Kimimizin dinlenirken, kimimizin ise bir işe odaklanırken ya da sadece gözlerini kapatıp hayal kurarken bir yandan ona eşlik etmesini istediği enstrüman, bir piyano oluyor. Piyano eserlerinin insanın ruhunda bıraktığı izler ve aklını alıp götürdüğü yerler ise aynı eseri her dinleyişinde bile farklılık gösterebiliyor. Birden çok kez dinlemek isteyeceğiniz ve her dinlediğinizde ayrı tat alacağınız 5 piyano eserini sizler için seçtik. Keyifli dinlemeler ve dinlenmeler!

1. Qi – Phildel

Phildel, Londralı bir İngiliz piyanist, şarkıcı ve söz yazarıdır. Tam ismi ise Phildel Hoi Yee Ng. Müzikle uğraşması yasaklandı ve zorlu bir çocukluk geçirdi. Fakat en büyük hayali olan müzik ve piyanodan vazgeçmedi. 2007’de, Apple iPad 3 için dünya çapında bir TV reklam kampanyasında kullanılan “The Kiss” adlı piyano parçasını yazdı. Sonrasında bu parça farklı markaların reklamlarında da kullanıldı. 

 

2- Improv #10 – One Last Thought by The Daydream Club

The Daydream Club, 2010 yılında Adam ve eşi Paula Pickering tarafından kurulmuş bir İngiliz grubu. Grup, tek bir hedefe sahip olduklarını söylüyor: gurur duydukları müzikleri yapmak. Bu yaklaşımları sayesinde güçlü ve sadık bir hayran kitlesi elde ettiler. Bu parça ise The Daydream Club’ın ‘Piano Project’ albümünden alınmıştır.

 

3- The Watchtower – Sigimund

 

4- The Gift – Joep Beving

Hollandalı piyanist ve besteci olan Joep Beving, gençliğinde 20. yüzyılın klasik müziği ile ilgilendi. Prokofiev, Stravinsky ve Rachmaninoff’un eserlerine olan hayranlığıyla yetişti. Kendisi ve müziği hakkında ise şu sözleri söyledi, “Dünya şu anda telaşlı bir yer. Genel olarak insanlarla temel bir insan seviyesine yeniden bağlanmak için derin bir dürtü hissettim. Evrensel dilimiz olarak müzik birleştirme gücüne sahiptir. Kültürel farklılıklarımız ne olursa olsun, insan olmanın ne demek olduğu konusunda doğuştan gelen bir anlayışa sahip olduğumuza inanıyorum. ”

 

5- La durée. – Wouter Dewit

Piyanoyu, hayatının kalbine koyan Belçikalı bir piyanist Wouter Dewit. Aslında henüz kendi sesini bulamadığını ve parçalarının farklı türlerin karışımından oluştuğunu, müzik yapmanın ona kendi teninden daha yakın olduğunu söylüyor. İkinci albümünün oluşmasıyla ilgili şunları söylüyor: ” Kağıtta yazılı olan hiçbir şey yoktu, sadece içgüdülerimi takip ettim.” Sanatçı, caz müziğe olan hayranlığı sayesinde şekillendiğini ve bu gün bu şekilde olmasında caza borçlu olduğunu dile getiriyor.

 

Kaynak : 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here