Kıyamet Günü, herkes için dünyanın sonunu ifade ediyor fakat bu korkunç gün, farklı inanışlara göre farklı isimlere sahip olabiliyor.

Norveç Mitolojisi’nde ise Ragnarok, “dünyanın sonu” anlamına geliyor. İnanışa göre Ragnarok, pek çok kıyamet olayını içeriyor. Ragnarok yaşanacağı sırada dünyanın sonunun geleceğine,  sadece insanoğlu ve diğer canlıların değil, tanrıların da yok olacağına inanılıyor. Efsaneye göre Devler ile Norveç Mitolojisi’nin başlıca tanrılarının yer aldığı topluluk olan Aesir arasında büyük bir savaş gerçekleşecek ve bu savaşın sonunda tüm evren yok olacak. Ragnarok sonunda yok olan evren tekrar şekillenecek ve Ragnarok’tan kurtulan tanrılar yeni evrenin oluşmasında büyük bir role sahip olacak.

Norveç Mitolojisi, iki ana tanrı grubundan oluşuyor: Aesir ve Vanir. Aesir başlıca tanrıları, Vanir ise Aesir’den sonra gelen tanrıları temsil etmekte. Aesir’in lideri Odin, topluluğunda olan diğer tanrılarla birlikte insanları ve Vanir’i yönetmekte. Aesir’de bulunan tanrıların özellikleri sıcakkanlı ve yardım sever olmaları olarak gösterilebilir. Vanir’deki tanrılar ise bereket, sağlık ve büyü konularında becerilere sahiptir.

Devler ise Jotunheim’a yerleşen ilk ırk olarak kabul edilmektedir. Jotunheim, Norveç kozmolojisindeki dokuz ayrı dünyadan biridir. Devlerin buraya yerleşmesinin sebebi ise Aesir’in onları sürgün etmesi olarak bilinir. Efsaneye göre Aesir, Dev ırkının kendi yerleşim yerleri olan Asgard’a girmelerini yasaklamış ve onları Jotunheim’a sürgün etmiş. Bu sebeple Aesir ve Vanir’e karşı cephe alan Dev ırkı, bu topluluklarla büyük bir rekabete girmiş.

Dev ırkından gelen Loki, şekil değiştirme yeteneği sayesinde hilevi tanrı olarak tanınmaktadır. İskandinav Mitolojisi’ndeki rolü oldukça tartışmalıdır çünkü hem tanrılara yardım ediyor hem de onları engelliyor gibi görünmektedir. Ayrıca Loki’nin, Aesir ile birlikte yaşamasına da izin verilir. Tanrılara yardım etmesinden dolayı Odin onun Aesir’in yanında yaşamasına müsade eder. Loki aynı zamanda Odin tarafından kullanılan sekiz bacaklı at Sleiphnir’in, Ragnarok’taki rolü büyük olan kurt Fenrir’in ve daha pek çok mitolojik yaratığın da babası olma özelliğine sahiptir.

Ragnarok’un Alametleri

Anlatılan hikayelere göre Loki, kışın kör tanrısı Hod’u kandırır ve bunun sonucunda tanrılardan Balder, Frigg ve Aesir’in başında bulunan Odin ölür. Bunun üzerine Hod cezalandırılır ve dünyanın sonu olan Ragnarok’a kadar bağlı kalacağı bir uçuruma atılır. Bu olay, Eski Yunan Mitolojisi’ndeki Prometheus’un cezalandırılmasına büyük bir benzerlik göstermektedir. Loki’nin başının altından çıkan bu olay Ragnarok’un ilk alameti olarak gösterilir.

Ragnarok’un ikinci alameti ise çok uzun süren kış mevsimi olarak kabul edilir. Fimbulwinter olarak adlandırılan bu uzun süreli kış süresince Dünya pek çok savaşa tanıklık edecek ve kardeş katli yaşanacaktır. Üçüncü alamet ise Güneş ve Ay’ın iki farklı kurt tarafından yutulacak olması şeklinde kabul edilir. Sköll ve Hati olarak bilinen bu iki kurt, Güneş ve Ay ile birlikte yıldızları da yutarak tüm Dünya’yı karanlık altında bırakacaktır.

Ragnarok Nasıl Başladı?

Ragnarok’un başlangıcı ise, Fjalar adındaki güzel kırmızı horozun Dev ırkını uyarmasına bağlanır. Aynı zamanda başka bir horoz olan Hel, onursuz ölüleri; Gullinkambi de Asgard’daki tanrıları Ragnarok hakkında uyaracaktır. Midgard ve Asgard arasındaki köprü olan Bifrost’un bekçisi Heimdall’ın borusunu üflemesi, Valhalla’daki Einharjar adı verilen savaşçılara savaşın başladığına dair bir uyarı olacak. Yaklaşan bu savaş, tüm savaşları sona erdiren ve Valhalla’daki tüm Vikingler’in, kılıç ve kalkanlarıyla Dev ırkına karşı Aesir’in yanında yer aldığı bir savaş niteliği taşıyacak.

Balder ve Hod ölümden geri dönecek ve son kez kardeşleri ile savaşacaklardır. Odin de tıpkı Balder ile Hod gibi ölümden geri dönecek, sekiz bacaklı atı Sleipnir üstünde, şahin miğferini ve mızrağı Gungnir’i kuşanmış bir halde Asgard ordusuna liderlik edecektir. Savaş alanı olan Vigrid’de, Odin’in liderliğinde Asgard ordusu ve cesur Einharjer savaşçıları, onurları adına son kez savaşacaklardır.

Dev ırkı ise Hel ve onun onursuz ölüleri ile bir araya geleceklerdir. Hel ve ölüleri, ölülerin tırnaklarından yapılan Naglfar adındaki gemi ile Vigrid’e doğru yola çıkacaklardır. Ayrıca ejderha olan Nidhug, savaş alanı üzerinde uçacak ve doyumsuz açlığı ile savaşta katledilen kişilerin cesetleri ile beslenecektir.

Odin’in oğlu Thor da Midgard’ın yılanı Jörmungand ile savaşacak ve onu öldürecektir. Ne yazık ki ölümü de Jörmungand’ın zehrinden dolayı açılan yaralar sebebiyle gerçekleşecek. Bir başka tanrı olan Freyr ise ateş devlerinin başı olan Surtr tarafından katledilecektir. Ayrıca dokuz dünyanın tümünün alevler altında kalıp denizlere gömülmesinden de Surtr sorumlu olacaktır. Odin her ne kadar Ragnarok’u önceden sezebilse de engellemek için bir şey yapamayacaktır.

Ragnarok’tan Kurtulanlar

Savaş, oldukça çetin ve kanlı geçecek, pek çok Tanrı, Dev ırkının getirdiği yıkım ile katledilecektir. Savaş sonrasında ise Yeni Dünya’nın temelleri atılacak ve bu Yeni Dünya, denizden yemyeşil olarak yükselecektir. Savaştan önce kutsal ağaç Yggdrasil’in içinde bir sığınak bulan Lif ve Liftraser(erkek ve kadın), savaş esnasında bu sığınakta savaştan korunacak ve savaş bitiminde ortaya çıkarak Yeni Dünya’nın popülasyonunun artmasında büyük rol oynayacaklardır.

Lif ve Liftraser gibi bazı tanrılar da Ragnarok’tan kurtulacaktır. Bu tanrıların arasında Odin’in oğulları Vidar, Vali ve Honir de bulunacaktır. Ayrıca Thor’un çekici Mjölnir, Ragnarok’tan kurtulmayı başaran Thor’un oğulları Modi ve Magni tarafından ele geçirilecektir. Kurtulan tanrılardan bazıları Ragnarok esnasında herhangi bir zarar görmeyen Idavoll’a gideceklerdir. Bu tanrılar, Idavoll’da yeni evler ve yerleşim yerleri kuracaklardır. Bu evlerin bulunduğu en önemli kente Gimli adı verilecek ve Gimli’nin altın çatılı evleri olacaktır. Ayrıca Nidafjoll’un dağlarında Brimir ve Okolnir adında yeni yerleşim yerleri de kurulacaktır.

Ragnarok’tan sonra bereketli yerleşim yerleri olacağı gibi kötü, korkunç yerler de olacaktır. Ölülerin sahili Nastrond’ta bulunan  büyük bir konağın tüm kapıları kuzeye bakacak ve çığlık atan rüzgarlara selam verecektir. Salonun duvarları yılanlardan oluşacak ve bu yılanlar zehirlerini konağa doğru akan nehre akıtacaklar. Burası hırsızların ve katillerin yeni mekanı olacak ve bu suçlu kişiler öldüklerinde ejderha Nidhug, cesetleri ile beslenmek için bekliyor olacaktır.