumuza devam ediyoruz.

8. Ayvalıklı olduğunuzu biliyorum. Müziğinizde Ayvalık’tan yansımalar olduğunu düşünüyor musunuz? Ayvalık’ın yazdığınız sözlere ve bestelere sizce bir etkisi oluyor mu? Yaptığımız şarkıların %90‘ını Ayvalık’ta kaleme aldık. Çocuk yanınızı bulduğunuz yerde, daha yaratıcı oluyorsunuz.

9- Buradan sizi dinleyenlere ve sevenlere bir şeyler söylemek ister misiniz?

Zaman zaman çok güzel ve insanların özel hayatlarına dokunduğumuzu hissettiren mesajlar alıyoruz. Bu son derece mutlu eden ve yaptığınız işin doğru yere gittiğini gösteren bir şey ve ayrıca, yapacağımız her çalışma için teşvik edici oluyor. Her birine ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz.

10- Son sorumuza da geldik. Mottomuz “Songs to discover today”. Takipçilerimize karantina sürecinde dinleyebilecekleri 3 albüm önerir misiniz?”

Tabii ki😊 Mottoya uygun olarak;

The Lost Fingers – VS.1

Paulo Mendonca – Mindcontrol

Sahte Rakı – Ferah

Röportajınız için teşekkür ederiz. Renk’i sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz.

Youtube

Spotify

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here