Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2251

Çoğumuz Sabahattin Ali‘yi Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan ve Kuyucaklı Yusuf kitapları ile biliyor olsa da, o yüzlerce şiirin sahibi bir şair aynı zamanda. Şiirlerinin bir kısmı, hepimizin müzik listesinde yer almış yahut dilimize pelesenk olmuş birer müzik parçasına dönüşmüş. Kimlerin albümünde yer etmemiş ki…

Zülfü Livaneli‘den Sezen Aksu‘ya, Nükhet Duru‘dan Edip Akbayram‘a usta yorumcuların birçoğunun tercih ettiği bir kalem Sabahattin Ali.

İşte ünlü şairin imzasını taşıdığına çok şaşıracağınız o muazzam besteler!

 1. Mahpushane Türküsü şiiri ve bildiğimiz hali ile Kerem Güney bestesi, Edip Akbayram parçası Aldırma Gönül.

Başın öne eğilmesin 
Aldırma gönül aldırma 
Ağladığın duyulmasın 
Aldırma gönül, aldırma

Dışarda deli dalgalar 
Gelip duvarları yalar 
Seni bu sesler oyalar 
Aldırma gönül, aldırma

Görmesen bile denizi 
Yukarıya çevir gözü 
Deniz dibidir gökyüzü 
Aldırma gönül, aldırma

Dertlerin kalkınca şaha 
Bir sitem yolla Allah’a 
Görecek günler var daha 
Aldırma gönül, aldırma

Kurşun ata ata biter 
Yollar gide gide biter 
Ceza yata yata biter 
Aldırma gönül, aldırma

 2. Bestesi ve güftesi Zülfü Livaneli’ye ait olan Leylim Ley parçası aynı isimli Sabahattin Ali şiiridir aslında.

Döndüm daldan düşen kuru yaprağa 
Seher yeli dağıt beni kır beni 
Götür tozlarımı burdan uzağa 
Yarin çıplak ayağına sür beni

Aldım sazı çıktım gurbet görmeye 
Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye 
Ne lüzum var şuna buna sormaya 
Senden ayrı ne hal oldum gör beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne 
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne 
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne 
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma 
Dert ortağı aramadım derdime 
Geleceksen bir gün düşüp ardıma 
Kula değil yüreğine sor beni

 3. Yine beste ve güftesi Zülfe Livaneli’ye, şiiri Sabahattin Ali’ye ait bir parça. Sinop cezaevinde kaleme alınmış. 41 yıllık ömrünün bir kısmını hapishanelerde geçirmek durumunda kalan şairin, bazı şiirlerinin teması da bu yönde olmuş.

Sene 1341 mevsime uydum
Sebep oldu şeytan bir cana kıydım
Katil defterine adımı koydum
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

Sen üzülme anam dertlerim çoktur
Çektiğim çilenin hesabı yoktur
Yiğitlik yolunda üstüme yoktur
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

Çok zamanlar çektim kahrı zindanı
Bize de mesken oldu Sinop’un hanı
Firar etmeyilen buldum amanı
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

Sinop kalesinden uçtum denize
Tam üç gün üç gece göründü Rize
Karşıki dağlardan gel oldu bize
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

Bir yanımı sardı müfreze kolu
Bir yanımı sardı Varilcioğlu
Beşyüz atlıyılan kestiler yolu
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz

 4. Bestesi Ahmet Kaya’ya ait olan Kız Kaçıran Şiiri ve parçası.

Dağlar dik, çeşmeler kuru
Yarimin benzi çok sarı
Ölüm var, dönülmez geri
Yürü yağız atım yürü…

Dağlar geçilmiyor kardan
Aman yok candarmalardan
Ayrılamadım bu yardan
Yürü yağız atım yürü…

Yarim bu gece yoruldu
Kaçırdığıma darıldı
Bak daha sıkı sarıldı
Yürü yağız atım yürü…

Nasıl titriyor korkudan
Kaldırdım onu uykudan
Sesler geliyor doğudan
Yürü yağız atım yürü…

Peşime düştü takipler
Boynumu bekliyor ipler
Zeybekler seni ayıplar
Yürü yağız atım yürü…

 5. Kuzeyin Oğlu Volkan Konak bestesi Göklerde Kartal Gibiydim, sözleri Sabahattin Ali’ye ait olan Hapishane Şarkısı 1 adlı şiiridir.

Göklerde kartal gibiydim
kanatlarımdan vuruldum
mor çiçekli dal gibiydim
bahar vaktinde kırıldım

yâr olmadı bana devir
her günüm bir başka zehir
hapishanelerde demir
parmaklıklara sarıldım

coşkundum pınarlar gibi
sarhoştum rüzgarlar gibi
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim

ekmeğim bahtımdan katı
bahtım düşmanımdan kötü
böyle kepaze hayatı
sürüklemekten yoruldum

kimseye soramadığım
doyunca saramadığım
görmesem duramadığım
nazlı yârimden ayrıldım

6. Müziği Ali Kocatepe’ye ait, yorumu Sezen Aksu‘ya ait aynı adlı şiiri Çocuklar Gibi.

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi

Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi

Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi

Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi

  7. Sırada Eskisi Gibi şiirini kadife sesiyle yorumlayan Nükhet Duru var. Bestesi Çocuklar Gibi şiirini de besteleyen Ali Kocatepe’ye ait.

Seneler sürer her günüm,
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum.

Başkalarına gülsem de,
Senden uzakta kalsam da,
Sevmediğini bilsem de
Ben gene sanavurgunum.

Dağları aşınca başım,
Geri kaldı her yoldaşım,
Gerl sevgilim, gel kardaşım,
Ben gene sana vurgunum.

Gönlüm seninkine yardı,
Aynı şeyleri duyardı;
Ayaklarımız uyardı…
Ben gene sana vurgunum.

 8. Yine bir Sezen Aksu seslendirmesi ile Sabahattin Ali şiiri: Dağlar. Geçmişin tozunu yüzüne sürmek gibi. Dupduru yorum, kelam ustası ile buluşursa…

Başım dağ saçlarım kardır,
Deli rügarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Şehirler bana bir tuzak,
İnsan sohbetleri yasak,
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.

Kalbime benzer taşları,
Heybetli öter kuşları,
Göğe yakındır başları;
Benim meskenim dağlardır.

Yarimi ellere verin;
Sevdamı yellere verin;
Elleri bana gönderin:
Benim meskenim dağlardır.

Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır.

 9. Hapishane Şiiri 2’nin Grup Çağrı yorumuyla hafızamızda yer etmiş hali: Bir Yürek Kaldı Avucumda.

Ey gönül, kuşa benzerdin,
Kafesler sana dar gelir; 
Bir yerde durmaz gezerdin,
Hapislik sana zor gelir.

Ey gönül, acaip huyun,
Boğazından geçmez tayın,
Acır testindeki suyun; 
Aklına nazlı yar gelir.

Gözlerin uzağa bakar,
Kimden ne beklediğin var? 
Yar semtinden gelen rüzgar
‘Seni unuttu! ‘ der gelir.

Bakmazsa senin yüzüne
Çok görme elin kızına; 
Dışarda serbest gezene
Hapiste yatan hor gelir.

Ayağında gezen itler,
Başının üstünden atlar; 
Hapise düşen yiğitler
Yari dışarda kor gelir.

 10. Beste: Ali Kocatepe, Yorum: Nükhet Duru, Şiir-Şair: Melankoli-Sabahattin Ali.

Beni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.

Anlıyamam kederimi, 
Bir ateş yakar derimi, 
İçim dar bulur yerimi, 
Gönlüm dağlarda bunalır.

Ne kış, ne yazı isterim, 
Ne bir dost yüzü isterim, 
Hafif bir sızı isterim, 
Ağrılar, sancılar gelir.

Yanıma düşer kollarım, 
Görünmez olur yollarım, 
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir…

Ne bir dost, ne bir sevgili, 
Dünyadan uzak bir deli…
Beni sarar melankoli: 
Kafamın içersi ölür.

 11. Ali Kocatepe’nin Şarkılarda Sabahattin Ali adlı albümünden Benimsin Diyemediğim parçası, Kıyamadığım şiirine geldi sıra.

Hey bir zaman bakıp bakıp
Seyrine doyamadığım!
Şimdi gurbette bırakıp
Sesini duyamadığım!

Evde kapanıp kaldın mı?
Seyrana çıkıp güldün mü?
Başkalarının oldun mu?
‘Benimsin!’ diyemediğim!

Akıtıp gözüm yaşını
Hatırlarım gülüşünü;
Kıvırcık saçlı başını
Göğsüme koyamadiğım!

Dik yamaçların selisin,
Sen benden daha delisin,
Şimdi kimlerin kulusun?
Başını eğemediğim!

Nasıl vurgunum bilirdin,
Niçin benden yüz çevirdin?
Kimlerin koynuna girdin?
Öpmeğe kıyamadığım!

 12. Yine Sevinç Eratalay’ın 1996 çıkışlı Yeniden Başlamalı albümünde hayat bulmuş İstek adlı şiiri ile Sabahattin Ali’yi görmekteyiz.

Yanıyor beynimin kanı,
Bilmem nerelere gitsem?
İçime sığmayan canı
Hangi rüzgara eş etsem?
Aksam sular karardı mı?
Bir dağa versem ardımı,
İçimi yakan derdimi
Sağır göklere anlatsam

İçiliversem dem gibi,
Kırılıversem cam gibi,
Şamdanda yanan mum gibi,
Sabahı görmeden bitsem

Bir yüce ormana dalıp
Ya bir dağ başına gelip,
Beni Yaradanı bulup
Malını başına atsam

Görünmez kollar boynumda.
Yarin hayali koynumda,
Sıcak bir kurşun beynimde,
Bir ağaç dibinde yatsam.

 13. Ahmet Kaya yorumu ile Kara Yazı şiiri.

Geçmedi yare sözümüz
Yollarda kaldı gözümüz
Yere sürüldü yüzümüz
Böyleymiş karayazımız.

Çiçekler açılmaz oldu 
Pınarlar içilmez oldu 
Yar bize gülmez oldu 
Böyleymiş kara yazımız.

Yalnız ona yar demiştik 
Onda bir şey var demiştik 
O bizi anlar demiştik 
Böyleymiş kara yazımız.

Hey gönül gene bu gece
Kederim geceden yüce
Gel susalım beraberce
Böyleymiş kara yazımız.

 14. Yorumu yine Ahmet Kaya tarafından yapılan Geçmiyor Günler.

Burda çiçekler açmıyor
Kuşlar süzülüp uçmuyor
Yıldızlar ışık saçmıyor
Geçmiyor günler geçmiyor.

Avluda volta vururum 
Kah düşünür otururum 
Türlü hayaller görürüm 
Geçmiyor günler geçmiyor.

Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler geçmiyor.

Gönülde eski sevdalar
Gözümde dereler bağlar
Aynadan hayalin ağlar
Geçmiyor günler geçmiyor.

Yanımda yatan yabancı
Her söz zehir gibi acı
Bütün dertlerin en gücü
Geçmiyor günler geçmiyor

 15. Ve listemizde son olarak Sabahattin Ali’nin Mayıs Ayların Gülüdür şiirini seslendirmesi ile Banu Kırbağ yer alıyor.

Mayıs, ayların gülüdür, 
taze bir çiçek dalıdır, 
İçerim ateş doludur; 
Mayıs‘ta gönlüm delidir. 

Yeşil dağlara göçülür, 
Kırmızı şaraplar içilir; 
Yarim dökülüp saçılır, 
Mayıs‘ta gönlüm delidir. 

Göklere karşı yatılır, 
Dertlerimiz unutulur; 
Eski sevgiler atılır; 
Mayıs‘ta gönlüm delidir. 

Uzakta kuşlar seslenir; 
Gönlüm genişler beslenir; 
Yaşamağa heveslenir, 
Mayıs‘ta gönlüm delidir. 

Yumuşak rüzgarlar eser; 
Çimenlerde yarim gezer, 
Yanılır, bana gülümser; 
Mayıs‘ta gönlüm delidir.

Bir diğer yazıda görüşünceye dek sanat ile hür, sanat ile özgün kalın.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2251

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here