Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
112

1999 yılında One Flew Over the Cuckoo’s Nest filminin yönetmeni Milos Forman, 1984 yılında hayatını kaybeden dahi komedyen Andy Kaufman’ın biyografik filmini yapmaya karar verdi. Man on the Moon adlı filmde Kaufman’ı canlandırması için ise Jim Carrey seçildi. Aslında Carrey, role oldukça uyumlu bir aktördü. Tıpkı Kaufman gibi kendisi de bir komedyendi ve o yıllarda The Mask, Ace Ventura ve Batman Forever gibi filmlerde yer almış, popüler bir isimdi.

Carrey’nin filmdeki performansı takdire şayandı. Üstelik genellikle şakalarla ve komik surat ifadeleri ile ön planda olan Kanadalı oyuncunun, bu kadar başarılı bir oyunculuk performansı göstermesi şaşırtıcı olarak tanımlandı. Tıpkı Carrey’nin oyunculuğu gibi film de oldukça başarılı bulundu. Bir insanın işini severek yapması ve bunun sonucunda olumlu tepkiler alması gerçekten güzel bir his olmalı. Ancak daha derinlere inildiğinde gelen başarının arkasında oldukça garip bir hikaye yatıyor.

Henüz daha 35 yaşındayken kanserden hayata gözlerini yuman Andy Kaufman, kariyerinin zirvesinde bir komedyendi. Yaşadığı çağın ötesinde bir mizah anlayışına sahip olan Kaufman’ın ölümü, pek çok hayranı tarafından karanlık bir şaka olarak tasvir edildi. Milos Forman, Kaufman’ın ölümünden 15 yıl sonra onun hayatını konu alan bir film yapmak istediğinde Kaufman rolü için akıllardaki ilk aday Jim Carrey’di.

Kaufman pek çok kişi tarafından oldukça etkileyici bir komedyendi. Mizah anlayışı ile pek çok kişiyi etkisi alan Kaufman, komedi alanında bir deha olarak anılıyordu. Kaufman’ın bu etkileyiciliği filmde kendisini canlandıran Carrey’i de esir aldı. Carrey, metod oyunculuğun zirvesine ulaştı ve kelimenin tam anlamıyla Andy Kaufman olmaya karar verdi. Carrey’nin bu kararının sonuçları ise şaşırtıcı derecede inanılmazdı.

Filmin arkasındaki stüdyo Universal’ın, çekimler esnasındaki tuhaf görüntüleri kaydetmesi boşuna değildi. Carrey’nin hal ve tavırları oldukça farklıydı. Filmin çekimleri esnasında alınan bu görüntüler, 2017 yılında Netflix’te yer alan Jim&Andy: The Great Beyond belgeselinde bir araya geldi. Komik ve eğlenceli olarak tanıdığımız Jim Carrey’i bu şekilde görmek oldukça şaşırtıcıydı.

Belgeselin çekimleri esnasında Malibu sahilinde dinlendiği esnada Carrey, Andy Kaufman’ın ona dokunduğunu iddia etti. Carrey, Kaufman olma yolunda o kadar takıntılı hale gelmişti ki onunla telepatik yolla iletişim kurmaya çalışıyordu. Çünkü Carrey’e göre Kaufman da kendisiyle yine aynı yolla temasa geçecekti. Carrey’nin dediğine göre Malibu sahilinde bir anda ortaya 30 kadar yunus çıktı ve o esnada Kaufman, kendisiyle iletişime geçti. Carrey’nin tabir ettiğine göre Kaufman, bir anda ortaya çıktı ve Carrey’nin omzuna dokunup kendi filmini kendisi yapacağını söyledi. Sonra yaşananlar ise Carrey’nin kontrolünden çıkmış bir vaziyetteydi.

Bu olaydan sonra artık kontrolü kaybeden Carrey, çekimler sırasında kendisine Andy Kaufman ya da Tony Clifton olarak hitap edilmesini istedi. Tony Clifton, Andy Kaufman’ın sahne şovları için yarattığı bir karakterdi ve filmde Carrey’nin Clifton olarak yer aldığı sahneler de vardı. Bir oyuncunun rolüne girmek için bu tarz yöntemler kullanması doğal olarak yorumlanabilir. Ancak Carrey, sadece bununla da kalmadı. Sadece çekim sırasında değil çekim aralarında da Andy Kaufman olarak çağrılmak istiyordu.

Carrey’nin tuhaflıkları çekimler boyunca devam etti. Başına kese kağıdı geçirip araba kullanmaya çalışan Carrey, sürpriz olmayacak bir biçimde kaza yaptı. Tony Clifton’ı canlandırmak uğruna güzel bir kırmızı arabayı duvara çarptı. Üstelik bunu yaparken “Anladım!” diyerek çığlıklar atmaktaydı. Aynı gün arabayı duvara çarpmadan önce Carrey, başında kese kağıdı Jackie Kennedy taklidi yapacağını söyledi. Ancak Carrey’nin müstehcen taklidi pek de görülmeye değer değildi. Amblin Entertainment binasında ise Carrey, Tony Clifton kostümüyle dolanıp Steven Spielberg’i görmek istedi. Carrey’nin ünlü yönetmene söylemek istediği şey ise Jaws filmindeki sahte köpekbalığını beğenmemesiydi. Filmde gerçek bir köpekbalığı isteyen Carrey ya da Clifton, Spielberg’e ileride yapacağı filmler için tavsiye vermek istediğini de belirtmişti. Ancak Spielberg orada değildi.

Andy Kaufman’ın ailesinden bireyler seti ziyaret ettiklerinde ise Carrey, Andy Kaufman karakteri içindeydi. Kaufman’ın anne, baba ve kardeşlerine Kaufman gibi davranan Carrey, aile tarafından tuhaf karşılanmadı. Onu Jim Carrey yerine Andy Kaufman olarak kabul eden aile, Carrey’nin onlara bir hediye vermek istediğini düşündüler. Carrey sadece Kaufman’ın ailesine değil, biyolojik kızıyla da Kaufman olarak sohbet etti. 1969 yılında henüz genç bir adamken evlilik dışı bir ilişkiden kızı olan Kaufman, kızını evlatlık vermişti. Kaufman’ın ölümünden 15 yıl sonra film setine gelen Kaufman’ın kızı, Carrey ile sohbet etti. Üstelik Kaufman’ın babası olduğunu sete gelmeden önce öğrenmişti. Bir diğer önemli nokta ise Carrey, Kaufman’ın kızı ile konuşurken Jim Carrey değil Andy Kaufman’dı.

Man on the Moon çekimlerinde karakterini bu kadar çok benimseyen tek oyuncu Jim Carrey değil. Jim Carrey’nin yönteminden midir bilinmez filmde Kaufman’ın babasını oynayan Gerry Becker de Carrey kadar olmasa da karakterini benimseyenlerden. Çekimler esnasında Becker ve Carrey’nin baba oğul olarak bir makyaj römorkunda tartışmaları, set ekibinden bazılarına oldukça gerçekçi geldi. Öyle ki tartışmaya şahit olan ekip üyeleri gözyaşlarına hakim olamadı.

Kaufman’ın hayattayken en unutulmaz anlarından biri de profesyonel güreşçi Jerry “The King” Lawler ile olan kavgasıydı. Bu kavga Kaufman’ın kışkırtmaları ile başlamış ve Lawler’ın bir güreş müsabakasıyla Kaufman’a meydan okumasıyla devam etmişti. David Letterman’ın şovunun reklam arasında Lawler, Kaufman’a tokat atmış, bunun üzerine de Kaufman, Lawler’ın yüzüne karşı bağırmıştı. İşin aslı ise tüm bu olanlar birer kurgudan ibaretti. Kaufman ve Lawler aslında iyi yakın arkadaştı. Man on the Moon’un çekimlerinde de Lawler, kendisini oynamak için yer alıyordu. Ancak Carrey, Lawler’a hiç de dostça yaklaşmadı. Lawler ve kız arkadaşını incitmek için elinden geleni yapan Carrey, onlarla pek çok kez dalga geçti. Güreş sahnesinin çekimleri sırada Carrey daha da ileri gitti. Set ekibinin dublör kullanması yönündeki uyarılarına rağmen sahnede kendi yer alan Carrey, Lawler’ın yüzüne tükürdü. Bu olayın sonucunda Lawler ve Carrey gerçek anlamda bir kavgaya tutuştu. Kavga sonunda Carrey hastaneye kaldırıldı. Daha sonra ise Carrey, Kaufman kimliği altında Lawler ile çalışmak istemediğini belirtti.

Carrey’nin tuhaflıklarından bir başkası ise filmde Tony Clifton karakterinin kötü alışkanlıklarını kendisine kazandırmasıydı. Çekimler öncesinde sigara içme alışkanlığı olmayan Carrey, çekimler esnasında sigaraya başladı. Aynı zamanda çok fazla alkol alıyordu. Çekimler esnasında Tony olarak bir şişe viskiyi bitirdiğinde baygınlık geçiren Carrey, set ekibi tarafından setin dışına çıkartıldı.

Filmin çekimleri sonunda ise Kanadalı oyuncu, rolüne o kadar kendini kaptırmıştı ki artık Jim Carrey yerine Andy Kaufman’dı. Bu olay Carrey’yi psikolojik olarak dip noktaya ulaştırmıştı. Her ne kadar filmdeki performansı ile Altın Küre Ödülü’ne layık görülse ve filmle birlikte büyük başarıya ulaşsa da Carrey, artık çekimlerden önceki adam değildi.

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
112

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here