Rocky II, birinci film Rocky I‘den 3 yıl sonra çekilen ve bu defa yalnızca senaristlikle yetinmeyip yönetmenliğini de Sylvester Stallone‘nun yaptığı 1979 yapımı bir Amerikan filmidir.

Rocky, birinci müsabakadaki direnci sayesinde 15 raunt ringde kalabilmeyi başarmış ve halkın gözünde bir kahramana dönüşmüştür. Bu ün ona birçok kapı açmıştır. Halk, Rocky’nin Apollo Creed‘in karşısına çıkacağı günü iple çekmektedir ama Rocky bu düşünceyi taşımamaktadır.

İkinci film, başlangıçta Rocky’nin aşık olduğu kadın Adrian ile evliliklerini ve bebek sahibi olmalarını anlatır. Rocky ve Adrian artık hayat mücadelesinde birliktedirler. Rocky, maçtan kazandığı parayla güzel bir ev, araba ve kıyafetler alır. Bütün bunları Adrian için yapmaktadır. Gelen reklam tekliflerinden birinde oynamayı kabul eden Rocky, bu işi beceremez ve yönetmen tarafından kovulur. Zamanla gelen para tükendiği için iş arama serüveni başlar. Rocky masa başı bir iş istemektedir ancak elinde lise diploması bile yoktur. Ona sürekli boksa geri dönmesinin daha doğru olacağı söylenir. Bunu söyleyenlerden birine şöyle der: “Hiç bir gecede suratına 500 yumruk yediğin oldu mu?”

Rocky’nin gözünde birinci maçtan kalma bir hasar oluşmuştur. Doktor boks yapmayı yasaklamış, bir dahaki sefere kör olabileceğini söylemiştir. Bu sebeple Adrian, Rocky’nin ringlere dönmesini istememektedir. Ancak Rocky ile yaptığı maçı kendi cephesinde yenilgi olarak gören ve onun maçta şike yaptığını ve hakemleri satın alarak kazandığını söyleyen insanlardan dolayı hırslanmış olan Apollo rahat durmaz. Televizyon yayınlarında Rocky’nin bir korkak olduğunu söyleyerek halkı ona karşı kışkırtır. İnsanlar yolda Rocky’yi gördüklerinde ona korkak olduğunu söylemeye başlarlar ve Rocky en sonunda bu meydan okumaya cevap vererek maça çıkmayı kabul eder.

Film, düzenli bir hayat kurmayı, geçim mücadelesi vermeyi ve aile olmayı anlatırken, bir yandan da sizlere yapamayacağınızı söyleyenlere rağmen mücadelenin ve azmin zaferini anlatmaktadır. Rocky’nin başarısı daha çok yumruk atıp her raundu almak değildir. Rocky direnir. Onca yumruğu yeyip yere düştükten sonra kalkmayı bilir. Her seferinde kalkar ve mücadeleye devam eder. Bahislerde Rocky’nin yenebileceği dahi küçük bir ihtimaldir ancak insanların çoğu onun başarabileceğine inanır ve bunu ister. Çünkü o onlar gibidir, onların içinden biridir. Rocky’nin zaferi, onların zaferi olacaktır.

Filmde boks, hayatı; ring, dünyayı simgelemektedir. Çıkılan maç ise hayatımızdaki mücadeleyi anlatmaktadır. Her raunt hayatımızın bir bölümünü simgelemektedir. Bütün bunlardan yola çıkarak mücadeleyi bırakmamak gerektiği anlatılır. Her düştüğünde kalkmasını bilmeyi, yediğin onca yumruğun ya da düşmenin bir bahane olmadığı ve vazgeçmediğin sürece kazanma ihtimalinin her zaman olduğu mesajı verilir.

Sylvester Stallone, karakteri o kadar derin işlemiş ve o kadar abartısız canlandırmıştır ki maç esnasında gerçek bir müsabaka izliyor gibi heyecanlanır ve her ne olursa olsun Rocky’nin kazanmayı hak eden taraf olduğunu düşünürsünüz. Elindeki bütün imkansızlıklara rağmen, karşı tarafın Rocky’nin ulaşamayacağı imkanlara sahip olmasına karşın, Rocky’nin maça hazırlanması sırasında yaşadığı talihsizlikler varken, ikinci maçı Rocky kazanabilecek midir? Bu soru filmin sonuna kadar diri tutulur.

Filmin müzikleri neredeyse hepimizin aşina olduğu müziklerdir. Duyduğunuz zaman bildiğinizi anımsayacak ve müzikler eşliğinde o yılların havasını hissedeceksiniz. Filmde, birinci filmde de olduğu gibi müzikli klip sahneleri mevcut ve bu müzikler insana enerji verdiği gibi umut da aşılamayı başarır.

Rocky’nin koçunun filmi özetleyen şu repliğiyle yazımıza son verelim. Koç Mickey, Rocky’e şöyle der: Bir mucize gerçekleştirmen gerekiyor.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here