Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
138

21. yüzyılda teknoloji çağında yaşayan tam 7 milyar insanız. Çağ doğrultusunda oluşan ciddi bir tüketim toplumu var. Ortaya çıkarılan her eser insanoğluna maddi açıdan pazarlanabilir durumda olan birer ürün niteliğinde. Müzik endüstrisinin pazarında ise Pop her zamanki başı çekse de şu sıralar arkasından hızlıca yetişen bir tür olan Rap/Trap müziği mevcut. Yatırımcı plak şirketleri tarafından yeni bir maden olarak keşfedilen bu tür her geçen gün büyümekte. Peki Amerikan gettolarından çıkıp böyle bir pazarlanma değerine sahip olan bu tür her gün yükselirken, pop yükselişine devam ederken neden biz her gün ”Rock öldü mü?” sorusu ile karşı karşıya kalıyoruz? Geçmişte Pop müziği altüst etmiş bu tür neden şu sıralar can çekişmekle meşgul? Her gün azalan gruplar ve festivaller ve geçmişte yaratılan kaliteli ürünlere nazaran şu sıralar düşen kalitenin nedeni ne? Bu ve bu gibi önemli soruların pek çok cevabı var.

Sorulara cevap vermeden önce burada yazılanların Rock dışında Metal için de geçerli olacağının bilinmesini isterim. Zira metalin de kitlelere ulaşmakta ciddi sıkıntılar çektiğini düşünüyorum.

İlk olarak sorularımızın cevabını geçmişte aramakta fayda var. 1960’lı yıllarda Elvis Presley‘nin tohumlarını attığı The Beatles ile başlayan Rock akımı tüm dünyayı sardı. Şimdiki Rap/Trap gibi o zaman da Rock müzik gençlere yönelik bir müzikti. Oturmamış kapitalist düzen ve günümüzde ki gibi olmayan küreselleşmiş sosyal medya olmadığından müzik sadece eğlence görevi de görmüyordu. Çıkan her albüm aynı zamanda bir sanat eseri sayılıyor ve bir mesaj taşıyordu. Bu mesajlar ergenlik çağında bulunan gençler tarafından çok sevildi. Çıkan grup ve isimlerin çok büyük bir marka değeri olmadığından sadece müzikleri tüketiliyordu. Bu yüzden de bir grubun iyi olup olmadığını belirleyen şey yayınlanan şarkılardı. Sözleri ve müzikal hissiyatı ile öne çıkan isimler zamanın genç nesili tarafından çok tutuldu. Dinledikleri müziklere göre kimliklere bürünmeye başlayan nesil kimliklerini dışa vurmak için de dinledikleri müzikleri icra etmeye başladı. Bu sayede rock müzik çok hızlı bir şekilde gelişme kaydetti. O dönemde yaşayan gençlerin önceliği paradan çok yaşadıkları hissiyatı yansıtmak ve bir mesaj vermekti, bu mesajları verirken de insanlara yeteneklerini en üst düzeyde sergilemek istediklerinden verilen ürünler müzikal anlamda ciddi bir kalite içeriyordu. Bu hızlı gelişimi ve anarşist tavrı ile Pop endüstrisini deviren rock müzik, artık dünyada ana akım bir müzik haline gelmişti. Bu durum 1990’dan sonra azalmaya başladı ve 2000’den itibaren iyice yok oldu. Nedeni ise tabii ki ortaya çıkan büyük müzik pazarıydı. Markalar ve plak şirketleri işin içine girdikçe yapılan müzikten çok işin maddi değeri ön planda olmaya başladı. Ancak bu birçok rock müzisyenine ters olduğundan çöküşleri gerçekleşti bazıları ise bu duruma uymaya karar verdi ancak eski kalitesini koruyamadı.

Yatırımcı ve plak şirketleri yüzünden müzik dediğimiz olay bir sanattan çok bir endüstri haline geldi. Plak şirketleri elinde tuttuğu isimlerden nasıl daha çok para kazanırım sorusunu sordukça da yapılan müziğin kalitesi düşmeye başladı. Düşen rock albüm satışları ile birlikte bu durum dinleyici kitlesini de etkilemeye başladı. Gelişen global dünyadan da dolayı bilinçli dinleyiciden çok bir tüketici dinleyici modeli ortaya çıktı. Dinlediği şarkıları yorumlamayan, üretmek istemeyen, ve sadece şarkının akılda kalıcılığı ile hareket eden bir dinleyici modeline de rock müzik uyamayacağından şirketler rock müzikten yavaş yavaş elini çekmeye başladı. İsim yapmış büyük gruplar üretimi azaltınca ve yeni gruplar da yetişmeyince rock tekrardan yerini pop müziğe bırakmak zorunda kaldı. Kitlesel olarak ise daha entelektüel bir kitleye hitap etmek zorunda kaldığından ulaştığı kitle zorlansa 10-15 milyon, büyük gruplarda ise 100 milyonu aşmamaya başladı. Ki bu 100 milyon sayısını da şu sıralar görmek çok zor bir durum. Bu sayıyı kült olan birkaç rock ve metal parçası için söylediğimi düşünürsek durum cidden hiç de iç açıcı değil.

Peki Rock ve Metal’den boşalan bu koltuğu kim doldurdu diye sorarsanız cevabını Rap/Trap olarak yukarıda vermiş bulunmaktayım. Peki Rock’ta olmayıp da Rap/Trap’de olan ne var? İlk olarak Rap eski Rap değil onun bir farkında olunması lazım. Eskisi gibi bir mesaj taşıyan bir tür değil. Daha çok eğlence ve moda sektöründe rol oynayan bir tür. İşte plak şirketlerinin de aradığı şey bu. Müzisyenler üstünden ürün satmak, eğlence sektörü sayesinde elinde bulundurdukları sanatçıları yaymak. Bu sayede daha çok para kazanmak. Akılda kalıcı ritimleri, görselliği ve sanatçıların müziği dışında giydiği ya da kullandığı herhangi bir ürünün kolay pazarlanabilmesi bakımından Rap/Trap bunun için biçilmiş bir kaftan. Kısacası kapitalizmin müzikal kuklası denebilir. Bir müzikten ötesi ancak müzik denemeyecek kadar da kalitesiz işler verebilen bir tür, türden çok da bir akım. Rock müzik ise yukarıda yazdığım her şeye karşı bir duruş sergiliyor. Bu yüzden günümüz piyasasında yer bulması şimdilik zor.

Peki Rock’ı eski günlerine nasıl kavuşturabiliriz? En kötüsü en azından ölmemesini nasıl sağlayabiliriz?

“Rock ölüyor, ona sahip çıkın.” -Dave Grohl

Dave Grohl’un da dediği gibi ilk olarak elimizde olan gruplara sahip çıkmalı ve elimizde olan sosyal medya sayesinde onları eskiden kaset dağıtırmış ya da takas edermiş gibi yaymalıyız. İnsanlar farklı şeyler görmeyi ve denemeyi sever. İkinci olarak üretimi ciddi anlamda arttırmalıyız. Evinizde bilgisayar başında oturmak yerine bu müziğe, bu kültüre yapacağınız herhangi bir katkı bu müziğin eskisi gibi gelişmesine ve günümüze adapte olmasını sağlayacaktır. Müziği önemsemeyen müzik endüstrisini ancak böyle tekrardan rock müziğe yöneltebiliriz. Elinizdekilere sahip çıkın ve her zaman müzik ile kalın.

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
138

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here