Günümüzün hastalığı dendiği zaman akıllara ilk kanser geliyor olabilir. Aslında biraz daha dikkatli düşündüğümüzde sürekli işten eve yorgun giden insanlar, hafta sonunu biraz daha fazla eğlenceli geçirmek adına oradan oraya koşarak harcayıp hafta başından tatile girerken ki halinden çok daha yorgun olan insanlara biraz daha dikkatli baktığımızda günümüz hastalığının ruhsal rahatsızlıklar olduğunu anlamak çok da zor değil.

Günün her saatinde yorgun olduğumuzu hissedip olmayan baş ağrılarını, boğucu havaları ya da yetişmeyen işleri bahane ediyoruz aslında tek sorunumuz iyi dinlenmemek.

Dinlenmek çoğu insan için fiziksel anlamda uzanmaktan ibaret olsa da günümüz insanının en büyük eksikliği mental olarak dinlenmek. Kendimize vakit ayırmıyoruz, bir günü sadece kendi isteklerimiz doğrultusunda geçirmiyoruz. Etrafımızda ki insanlara o kadar çok bağlı kalıyor ve hayatımızı paylaşmakla meşgul oluyoruz ki önemli olanın kendimizle vakit geçirmek olduğunu atlıyoruz.

Kendini dinle, etrafındaki sesleri sustur. Başkalarının senin hakkındaki sözlerini, yorumlarını, eleştirileri her şeyi sustur. Her insanın kendine söylemek istedikleri belki de söylemekten çekindikleri vardır. İşte bu kez kendinle konuş bunları, kendine anlat. Geleceğinle ilgili plan yap, bugününü yorumla, dün yaptıklarını eleştir ama bunları kendinle baş başa kalarak yap.

İnterneti kenara bırak, işte, evde hatta artık arkadaşlarınızla kafede otururken bile internet her saniye yanınızda. Tüm günü internetsiz geçirin gibi kişisel gelişim kitaplarından fırlama sözler söylemeyeceğim fakat azaltabildiğiniz kadar azaltın. En azından takip ettiğiniz ancak hayatınızdan memnun olmamanıza sebep olan şeyleri gördüğünüz sosyal medyadan biraz olsun uzaklaşın.

Harekete geç, son zamanlarda yoga ne kadar popüler biliyorum fakat bu yazıda yoga yapın demeyeceğim. Çoğu insanın bir hevesle yogaya başladığını ya da hareketleri çok iyi yapamadığı için açık havada yapmaktan çekindiği çok net. Bu yüzden sadece dışarı çıkın. Yürüyün, çimlere çıplak ayak basın. Tabii ki belirli esneme hareketleri sizlere iyi gelecektir bunları da yapabilirsiniz.

Müzik dinleyin, bu sefer tamamen istediğiniz müzikleri dinleyin. Kimse yanınızda yok, tek başınasınız gizli müzik klasörünüzü açıp tadını çıkarmanın tam zamanı. Üzgün olmak zorunda değilsiniz ya da o havalı müzikleri dinlemek zorunda da değilsiniz. O anda size en doğru gelen hissettiğiniz müziği dinleyin.

Uyku, bu kez dinlenmek için yatağa uzanın. Yarının işlerini, bugün neleri yanlış yaptığınızı düşünerek değil. Yapabiliyorsanız hiçbir şey düşünmeyin sadece uzanın, yatağınızın sıcaklığını, yumuşaklığını hissedin. Yastığınıza sarılın ve imkanınız varsa bugün alarm kurmadan uyuyun. Kendinizi şartlandırmayın.

Kendinize iyi gelecek şeyleri yapın. Yıl boyu bir tatili bekleyip daha sonra 10 günlük tatilinizde çıldırmış gibi etkinlik yapmak için harcamayın. Böyle yaptınız sürece tatiliniz bittiğinde daha yorgun olacak ve bu yıl dinlenmek için bir sonraki tatilinizi bekleyeceksiniz ve kaçınılmaz son bu tatil ne yapsak sorusunu kendinize sorarken bulacaksınız.

Tatilleri yıl boyunca yapamadığınız şeyleri yapma fırsatı olarak değil yılın yorgunluğunu bir nebze üzerinizden atma aracı olarak görmeye başladığınızda ruhunuza daha iyi davranmaya başlayacaksınız.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here