Dünya prömiyerini geçtiğimiz yılın Toronto Film Festivali’nde yapan Boy Erased‘in yönetmen koltuğunda Avustralyalı ünlü oyuncu Joel Ergerton oturuyor. ABD’li yazar Garrard Conley‘in aynı adlı otobiyografisinden uyarlanan filmin senaryosunu da Edgerton üstleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda Lucas Hedges, Nicole Kidman, Russel Crowe gibi isimler yer alıyor.

Boy Erased, Jared Emons (Lucas Hedges)’un cinsel yöneliminin farklı olduğunu keşfetmesi üzerine muhafazakar ailesi tarafından kilise ile bağlantılı ”Gey Dönüşüm Terapisi – Gay Conversion Therapy” kampına gönderilmesini konu ediniyor.

Film, Jared’ın çocukluğunu, okula başladığı ilk günü ve yaş günü partisini gösteren renkli anıların yer aldığı bir video kaset ile başlıyor. Ardından bu anıların yerini soluk görüntüler alıyor. Jared liseden mezun olmuş, yol haritasını çizmeye çalışan bir ergen olarak karşımıza çıkıyor. Film, oldukça etkileyici bir açılış sekansı ile geçen 10 yılda nelerin değiştiğini daha başından izleyenlerin gözleri önüne seriyor.

Dini pratiklerine bağlı oldukça muhafazakar bir ailenin tek çocuğu olan Jared, heteronormatif bir toplumda sahip olduğu cinsel yönelimini uzun iç çatışmalar sonrasında kabulleniyor ve ailesine açılmaya karar veriyor. Ancak ailesi beklendiği gibi bu durumu olumlu karşılamıyor. Toplumun büyük bir kısmının eşcinselliği bir hastalık, bir tercih olarak görmeyi sürdürdüğü 2000’lerin başında, ABD’de dindar bir ailenin çocuğu olarak yetişen Jared, babası Marshall (Russel Crowe) tarafından ”Love in Action” adında bir ”Gey Terapi” programına gönderilmeye zorlanıyor.

Jared, ailesinin ve çevresinin baskısıyla sahip olduğu cinsel yönelimin normal olmadığı fikrine katılıyor ve bu terapi programına kayıt oluyor. Islahevini aratmayan bu program, eşcinselliğin doğuştan olmadığı, aksine bir tercihten ibaret olduğu vurgusunu yapıyor. Homoseksüelliğin davranışsal bir bozukluk olduğu ve tedavi edilebileceği iddia ediliyor.

Distopyayı aratmayan bu tesiste, LGBTİ bireylerin tecavüz, taciz, şiddet ve AIDS gibi unsurlara sahip oldukları lanse edilirken heteroseksüel bireylerin evlilik, aile ve toplumdan kabul görme gibi olumlu unsurlara sahip olduğu savunuluyor.

”Erkek adam kimdir?”, ”Erkek adam neye benzer?” gibi soruların irdelendiği, ”Erkek gibi duruş”un ve sert tokalaşmanın öğretildiği bu programda katılımcılar adeta rol yapmaya, başkası gibi davranmaya teşvik ediliyor. Ağır psikolojik baskıların yapıldığı ve büyük travmaların yaşandığı bu tesiste Jared kendini ”normal” olmaya zorluyor.

Boy Erased, ailenin aşırı korumacı tavrının ve cehaletin ne gibi sonuçlara yol açabileceğini gösteren dokunaklı bir hikaye olarak çıkıyor karşımıza. Filmin en büyük özelliğinin, derdini ve tavrını oldukça net bir şekilde ortaya koyması olduğunu söyleyebiliyoruz.

Özellikle Jared’ın tesisteki ilk gününü izlediğimiz ve plan sekansla çekilen bu bölüm, Jared’ın yaşadıklarını iliklerinize kadar hissetmenize neden oluyor.

Filmin öne çıkan diğer bir detayında oyuncular yer alıyor. Nicole Kidman ve Russel Crowe gibi ödüllü usta oyuncuların filmdeki performansları şaşırtmıyorken son dönemin parlayan yıldızı olarak anılan Lucas Hedges’in başrolü başarılı bir şekilde sırtlaması kendisine Altın Küre adaylığı getiriyor.

Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenmekle yetinmeyen Joel Ergerton’ı tesisin yöneticisi Victor Skyes rolünde izleme fırsatı buluyoruz. Ergerton kendini aşarak filmografisini daha da zenginleştiriyor.

Garrad Conley’in Times’da çıkan makalesinin otobiyografik kitaba dönüştürülmesinin hemen ardından beyaz perdeye uyarlanan Boy Erased, festivallerde ve ülkemizde yeteri kadar ilgi bulamasa da uzun bir süre hafızalarda yer edecek gibi duruyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here