Resim sanatı hakkındaki salt bilgimizi biraz daha genişletmek adına sanat akımlarına ve bu akımların öncülerine bir göz atalım.

1. Doğalcılık / Natüralizm

19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında Fransa’da ortaya çıkan sanat akımıdır. Natüralizm, nesnelerin olduğu gibi görülmesi ve betimlenmesi anlayışına dayanıyor. Hayatı ve nesneleri bilimsel bir nesnellikle ele alan, gerçeği  anlatmaya odaklı natüralizm için, realizmin daha ileri düzeye ulaşmış biçimi denebilir.

Bu akımla birlikte gerçekçilik zenginleşti ve biçimi öne çıkarmak önemini kaybetti.

Temsilcileri:

Jean-Baptiste Camille Corot, Alfred Sisley, Camille Pissaro, Claude Monet izlenimcilik öncesi yapıtlarında doğalcılığın izlerini taşırlar.


Jean Baptiste Camille Corot

2. İzlenimcilik / Empresyonizm

19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başlarında Fransa’da etkili olan akım, düşünce ya da görüntü olarak algılanan her şeyin insanda bıraktığı izlenimleri resmeder. Akademik eğitime karşıdır.

Bazı bilimsel kuramlar; rengin sadece nesneden yansıyan bir ışık olduğunu savunuyordu. Bu kuramdan yola çıkan İzlenimciler, nesnenin bir parçası gibi görülen öz renginden uzaklaştılar ve nesneleri kendilerinde bıraktıkları izlenimlere göre resmettiler.

1860 sonlarında Claude Monet, resimde renk ve biçimi konudan daha ön plana çıkardı. Perspektif derinliğini en aza indirerek, düz renk alanlar kullandı. Akıma ismini veren “İzlenim: Gündoğumu” adlı tabloyu yapan da Monet idi.

Temsilcileri:

Claude Monet, Camille Pissarro, Pierre Auguste Renoir, Alfred Sisley, Berthe Morisot, Armand Guillaumin, Jean-Frederic Bazille


Claude Monet

3. Ard İzlenimcilik / Post Empresyonizm

Fransa’da, İzlenimciliğin kurallarına tepkiyle doğdu. Ard İzlenimciliğin temsilcileri olan sanatçılar, sanat yaşamlarına İzlenimcilikle başlamışlardı. Ancak bu akımın kimi sınırlamalarını aşmak ve resimlerine kişisellik katmak istiyorlardı.

Zamanla kişisel anlatım resimlerine yansıdı. İzlenimciliğin canlı ve parlak renkleri yanında, gelenekselin dışına çıkan konu anlayışı da bu sanatçıları etkilemeyi sürdürdü. Ard İzlenimcilik bir süre sonra yerini Fovizm ve Kübizm’e bıraktı.

Temsilcileri:

Paul Cezanne, Georges Seurat, Paul Gauguin, Vincent van Gogh, Henri de Toulouse-Lautrec


Van Gogh

4. Fovizm / Yırtıcılık

1898 – 1908 yılları arasında Fransa’da etkili olan dışavurumcu resim akımı. Fovizmin yaratıcısı Henri Matisse’tir. Bu akım, mekânı parlak renkli boyaları başka renklerle karıştırmadan yansıtır ve tıpkı İzlenimciler gibi doğayı doğrudan tasvir eder. Eleştirmen Vauxalles, Paris’te Fovistlerin açtığı sergiyi gezerken ‘fovist’ sözcüğünü kullanır. Fransızca’da ‘fauve’, vahşi hayvan anlamına gelmektedir. Akım adını buradan alır.

Fovizm ile üç boyutlu mekânı geleneksel olarak yorumlamak yerine renklerin hareketiyle tanımlamak anlam kazandı.

Temsilcileri:

Henri Matisse, Andre Derain, Maurice de Vlaminck, Raoul Dufy, Georges Braque, Albert Marquet, Kees van Dongen, Henri Manguin, Charles Camoin, Jean Puy, Othon Friesz


Henri Matisse

5. Kübizm

“Doğadaki her şey küreye, koniye ve silindire dayanır.” sözünü şiar edinen akımın sanatçıları, çevredeki her şeyi geometrik biçimler olarak görür.

Pablo Picasso ve Georges Braque‘ın Paris’te geliştirdikleri Kübizm, 20. yüzyılın en yenilikçi akımı sayılır. Sanatın gelişiminde bir devrim olarak nitelenen Kübizm, geleneksel perspektife karşı çıkmış; doğadaki biçim, doku, renk ve mekânları taklit etmek yerine, parçalara ayrılmış nesneleri çeşitli yönlerden aynı anda algılanabilecek biçimde yan yana getirerek yeni bir gerçeklik yaratmıştır. Kübistler biçim sorununu ön plana alıp rengi ikinci plana atmışlardır.

Temsilcileri:

Pablo Picasso, Juan Gris, Fernand Léger, Georges Braque, Jacques Limpchitz, Aleksander Archipenko


Pablo Picasso

6. Fütürizm / Dinamik-Hareket

1909 Yılında İtalya’da önce şiirde sonra da resimde ortaya çıkan, geçmiş ve geleneksel görüşleri reddeden bir akımdır. Fütürizm’de yapılmak istenen şey, evrendeki hareketin bir anını tespit etmek değil; hareketin kendini duyurmaktır. Bu akıma göre her şey hareket halindedir ve değişmektedir. Hareket halindeki varlıkların gözde bıraktıkları etki algılanıncaya dek hareket yeniden değişir. Bu nedenle, koşan bir at, dört değil yirmi ayaklıdır ve ayakların hareketi de üçgen biçimindedir. Pek çabuk hareket eden bir insan ya da cisim, çizgilerini hava içinde eritir. Bu yüzden gözlerimiz, onun yapısını fark etmez. Çok çabuk hareket eden cisim sanki parçalanmış moleküller halindedir. Bu bilimsel gerçek fütüristlerin sanat görüşü olmuştur. Bunlar daha çok fırtınalı denizler, son hızla giden otomobiller, dansözler gibi hareketli konuları seçmişlerdir.

Temsilcileri:

Umberto Boccioni, Giacano Balla, Carlo Cara, Luigi Russolo, Gino Severini, Marcel Dumchamp


Umberto Boccioni

7. Dadaizm / Dadacılık

1916 yılında İsviçre’de bir grup sanatçı ve yazarın başlattığı akımdır. Dadaizm’i diğer akımlardan ayıran temel özelliği “yıkıcı” olmasıdır. Sanata, kural ve disiplinlere karşı tepki olan Dadaizm, Birinci Dünya Savaşının yarattığı çöküntülerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Sanat ve estetik duygusu olmayan Dadaistler’in mantıksız konu seçtikleri; kâğıt, tahta ve benzeri malzemelerden garip tekniklerle resim yaptıkları görülür. Bu akım akılcılığa karşı bir protestodur.

Temsilcileri:

Marcel Dumchamp, Francis Picabia, Kurt Schwitters, Max Ernts, Raoul Hausmann


Francis Picabia

8. Sürrealizm / Gerçek Üstücülük

1916’dan bu yana etkisini sürdüren modern sanat akımıdır. Figürler hiçbir zaman var olmayacak düşsel bir ortamda bir kompozisyon içinde sunulur. İlkel toplumların sanatları da sürrealistlerin ilgi alanındadır. Sürrealist ressamlar doğanın mantıki görünüşünü değil, insanın rüyalarındaki alemi göstermek istemişlerdir.

Temsilcileri:

Giorgio de Chirico, Max Ernst, Jean Arp, Francis Picabia, Marc Chagal, Rene Magritte, Yves Tanguy, Alberto Giacometti, Salvador Dali, Frida Kahlo, Paul Delvaux, Joan Miro, Man Rey, Henri Rousseau


Salvador Dali

9. Puvantilizm / Noktacılık

Neo-Empresyonizm (Yeni İzlenimcilik) olarak da anılan bu akım, Empresyonist görüşlerin etkisinde kalmış ve bir bakıma da onun devamı sayılmıştır. Puvantilistler bilimsel metotlarla renk karışımını uygulamışlardır. Puvantilizm’de amaç göz yoluyla renk karışımını sağlamaktır. Bu akımın sanatçıları renkleri paletlerinde karıştırmayıp direk tuval üzerinde noktalar halinde koyarak çalışıyorlardı.

Temsilcileri:

Georges Seurat, Paul Signac


George Seurat

10. Sembolizm / Simgecilik

Fransa‘da 1880 yıllarında önce edebiyatta, sonra resimde ortaya çıkan Sembolizm, Realizme ve Empresyonizme karşı çıkan ve düşünceyi sembollerle ifade etmeyi deneyen bir sanat akımıdır. “Düş” ön planda olmasına rağmen dinî ve mistik ögelere ağırlıklı olarak yer verildi. “Düş” kavramı, Sembolistler’e göre yenilikçi bir güçtü.

Temsilcileri:

Gustave Moreau, Chavannes, Arnold Böcklin, Redon ve Ensor’dur.


Gustave Moreau

11. POP-ART (Popüler sanat)

1950’lerin sonunda İngiltere’de doğan akım, daha sonra birçok yerde gelişim göstermiştir. Pop-art ismi ilk kez 1954’te İngiliz sanat eleştirmeni Lawrence Alloway tarafından kullanıldı. Bu akımın sanatçıları, endüstri ürünü artıklardan gazete parçalarına, insan ile eşyalardan alınmış mulajlardan, hazır doğa nesnelerine kadar her türlü malzemeyi kullanmış ve sanat yapıtı olarak sunmuşlardır. Pop-art gerçek ile görüntüyü çarpıcı şekilde ortaya koyar ve hazırcı insanı eleştirir.

Temsilcileri:

Amerikalı Pop-art sanatçıları; Roy Lichtenstein (1923), Andy Warhol
İngiliz Pop-art’çılar; Paolozzi, Hamilton, Peter Blake, Allan Jhones


Andy Warhol