Sad Lovers and Giants, 80’lerin başında kurulan psychedelia ve halk müziğinden etkilenen İngiliz post-punk grubu olarak karşımıza çıkıyor. Ahenkli gitarları, atmosferik klavyeleri, özgün ritimleri ve acı şarkı sözleri onları müzik dünyasında ayrı bir yere koyuyor. Müzikleri kasvetliğe işaret ederken melodramatik klişelerden de kaçınıyor. Grup 80’lerin başında kurulduğundan bu yana defalarca kez dağılıp yeniden şekillenmesine rağmen ayakta.


Vokalde Garçe Allard, bas gitarda Cliff Silver, gitarda Tristan Garel-Funk, bateride Nigel Pollard, klavye ve saksofonda David Wood’u gördüğümüz grup, 1981’de ilk teklileri olan “Colourless Dream”i çıkardılar.

İlk albümleri “Epic Garden Music” ile birlikte müzik listelerine girmeye ve ün kazanmaya başladılar. Albümde özellikle “Clint” adlı parça, grubun diğer parçaları arasında çok farklı bir yere sahip. Grup üyeleri ile yapılan röportajda bu şarkının üretim süreci sorulduğunda onlar da kendilerine neyin ilham verdiğini hatırlayamadıklarını ancak şarkının onlar için de çok daha etkileyici olduğu konusunda hemfikirler.

1983 yılında yayınlanan “Feeding the Flame” ve ardından “Les Annees Vertes” ile grup, Avrupa’yı artan bir hayran kitlesiyle birlikte gezmeye başladı. 1988’de Les Années Vertes adında yayınlanan derlemede 50:50 ve Clint adlı parçaların yeni kayıtları dinleyicileri tarafından beğenildi ancak ilk kayıtların daha beğenilerek dinlendiğini de görüyoruz tabii. Bu arada grup üyelerinde değişiklikler de yaşandı (grubun günümüzdeki üyeleri Tony McGuinness, Garce Allard, Will Hicks, Steve Carter’dan oluşuyor). Grup bu süreç içerisinde albüm birçok albüm ve tekli çalışması da yaptı ancak 2018 yılında çıkardıkları “Mission Creep” adlı albüme kadar eski ünlerine kavuşamadılar. Birçok yönden çok özgün ürünler ortaya koymalarına ve bir bakıma eşsiz olmalarına rağmen 80’li yıllardaki ünlerine kavuşmaları imkânsız gibi gözüküyor. Grubun 2019 sonu 2020 başı gibi yeni albüm çıkaracağı söylentileri de dolanıyor. Günümüzde çok dinleyicisi olmayan Sad Lovers and Giants’ı bir kere dinlemeye başlayanın bir daha bırakamayacağının garantisini verebilirim. Grubun en sevilen, benim de en sevdiğim parçasını dinlemenizi tavsiye ederim:

“When we were dancing
I saw the look in your eyes
Now we are strangers
Lost in a sea full of sighs”

Bunun haricinde bütün albümlerinden favori şarkıları bir araya getirdiğim playlist’e de bakabilirsiniz:

Birçok kişi tarafından Joy Division’ın folk versiyonu olarak görülen grubun tarzını yakalamak istiyorsanız, Section 25, Pink Turns Blue, The Chameleons, The Essence adlı gruplara da göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here