Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Buddy Holly siyah çerçeveli gözlükleri, takım elbisesi ve saçları ile sempatik ve etkileyici bir şarkıcıydı bunun dışında Holly kendi dönemini ve  tüm müzik tarihini etkileyecek şarkılara imza attı. Beatles, Rolling Stones gibi bir çok gruba ilham kaynağı oldu. Rock’n Roll trenine yön veren bir sanatçıydı. Holly yalnızca Amerikan müziğinin değil İngiliz müziğinin gelişmesinde de etkili olmuştu. “Oh, Boy” , “That’ll Be the Day,”, “Rave On” ve tabii ki “Peggy Sue” gibi hitlere imza attı. 2 yıldan az süren kariyerinde bu kadar başarılı olmasına insan inanamıyor ve yaşasaydı ne şarkılar dinlerdik demekten kendini alamıyor.

Her şeyden önce şunu biliyoruz ki Buddy Holly olmasaydı Rock’n Roll bugünkü halinde olmazdı. Biz de bu efsane ismi daha yakından tanıyabileceğiniz 7 bilgiyi sizler için derledik.

Huzurlarınızda Rock’n Roll’un en tepede parlayan yıldızlarından Buddy Holly;

1) Charles Hardin Holley

Bugün hayatta olsa 82 yaşında olacak Buddy Holly, Lubbock, Teksas’ta 7 Eylül 1936’da doğdu. Holly’nin asıl adı Charles Hardin Holley‘di. Üç çocuğun en küçüğü olan Holly’e annesi Ella Drake Holley tarafından “Buddy” lakabı takılmıştı, peki Holley olan soyadı? Decca Records’la yaptıkları kayıt sözleşmesinden sonra soyadı değişti. Nasıl mı Holley olan soyadı “e” harfini atlanarak ilk kayıt sözleşmesinde yanlış yazıldı ve düzeltilmedi.

2) Keşfedilme Hikayesi    

Bob Montgomery & Buddy Holly

                                                                                          Kendi halinde Batı Texaslı genç bir Country şarkıcısı iken Elvis Presley ve Bill Haley‘den oldukça etkilenmişti. Küçük radyo istasyonlarında sesini duyurmaya çalışıyordu. İkili oluşturan Buddy Holly – Bob Montgomery ikilisi bir gün Texas – Lubbock kentinde Marty Robbins – Elvis Presley konserine uvertür sahneye çıkacak grup arandığını duydular. Elvis ve country-western şarkıcısı Marty Robbins’in yer aldığı bir konserde şarkı söylemek onlar için eşsiz bir fırsattı. Uvertür olarak sahneye çıkan şarkıcı ve gruplar organizatörler ve plak şirketleri içinde büyük önemi vardı bu tip organizasyonlar yeni, genç şarkıcıları keşfetmek için ideal bir organizasyondu. Şans bu kez Buddy Holly’ye gülmüştü. Buddy Holly, sahnede şarkı söylemeye başladığı anda Tom Parker tarafından fark edildi. Ancak Decca’nın yetenekli ajanı Jim Denny, Parker’dan önce davranmıştı ve Holly ile konser sonrası, Decca’nın yan kuruluşu olan Nashville Records adına sözleşme imzadılar. Şans Buddy Holly’e gülmüştü diyoruz çünkü Jim Denny sadece Holly’i istedi böylece ikilinin yolları ayrılmış oldu.

3) Rockabilly ve “The Three Tunes”

Holly’nin tarzı ne Rock’n Roll ne de folktu. 1950’li yıllarda popüler bir müzik türü olan ve temelinde Country, Blues, Hillbilly, Blue Grass yer alan Rockabillydi. Ancak Buddy’nin ilk plağı istediği gibi başarılı olamamıştı ve Holly, Rock’n Roll’a dönüş yaptı.

1956 yılında ilk topluluğu olan “The Three Tunes”i kurdu. Holly Rock’n Roll tarihine adını yazdırmaya başladığında henüz 21 yaşındaydı.

4) The Crickets ve  “That’ll Be The Day” Parlaşıyı 

Holly, Decca’dan beklediği yaygınlığı kazanamamıştı böylece Decca’dan ayrılıp 1957′ de Norman Petty’nin Clovis’i ile çalışmaya başladı. Bu sırada The Three Tunes da dağılmıştı bundan sonra yeni bir topluluk ile çalışmaya başladı “The Crickets” (1957-1959).

İlk plakları “That’ll Be The Day” ile yıldız gibi parladılar, bu özlenen bir parlayıştı. Kısa sürede hem Amerika’da hem de İngiltere’de şarkı ilk 10’a girdi. Rolling Stone dergisinin seçtiği “Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı” arasında olan şarkı ayrıca John Lennon’ın gitar çalmayı öğrendiği şarkıydı.

5)  “Peggy Sue” 

That’ll Be The Day sonrasında hızlı bir yükselişe geçtiler. Aynı yıl içerisinde “Peggy Sue” adlı şarkısı yükselişe geçti.

“Peggy Sue”, 1957’de Billboard Top 100 listesinde üç numaraya yükseldi. Rolling Stone dergisinin 2004’te yayınladığı “Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı” listesinde 194. sırada yer aldı.

Holly başarılarını Reminiscing, bir Chuck Berry klasiği olan Brown Eyed Handsome Man ve Bo Diddley ile devam ettirdi.

6)”Müziğin Öldüğü Gün”: Uçak kazası

3 Şubat 1959’da bir uçak kazasında öldüğünde, sadece 23 yaşındaydı.

Buddy Holly ile birlikte The Big Bopper ve 17 yaşındaki Ritchie Valens de uçak kazası sonucu hayatlarını kaybetti. Winter Dance Party Turneleri’nin bir sonraki durağı olan Kuzey Dakota’ya uçuyorlardı. 3 hafta içerisine 24 şehirlik turne planını sığdırmıştı. Bu olay müzik tarihine “Müziğin Öldüğü Gün – The Day Music Died” olarak geçmişti.

Öldüğünde Maria Elena ile evliydi ve Maria bebek bekliyordu Buddy’nin ölümü üzerine Maria bebeğini kaybetti.

7) Buddy Holly’nin Ardından

Holly’nin ölümünün ardından Elvis Costello ve Rolling Stones’dan, The Beatles’a kadar çeşitli sanatçılar Holly’nin ruhunu ve müziğini çok canlı tuttu. Bobby Vee 1963 yılında “I Remember Buddy Holly” isimli tamamen onun şarkılarından oluşan bir albüm yaptı. Ayrıca Buddy Holly’e ait birçok belgesel DVD bulmak mümkün.

 

Buddy Holly’nin hayat hikayesini anlatan 1978 yılı yapımlı Steve Rush‘ın yönettiği “Buddy Holly Story” filminde Gary Busey, Buddy Holly’i canlandırıyor.

-Efsanevi bir şarkı. AMERICAN PIE

Şarkı Don McLean tarafından  Buddy Holly’nin 3 Şubat 1959’da geçirdiği uçak kazasında yaşamını kaybetmesi üzerine yazıldı ama bu olaydan 12 yıl sonra, 27 Kasım 1971’de yayınlandı. Buddy Holly’nin düşen uçağının adı “Miss American Pie” idi 8 buçuk dakika süren şarkının her bir satırında sembolik ifadelerle karşılaşmak mümkün.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here