Erhan Cihangiroğlu.

Çizim sanatı ile özellikle de illüstrasyon ile yakından alakadar olan herkes onun mutlaka bir ya da birkaç çalışmasına denk gelmiştir. İstanbul Koynumda Bir Düş isimli şu çalışmasına bir bakın nasıl görülmesin ki…

Melankoli modernize edilmiş, hüzün renkler içinde sunulmuş bir kere. Seçilen renkler cıvıl cıvıl, tema düşündürücü. Merhamet, sevgi ve melankoli üçgeninde harmanlanmış çizgiler bütünü. Biz ne dersek diyelim. En güzel tanımı sanatçının kendisi yapıyor:

“Resimlerimdeki karakterlerin yalnızlıkları ve herhangi bir mekâna ait olamama hâllerini fark ettiğimden beri zihnimde asılı kalan soruların cevaplarını kendime ve onlara dönerek arıyorum..
Hayal etmek ile başlayan süreç, kendi hayalci tarafımın nerelerde dolaştığını aramakla başlıyor ve süreç içinde kendimi hep sıkışmış bir halde buluyorum. Belki de mekânlar, içimdeki hayalciyi beslerken benim boğulup çıkmak istediğim bir yığına dönüşüyor.
Bu ruh hâlimin izlerini taşıyan karakterler de sanırım resimlerde kendilerine ait bir yer buluyorlar. Bazen yorgun, bazen fark edilmeyi bekleyen, çoğunlukla dönüşümünü gerçekleştiren karakterler; çocuk zihnimin saydam kabuklarında saklanıyor, aidiyet hissediyor ve şifalanıyorlar.”

Ve İstanbul Koynumda Bir Kuş çalışması:

Sanatçının kendi anlatımıyla biyografisi kısaca şöyle:

”Adım Erhan Cihangiroğlu. 1983 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Resim Öğretmenli’ğinde iki yıl okuduktan sonra Doğuş Üniversitesi’nde burs kazandım ve Görsel İletişim Tasarım bölümünü bitirdim. Bu süre içinde aynı zamanda Grafik Tasarım bölümünde yan dal yaptım. Çizim hayatım boyunca hep oldu. Her şey çocukluk dönemimde izlediğim çizgi film karakterlerini ezberleyip çizmemle başladı. Çizdiklerimi sağa sola atmaktan vazgeçmem 2012 yılında oldu.
Resme başlarken bugün ne çizsem diye başlamıyorum. Genel olarak bazı duygular, hisler, sahneler aklıma gelir, bir kenara onları not alırım ve bunları zamanla resmetmeye çalışırım. Çalışmalarımda, duygu ve hislerin oluşturduğu sahneler genel olarak doğa insan ilişkisi, insanın yalnızlığı gibi kompozisyonlar içeriyor. Resimlerimdeki karakterlerin izleyiciye bakmasını önemsiyorum bu sayede resimlerimin izleyici ile duygusal bir bağ kurduğuna inanıyorum.
Mottom samimiyet, çünkü değerlidir. Bu hissiyatla yapılan her işin eninde sonunda hak ettiği yere ulaşabileceğidir. Bu işteki dönüm noktam kendi hikayelerimden oluşturacağım bir hikaye kitabı olabilir.
Üretkenliğimdeki itici gücüm, metaforların gücüne inanmam ve hayalleri sahnelemeyi seviyor olmam. İnsanın derinlerdeki duygularını merak eden yapım ile bunların izini araştırırım. Hedeflerim arasında resimlerimi daha çok insana ulaştırmak için yurtiçi ve yurtdışı sergiler açmak var.”

Kadıköy’de Merve Turan ile beraber kullandıkları bir resim atölyesi bulunmakta.

İletişim için: 0536 882 39 60

Web sayfası: http://www.erhancihangiroglu.com

İllüstratörün diğer çalışmalarından örnekler:

2011–2013 yılları arasında, Prof. Devrim Erbil’in asistanlığını yapan sanatçı, çalışmalarını karışık teknikle dijital ortamda gerçekleştiriyor ve aylık yayımlanan edebiyat dergileri için çalışmalar yapıyor. Box in a Box Idea’nın 11. sayısı kapağını da hazırlayan Cihangiroğlu’nun çalışmalarını Kadıköy’deki Seven Sanat Galerisi‘nden satın alabilirsiniz.

Sanatçının çalışmalarını güncel takip edebileceğiniz İnstagram hesabı: https://www.instagram.com/erhancihangiroglu/?hl=tr

Bir sonraki yazıda görüşünceye dek sanat ile hür, sanat ile özgün kalın.