Geleceğe Dönüş serisinden tanıdığımız ve son dönemParkinson rahatsızlığı ile ismine denk geldiğimiz Michael J. Fox, biyografisini anlattığı Şanslı Adam kitabında, şansı çok farklı bir yerden değerlendiriyor. Şansının oyuncu olması, para kazanması ve sevilen bir aktör olması açısından değil, Parkinson rahatsızlığına sahip olması ile tanımlıyor.

İroni kelimesinin tanımı ile kitaba ilk kelimelerini yazmaya başlıyor Michael J. Fox.

İroni(Eski Yunanca: eironeía), söylenenin tam tersinin kastedildiği ifadedir. Söylenen ya da yapılan eylem, ciddi görüntüsü altında, karşıt söylenceyi ya da eylemi, çelişki noktasına çekmeyi hedefler.

Kariyerinin doruk noktasında, harika bir kariyer filmografi listesi ve yaşam şartlarına sahip olduğunu düşündüğü anda, hiç beklemediği bir şekilde bir sabah serçe parmağının bağımsızlığını ilan ettiği küçük bir Parkinson atağı ile uyanıyor hayattaki şansına.

O dönem hızlı bir hayatın parçası olan Michael J. Fox, partiden partiye koşarken aynı zamanda alkolü de hayatından eksik etmiyor ve eksik etmemekle kalmayıp, bunu bir alışkanlığa çevirip neredeyse alkolik sıfatını kazanmanın eşiğine geliyor. Sağlığına ve zihnine gerektiği inzivayı vermeyen ünlü oyuncu çok geçmeden küçük Parkinson atakları geçirmeye başlıyor.

Başlarda bu durumu çok önemsemese de sıra bir aile kurmaya geldiğinde ve geçmiş sürecindeki hızlı hayatının olumsuz meyvelerini toplamaya başlayınca iş çığırından çıkmaya başlıyor. Bir süre kendi eşinden dahi bu rahatsızlığı saklamaya çalışan aktör, kısa sürede ailesinin de kendisini desteklemesi ile rahatsızlığını kabulleniyor ve bunun için önemler almaya başlıyor.

İlk olarak rahatsızlığını basın ve Hollywood çevresinden saklayarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. İlaç tedavisi alarak atakların önünü bir nebze kesiyor, kesiyor kesmesine ama bu da bir yere kadar idare edebiliyor aktörü ve Spin City çekimlerinin ortasında kariyerine ara verme kararı alıyor.

İşte kendisinin şansa bakış açısı da tam bu noktada başlıyor. Bir çok kişi tarafından Parkinson rahatsızlığı özellikle böyle bir konumda olan birisi için olumsuz şekilde değerlendirilirken, Fox başına gelen bu duruma çok farklı bir bakış açısı getiriyor.

Rahatsızlığının bir tedavisi yok fakat sağlıklı ve düzenli yaşam şartları rahatsızlığının daha ağır seyirde ilerlemesini sağlarken aynı zamanda aynı zamanda düzenli hayatın getirdiği avantajları da şans olarak değerlendiriyor.

Kendisinin açıklamasına göre, eğer başına Parkinson rahatsızlığı gelmeseydi asla ailesi ile bu kadar kaliteli zaman geçirmeyecekti, sağlık sıkıntıları yaşadığı süreçte, eşi ile zor zamanları atlatıp, ilişkilerini daha güçlü bir yapıya sokmayacaklardı ve en önemlisi, sağlığına bu kadar dikkat edip, yaşamış olduğu her anın kıymetini bilmeyecekti.

Michael J. Fox’a göre, önemli olan nokta başımıza gelen hadisenin içeriğinden çok, onu nasıl karşıladığımız ve değerlendirdiğimiz. Bütün olumsuzlukların aslında olumlu taraflarını vurgulayan bu kitap, okuyucusuna çok daha optimist bir bakış açısı sunuyor.

Michael J. Fox’un hiçbir filmini izlememiş birisi dahi olsanız, kitabında anlattığı hikayeler ve değindiği noktalarla hayat çok daha pozitif ve anlamlı bir hal alıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here