Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5
Marcel Duchamp (1887-1968)

Fransız sanatçı Marcel Duchamp, sanatta sıradışı bir bakış açısı sunmayı başarmış olan ‘Dada’ akımının öncülerindendir. Duchamp, Dada akımının dışında Dışavurumculuk, Kübizm, Fütürizm gibi akımlarda da etkili olarak klasik sanat anlayışını derinden sarsan etkisiyle 20. yüzyılın en önemli isimlerinden biri olmuştur. Klasik sanat akımlarının ve kurallarının karşısında durmuş bir sanatçı olarak tabuları yıkan, sanat ve sanatçı kavramlarına meydan okuyan özgün kişiliğiyle ve ortaya koyduğu işlerle klasik sanata yeni bir soluk getirmiştir.

Gündelik hayatta hepimizin sıklıkla karşılaştığı sıradan hazır objelere kattığı farklı anlamlarla, eserlerinde düşündürmeyi ve sorgulatmayı seven Duchamp’ın öne çıkan çalışmalarını sizler için inceledik.

Sad Young Man in a Train (1911)

Duchamp’ın hareket kavramına duyduğu ilgi ve etkilendiği kronofotoğraflarla ilgili yaptığı çalışmaların izlerini, 1911 yılında yayınladığı ‘Sad Young Man in a Train’ adlı oto-portresinde  görmekteyiz. Eserde birden fazla hareketin birbirine paralel bir şekilde yansıtıldığını, aynı zamanda hareketleri oluşturan trenin ve genç adamın etkileyici  sunumunu bir arada görmekteyiz. Duchamp’ın bu eseri, sanatçının dönemdeki bağımsızlığını ve özgün kişiliğini anlatan başlıca eserlerinden biridir.

Nude Descending a Staircase (1912)

1912’de yayınlanan ‘Nude Descending a Staircase’ adlı eserinde de sanatçının bir önceki eserinden izler bulmak mümkün. Ancak Duchamp bu eseriyle dönemin Kübizm anlayışına karşı durmuş, nü ve hareket kavramlarını birleştirerek kübist formu kendine özgü tarzıyla yorumlamıştır. Sanatta modern hareketi yakalama hayali olan sanatçı, dönemin Kübizm akımına aykırı bu eseriyle Kübist sanatçılar arasında büyük tartışmalara yol açarak eleştirilmiştir.

Bicycle Wheel (1913)

Duchamp, sıradan objelere ‘yer-değiştirme’ ve ‘hareket’ anlamlarını etkileyici hatta kimi zaman alaycı bir üslup katmasıyla tanınırken, 1913’te ‘Bicycle Wheel’ adlı eserini yayınlamıştır. Esere baktığımızda bir taburenin üzerine ters olarak monte ettiği bisiklet tekerleğini görmekteyiz. Sanatçının eser sonrası, oluşturma aşamasında aklından geçenleri ve amacını söylememesiyle birlikte eseri anlam açısından düşündürücü ve sorgulayıcı kılmıştır.

Fountain (1917)

Klasik sanat anlayışından uzak duran, aynı zamanda sanatta tabuları yıkmasıyla adından çokça söz ettiren Duchamp’ın, akıllarda kalan en önemli eserlerinden biri Fountain’dir. Porselen bir pisuvarın işlevini yitirmesiyle ve sanata kazandırılmasıyla oluşturulan eser, sanatçının alaycılığını ve anlam açısından sorgulayıcı tavrını ortaya koymaktadır. 1917 yılında yayınlanan ‘Fountain’, klasik sanat anlayışına bomba gibi düşerek yarattığı tartışmalarla sanatçının adını duyurmasına da büyük katkı sağlamıştır. Eser, 500 kişinin oylamasına sunularak 20. yüzyılın en etkili eseri olarak seçilmesiyle birlikte klasik sanat anlayışından modernizme geçişe yeni bir kapı aralamıştır.

Rotorelief Optical Discs (1935)

Sanatçının bir diğer eseri de 1935’de ortaya koyduğu ‘Rotorelief optical discs’ adlı çalışmasıdır. Duchamp, bu çalışmasında diğer eserlerinden biraz daha farklı olarak, üç boyutlu aynı zamanda soyut ve hipnoz etkisi yaratmayı hedeflemiştir. Diskler, gözü hareketli merkeze odaklayarak, merkez etrafında dönen diğer disklerle birlikte derinlik etkisi yaratmaktadır. Sanatçının diğer eserlerinin yanında istediği etkiyi bırakamamış olan bu eseri, dönem içerisinde kimsenin ilgisini çekmemiştir.

-Sanatçının Rotorelief çalışmalarını merak edenler için bir örneğini buraya bırakıyoruz.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here