Bugün, 2001 yılında en başta X-Tazy ismiyle kurulup sonradan ismini Myrath olarak değiştiren, Tunus asıllı bir oryantal metal grubundan bahsedeceğiz sizlere. Yaptıkları müzik türünü oryantal metal olarak adlandırmış olsak da, ki bu yanlış değil, Myrath’tan bahsetme ihtiyacı duymamızın asıl sebebi oryantal metali; progressive ve folk metal ile harmanlayıp kendilerine özgü bir stil yaratmış olmaları.

Arapça’da “miras” anlamına gelen “myrath” kelimesini seçmeleri bu bakımdan büyük anlam taşıyor olmalı ki ortaya cidden mükemmel bir batı-doğu sentezi olan prog-ethnic metal türünü başarıyla devam ettiriyorlar. Yaptıkları stüdyo albümlerine ve ses getirmiş parçalarına geçmeden önce bu grup hakkında öne sürülen fikirlerden biraz bahsedip parçaları öyle değerlendirmenin daha iyi olacağına inanıyoruz.

İnternet üzerindeki yorumlardan en popüler olanı grubun Dream Theather ve Symphony X’e olan benzerliği, hatta ve hatta o grupların birer taklidi olduğu. Bahsedilen iki grup da zaten progressive metal türünde kendini kanıtlamış gruplar ve Myrath’a direkt olarak progressive metal demek gruba büyük haksızlık olur. Çünkü grubun müzik türü daha çok oryantal metal sound’unun arasına progressive ritimler serpiştirilmesiyle oluşmuş gibi gözüküyor. Bu tarz bir yorumun oluşmasına sebep olan parçalardan bir örnek verecek olursak bu Duat olabilir. Dinledikten sonra bu yoruma katılıp katılmadığınıza siz de karar verebilirsiniz:

İkinci yorum ise kulağa ilk yorumdan çok çok daha öznel gelebilir fakat yanlış bir yorum olduğu söylenemez: “Türkiye’nin Pentagram’ı = Tunus’un Myrath’ı”. Pentagram‘ın ismi folk ve power metal müzik türleri altında geçse de genel anlamda bir heavy metal grubu oldukları için onlarda Myrath kadar oryantal bir hava yakalamak mümkün olmuyor. Böyle bir yorumun ortaya çıkış sebebi ise az önce bahsettiğimiz teknik bilgilerin yanı sıra her iki grupta da bize, daha doğrusu Doğu kültürüne özgü ezgilerin bulunuyor olması olabilir. Açıkçası Myrath’ın Believer şarkısını dinlediğinizde sanki bizden ve bize yakın kültürden bir grubun Eurovision şarkısını dinliyor gibi hissedebilirsiniz:

Grubun 4 tane stüdyo albümü bulunuyor, bunlar sırasıyla:

  •  Hope (2007)
  •  Dessert Call (2010)
  •  Tales of the Sands (2011)
  •  Legacy (2016)

Yıllar geçtikçe kendilerini bulup geliştirmelerinden olacak ki en çok beğenilen albümleri Tales of the Sands ve Legacy diyebiliriz. Birçok müzik severin Myrath’la ilk tanışması da Tales of the Sands ile olmuş çünkü ilk iki albümde içinde oldukları kendini arayış süreçleri bu albümle birlikte son bulmuş ve albümdeki parçaları dinlerken bu sağlamlık kazanmış tarzlarını fark etmemek mümkün değil.

Son stüdyo albümleri Legacy ise en çok beğenilen albümlerden biri olmasına rağmen, aynı zamanda en çok eleştiriye maruz kalan albüm de oldu. Albüme oryantal esintilerden çok folk ve power metal ağırlıklı bir sound‘un hakim olması dinleyicilerde “Tarzda değişikliğe mi gidiyorlar?” sorusunu ortaya çıkarttı. Bunu grubun progressive havasını kaybetmemek istemesine yoranlar da var. Her ne denilirse densin, böyle bir ikilem yaratmış olmasına rağmen en çok dinlenilen 10 parçalarının 7-8’inin bu albümden olması ise eleştiriler olsa da dinleyicilerde bir kopuş olmadığını kanıtlıyor diyebiliriz.

Şimdi ise buraya grubumuz 2014 yılında Metal Fest Headbangers Weekend kapsamında İstanbul Küçükçiftlik Park’ta verdikleri (evet İstanbul’a daha önce gelmelerine biz de şaşırdık) konserden bir kesit bırakacağız. Umarız ki müzik listelerinize yeni bir grup eklemenizi sağlamışızdır, iyi dinlemeler diliyoruz.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here