Sanat, neredeyse insanlıkla yaşıt bir uğraş. Elbette bin yıllara yayılan bu uğraşın da gerek çeşitli yerelliklerde, gerekse de dünya çapında belli başlı akımları ve zirve noktaları var. İşte onlardan biri de Avrupa’da birkaç yüzyılı etkilemiş olan ve günümüzde bile paha biçilemez belki onlarca sanat eserinin üretildiği ‘yeniden doğuş’ manasında Rönesans dönemi. Peki günümüzde bakmalara doyamadığımız bu eserleri üreten sanatçılar, yaşamlarını nasıl kazanıyorlardı? Şüphe yok ki dünya sanatının en nadide noktalarından olan Rönesans kadar, bu dönemin ortaya çıkmasını ve devam etmesini sağlayan patronaj çalışmaları da oldukça ilgi çekici.

Cosimo de Medici

Öncelikli olarak patronajın tanımıyla başlayalım. Farklı farklı tanımlamalar yapmak mümkün olsa da, sanat camiası içerisinde sanatçıyı himaye altına almak diye kısaca açıklanabilir patronaj. Doğal olarak varlıklı bir kesimin, sanatçıyı koruyup kollaması ve sanatçının eserlerini bu ekonomik koruma altında üretmesini anlayabiliriz bu kelimeden. Ortaçağ ve devam eden süreçte de bu patronlar genellikle kilise yahut güçlü ailelerden oluşuyor. Bu kesimlerin finansal açıdan desteklediği sanatçılar da rahatlıkla sanatlarına yönelebiliyorlar. Bu finansal sanat patronları arasından Rönesans içerisinde en önemlisi ise, döneme damgasını vurmuş olan Floransalı bankacı ailesi  Medici.

Donatello’nun Bronz Davud Heykeli

Floransa’nın İtalyan Rönesansı’nın en mühim şehri, hatta Rönesans’ın başladığı şehir olarak sayılmasının temel sebeplerinin başında bankacı Medici ailesi ve bu aile mensuplarının sanata karşı olan ilgileriyle sanatçılara yaptıkları akıl almaz yatırımlar geliyor. Aile 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, özellikle Cosimo de Medici döneminden başlayarak Floransa şehrinde  yoğun bir etki alanı oluşturuyor ve uzun yıllar boyunca şehirdeki hakimiyetlerini korumanın yanı sıra ailenin iki mensubu papalığa bile seçiliyor. Yani Mediciler siyasi olarak hiç de hafife alınacak bir aile değil. Ve Medici ailesi Floransa’yı yönettiği dönemde şehir bir nevi sanat ve hümanizm akımının, yani Rönesans’ın temel direklerinin merkezi konumuna gelmiş.

 

‘Muhteşem’ Lorenzo de Medici

Ailenin sanat ile haşır neşirliği ve sanatçıları himaye altına almaları neredeyse ailenin kendi tarihi ile yaşıt denebilecek kadar eskiye dayanıyor. Ünlü heykeltıraş Donatello, uzun süre Cosimo de Medici’nin patronajı altında çalışmalarına devam etmiş. Sanatçının ünlü bronz Davud heykeli, barındırdığı erotizm göz önünde bulundurulduğunda, Medici desteği sayesinde İtalya içerisinde kabul görüyor o dönemde.

Leonardo da Vinci de Medici ailesinin kol kanat gerdiklerinden

Tabii sanatçı listesi, ailenin en meşhur ismi Lorenzo de Medici’ye gelindiğinde epey bir kabarıyor. Lorenzo’nun Michelangelo’yu ve yedi yıllık bir dönemde de Leonardo da Vinci’yi finansal açıdan desteklediğini söylemek bile ailenin Rönesans açısından ne kadar kritik bir ehemmiyete sahip olduğunu vurgulamak açısından yeterli olur sanırım. Zaten Lorenzo de Medici’ye ‘Lorenzo il Magnifico’, yani ‘Muhteşem Lorenzo’ denmesinin altında yatan sebeplerden biri de büyük bir sanat patronu oluşundan kaynaklı.

Medicilerin Floransa’ya kazandırdığı önemli sanat ortamı Uffizi Galerisi

Medici ailesinin sanata bu ilgilerinin yalnızca sanatçıların finansal anlamda rahat ettikleri tek taraflı bir ilişki olduğunu iddia etmek ise bir noktada yanlış olur. Zira sanatçılar Mediciler sayesinde ekonomik anlamda bir refah ortamına kavuşurken, aile de bir yandan toplumsal açıdan bir itibar kazanarak halk tabanındaki desteklerini perçinlemiş oluyor. Zaten çoğu araştırmacı Medicilerin uzun süren Floransa hakimiyetlerinin temel sebebi olarak bu sanat patronluğunu sunuyor, zira halkın hoşuna giden çeşitli sanat faaliyetlerini destekleyerek güçlerini pekiştirmiş oluyorlar ve bu yolla da her daim şehir içinde destek bulabiliyorlar. Bu durumda bizlere gösteriyor ki, sanat dünyasındaki bu patronaj çalışmaları farklı açılardan bakıldığında iki tarafa da yarayan karşılıklı bir ilişki konumunda değerlendirilebilir. Ancak her şeyden evvel ve bu güç dengelerinden bağımsız bir şekilde düşünmemiz gerekirse yine sanattaki patronaj faaliyetleri sayesinde pek çok önemli eser dünya tarihine kazandırılmış oluyor. Rönesans dönemindeki Floransa şehri ve Mediciler de bunun belki de en önemli örneği.

Kaynak: 12

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here