Tarihi dokusu, kültürel yapısı, hareketli şehir hayatı gibi pek çok özelliği ile kalbimizde taht kuran güzide şehir İstanbul… eminiz ki, bu şehirde yaşarken ya da gezerken sizin de “Acaba bu semtin adı neden böyle?”, “Buraya neden böyle demiş olabilirler?” gibi benzer sorular aklınızdan geçmiştir. İşte biz bu yazımızda, İstanbul’un bazı lokasyon adlarının hikayesinden bahsedeceğiz.

1. Kız Kulesi:

Aslında, köklü bir tarihe sahip olan İstanbul’un konumlarına verilen isimlerin hikayeleri de oldukça uzun. Rivayet edilenler, halkın varsaydıkları bir hayli fazla olabiliyor. Ancak biz bu yazımızda en çok bilinen hikayeleri sizlere aktaracağız.

Yılan Hikayesi: Bizans imparatorunun bir kızı olur ve kral buna çok sevinir. Kral ülkenin bilginlerini kızını yetiştirmesi için görevlendirir. Ancak bilginlerden birisi kızının 18 yaşına geldiği zaman bir yılan tarafından sokularak zehirlenip öleceğini söyler. Bu yorumdan etkilenen kral denizin ortasındaki küçük bir ada üzerinde bulunan kuleyi düzenlettirir. Kızını buraya yerleştirir, böylece yılandan kızını korumuş olacaktır. Yıllar geçer kız on sekiz yaşına yaklaşır bütün tedbirlere rağmen, kıza gönderilen üzüm sepetinin içinde bir yılan kuleye gider. Kimse farkına bile varamadan prensesi yılan sokar, zehirler ve kız ölür. Bu olay karşısında çok üzülen kral kaderden kaçılamayacağını anlar. Kızının toprağa gömülürse yılanlara yem olacağını düşünür ve kızının cesedini mumya yaptırıp pirinç bir tabuta koydurur. Bu tabutu da Ayasofya’nın yüksek duvarlarından birinin üstüne yerleştirilmesini ister. Bu şekilde kızının hiç değilse ölüsünün yılanlardan korunacağını düşünür. Bu tabutun üzerinde iki delik görülmüş ve yılanın, kızı ölümünden sonra da rahat bırakmadığı, kuleye de bu olayın isim verdiği anlatılır.

Ovidius ve Battal Gazi hikayeleri de Kız Kulesi için oldukça fazla söylenen hikayelerdendir.

2. Kadıköy:

Hepsi gibi çok köklü bir geçmişe dayalı olan Kadıköy de çeşitli rivayetlerle anılır. Rivayetlerden en güçlüsü şöyledir: Bu ilçe 8. yüzyılda Megara topraklarından gelen göçmenler tarafından “Khalkedon” adıyla kuruldu. Fatih Sultan Mehmet buranın fethinde bakımsız bir köy olduğunu düşünerek bu ilçenin bakımını üstlenmesi için bir kadı tayin etti. Bundan sonra ilçenin ismi “Kadıköy” olarak anılmaya başladı. Aslında baktığımızda bu isim oldukça basit bir mantıktan gelmektedir.

3. Bomonti:

İstanbul’un özellikle gençler tarafından sevilen konumlarından… Adında da tahmin edildiği gibi ilçeye adını bir bira fabrikası vermiş. 1902 yılında Bomonti kardeşlerin burada kurdukları fabrika vesilesiyle ilçe bu isimle anılmaya başlamıştır.

4.Galata Kulesi:

İlçenin ismini Rumlardan aldığını söyleyebiliriz. “Gala” Rumca süt anlamına gelmektedir. Bizans zamanında bu ilçede çok fazla süthane olduğu için burası süt kelimesiyle anılmaya başladı. Diğer bir rivayete göre ise İtalyancada denize inen yol anlamındaki “Galata” kelimesinden direkt olarak alınmış olduğu söylenmektedir.

Galata Kulesi’nin Aşkı: Bu efsane ise daha masalımsı bir hikayedir. Buna göre Galata Kulesi ve Kız Kulesi birbirlerine aşıklardır ama aradaki amansız boğaz nedeniyle kavuşmaları da imkansızdır. Günden güne özlemleri daha da artmaktadır. Derken günlerden bir gün, Hezarfen Ahmet Çelebi tırmanır kuleye, Avrupa’dan Anadolu yakasına uçmak üzere. Galata Kulesi’nin ısrarlarına dayanamayarak, kulenin yüzyıllardır biriktirdiği mektupları da yanına alarak kanatlanır ve onları Salacak Sahili’ne yaklaşırken Kız Kulesi’ne bırakır. Rüzgarla savrulan mektuplar dalgaların da yardımıyla Kız Kulesi’ne ulaşır. Aşkının karşılıksız olmadığını anlayan Kız Kulesi, mektuplardan sonra daha güzelleşir. Bu sayede Galata Kulesi de sevgisinin tek taraflı olmadığını anlar. İkilinin birbirlerine karşı hissettikleri bu duygular, onların karşılıklı olarak yüzyıllara meydan okumalarını sağlamaktadır.

5. Beşiktaş:

En çok anlatılan rivayete göre; Hz. İsa’nın beşiği Kudüs’ten getirilerek Rahip Yuşka tarafından burada yaptırılan kiliseye konur. Bu sebeple önceden ilçe, taş beşik anlamına gelen “Kone Petro” kelimesiyle adlandırılır. Daha sonra kiliseye Rumlar arasında “Taş Beşik” denmiş ve söylenenlere göre rahip ölünce beşik Ayasofya’ya götürülmüş. İşte ilçenin ismi ufak bir değişikliğe uğrayarak bugüne gelmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here