Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
111121

Bir sanat eserine bakarken aniden başınızın döndüğünü, kalbinizin çarptığını veya halüsinasyon gördüğünüzü farketseydiniz ne olurdu? Sanat eserinin büyüleyiciliği karşısında baygınlık geçirmeyi ifade eden Stendhal sendromu, diğer adıyla Florence sendromu; tıp tarafından kabul görmüş bir rahatsızlıktır. Gelin, bu sendrom hakkında daha fazlasını birlikte inceleyelim.

Neden Stendhal Sendromu?

Stendhal mahlası ile bilinen Marie-Henri Beyle adlı Fransız yazar bir gün Floransa’da bulunan Santa Croce Bazilikası’nı gezmektedir. Burada Machiavelli, Dante, Michelangelo ve Galileo gibi birçok önemli kişinin anıt mezarı bulunur. Onların arasında dolanırken, Giotto’nun fresklerini görür ve hislerini şöyle aktarır;

”Floransa’da olmaktan, o muhteşem insanların mezarında dolaşmaktan dolayı kendimden geçmiştim. Bu yüce güzelliğin düşüncesi beni avuçları içine almıştı. Bir an ilahi hislere gömüldüm. O an her şey ruhuma sahicilik ile hitap etmeye başladı. Ah, keşke unutabilsem. Kalbim hızla atmaya başlamıştı. Hayat gözlerimin önünden çekilmişti. Yürürken yuvarlanıp gitmekten korkmuştum.”

1979 yılında Graziella Magherini tarafından tanımlanan Stendhal sendromu, Floransa’ya giden yüzden fazla kişide benzer semptomlar görülmesi ile tanımlanmış ve sendrom olarak görülmüştür. Stendhal’ın bu hastalığa sahip olan veya belirlenen ilk kişi olması sebebiyle onun adıyla literatüre geçmiştir.

Floransa / Santa Croce Bazilikası

Kaynaklara göre bu semptomlar en fazla Floransa, Vatikan ve Louvre Müzesi gibi yerlerde görülmüştür. Bu sendromdan etkilenen kişilerde bazı durumlarda vücut istemsiz hareketler yapmaya başlayacaktır. Bu hareketler fiziksel boyutta değil, hızlı kalp atışı şeklinde gelişmektedir. Baygınlık, halüsinasyon görme gibi garip etkileri de görülmektedir. Bu sendromu Freud’un Musa Heykeli karşısında deneyimlediği de söylenmektedir.

Michelangelo / Musa Heykeli

Medici Riccardi Sarayı’nda bu konu üzerinde çeşitli deneyler yapılmıştır. Freskler ile süslü şapeli gezen kişilerin görüntüleri kayıt altına alınmış ve görüşlerini yazmaları istenmiştir. Aynı zamanda kalp atış hızları ve tansiyonları da kontrol edilen ziyaretçilerin bazılarında eserlere bakarken kalp atış hızlarının arttığı, tansiyon ve nefes alış hızlarının değiştiği ve göz bebeklerinde küçülme tespit edildi. Kişiler bu durumu ”aşırı duygulanma” ve ”tatlı bir yorgunluk” şeklinde ifade etmişlerdir. Yapılan gözlemler sonucunda bu durumun psikosomatik bir rahatsızlık olduğunu ve her insanın bunu yaşayabileceği sonucuna varılmıştır.

Kaynak: 1,2,3

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
111121

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here